Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

04 Kasım 2026, Çarşamba
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Sosyoloji / Cinsiyet Dengesizliğinin Kuşak İçi ve Kuşaklararası Etkileri: Erkeklerin Statüce Yukarı Evliliği ve Aile Dinamikleri
Sosyoloji

Cinsiyet Dengesizliğinin Kuşak İçi ve Kuşaklararası Etkileri: Erkeklerin Statüce Yukarı Evliliği ve Aile Dinamikleri

Bu çalışma, II. Dünya Savaşı sonrasında Japonya'nın yerel evlilik pazarlarında ortaya çıkan erkek kıtlığının eş seçimini, kadınların evlilik öncesi ve sonrası ekonomik rollerini ve bir sonraki kuşağın eğitim ile işgücü piyasası sonuçlarını nasıl etkilediğini inceliyor

22/10/2026  Veri Anla  177 görüntüleme
Cinsiyet Dengesizliğinin Kuşak İçi ve Kuşaklararası Etkileri: Erkeklerin Statüce Yukarı Evliliği ve Aile Dinamikleri

Bu çalışma, II. Dünya Savaşı sonrasında Japonya'nın yerel evlilik pazarlarında ortaya çıkan erkek kıtlığının eş seçimini, kadınların evlilik öncesi ve sonrası ekonomik rollerini ve bir sonraki kuşağın eğitim ile işgücü piyasası sonuçlarını nasıl etkilediğini inceliyor. II. Dünya Savaşı'yla ilişkili erkek kıtlığı, çalışmada doğrudan askerî ölüm sayısıyla değil, prefektörlük ve doğum kohortu düzeyinde evlenme çağındaki erkek/kadın oranının 1935 öncesi düzeye göre azalmasıyla ölçülen bir demografik evlilik pazarı şokudur. Araştırma prefektörlük düzeyinde farkların farkı yaklaşımını, birey ve hane düzeyinde ise Japonya'nın Social Stratification and Social Mobility (SSM) anketleri ile National Family Research of Japan: Special Survey 2001 (NFRJ-S01) verilerini kullanmaktadır. Ana sonuç, erkeklerin daha kıt olduğu evlilik pazarlarında erkeklerin daha yüksek sosyal statülü ailelerden veya daha yüksek eğitimli kadınlarla eşleşmesinin artması, kadınların evlilik öncesi tam zamanlı çalışmasının yükselmesi fakat bu istihdam avantajının evlilik sonrasında kalıcı olmaması ve demografik şokun çocuk kuşağının eğitim ve işgücü piyasası sonuçlarıyla da ilişkili olmasıdır.

Çalışmanın kullandığı erkek hipergamisi, erkeğin statüce “yukarı” evlenmesi anlamına gelir. Makale bunu eşlerin ve özellikle eşlerin babalarının mesleki prestijleri ile eşlerin eğitim yılları üzerinden ölçmektedir. Erkek kıtlığı arttıkça gelinin babasının mesleki statüsünün damadın babasına göre yükseldiği, gelinin damada göre eğitim avantajının arttığı ve erkeklerin daha yüksek beceri statüsüne sahip ailelerden kadınlarla evlenme olasılığının yükseldiği bulunmuştur.

Erkek kıtlığı yalnız eşleşmeyi değiştirmemiştir. Kadınların evlilik öncesi tam zamanlı istihdamı daha yüksek erkek kıtlığıyla pozitif ilişkiliyken, evlilik sonrasında tam zamanlı veya yüksek becerili istihdamda anlamlı ve kalıcı bir artış görülmemektedir. Aynı şok daha fazla çocuk ve daha yüksek boşanma olasılığıyla ilişkilidir. Bu örüntüler hane içi pazarlık gücünün erkeklere doğru kaymış olabileceği yorumuyla uyumludur; ancak çalışma hane içindeki karar yetkisini doğrudan gözlemlemediği için bu mekanizmayı kanıtlanmış sonuç olarak sunmamaktadır.

Kuşaklararası sonuçlarda, babaların evlilik pazarında daha güçlü erkek kıtlığı yaşamış olması annenin babadan daha eğitimli olduğu evliliklerin olasılığını artırmakta ve çocukların eğitim süresiyle negatif ilişki göstermektedir. Kaynağın ana indirgenmiş-biçim tahmininde erkek/kadın oranındaki 10 puanlık daha büyük düşüş yaklaşık 0,33 yıl daha düşük çocuk eğitimiyle ilişkilidir. Bu sonuç özellikle erkek çocuklarda ve ekonomik/kurumsal kaynakların daha sınırlı olduğu bölgelerde daha belirgindir. Bununla birlikte, annenin babadan daha eğitimli olması ile düşük çocuk eğitimi arasındaki ilişki doğrudan nedensel bir “eğitim uyumsuzluğu etkisi” olarak tanımlanamaz.

II. Dünya Savaşı Japonya'daki evlilik pazarını nasıl bozdu?

Çalışmanın tarihsel tanımlama mantığı Japon İmparatorluk Ordusu'nun prefektörlük temelli “hometown regiment” sistemine dayanır. Zorunlu askerlikte belirli bölgelerden toplanan erkeklerin aynı bölgesel alaylarda yoğunlaşması, farklı savaş cephelerindeki kayıpların belirli prefektörlüklere farklı şiddette yansımasına yol açmıştır.

Kaynakta 1938-1943 döneminde 20 yaşındaki erkek kohortlarının yaklaşık yarısının, 1944-1945 döneminde ise yaklaşık %70'inin askere alındığı aktarılmaktadır. Japon askerî ölümlerinin toplamı yaklaşık 1,83 milyon olarak verilmektedir. Savaş sahalarındaki kayıp oranları da büyük farklılık göstermiştir; kaynak Filipinler için yaklaşık %80, Orta Pasifik adaları için %70, Burma için %67 ve Güney Pasifik için %61 oranlarını aktarmaktadır.

Bu bölgesel askerî yapı araştırma açısından önemlidir; çünkü savaş kayıpları bütün Japonya'ya eşit dağılmamıştır. Bazı prefektörlüklerden askere alınan kohortlar çok daha yüksek erkek kaybı yaşamış ve savaş sonrasındaki yerel evlilik pazarlarında kadınlara göre daha az erkek kalmıştır.

Bununla birlikte çalışma, gözlenen 1935-1950 cinsiyet oranı düşüşünü doğrudan “savaşta ölen erkek sayısı” olarak kullanmaz. 1950 nüfusu savaş sonrası geri dönüşleri, tahliyeleri, prefektörlükler arası göçü ve diğer demografik hareketleri de içerir. Bu nedenle yazarların tercih ettiği ifade WWII-related male scarcity, yani II. Dünya Savaşı'yla ilişkili erkek kıtlığıdır.

1947'deki aile hukuku değişikliği neden önemli?

Savaş sonrasındaki demografik değişim aynı zamanda Japon evlilik kurumunun dönüşümüyle kesişmiştir. Çalışma 1947'de hane reisi sisteminin kaldırılmasının evlilikte ebeveyn onayının rolünü zayıflattığını ve eş seçimi üzerindeki aile kontrolünü azalttığını vurgular.

Bu kurumsal değişim, erkek kıtlığının davranışsal etkisinin daha doğrudan ortaya çıkmasına yardımcı olmuş olabilir. Daha önce ailelerin sosyal statü ve aile geçmişi temelinde eşleşmeyi daha fazla yönlendirebildiği bir sistemden, bireysel eş seçiminin görece serbestleştiği bir sisteme geçiş, erkek/kadın oranındaki dengesizliğin evlilik zamanlamasına ve eş seçimine daha güçlü biçimde yansımasına olanak tanımış olabilir.

Erkek Kıtlığı Evlilik Pazarında Erkeklerin Statüce Yukarı Evlenmesini Nasıl Değiştirdi?

Çalışmanın birey düzeyi tahminleri, evlenme çağındaki erkek/kadın oranının daha fazla düştüğü prefektörlük ve kohortlarda erkeklerin eşlerinin ailesinin mesleki statüsü ve eşlerinin eğitimi bakımından daha “yukarı” eşleştiğini göstermektedir; ayrıca erkekler daha genç yaşta evlenmiş ve eşler arasındaki yaş farkı azalmıştır.

Assortatif eşleşme nasıl ölçülüyor?

Assortatif eşleşme, eşlerin eğitim, sosyal sınıf veya başka özellikler bakımından nasıl eşleştiğini ifade eder. Çalışma erkeklerin statüce yukarı evlenmesini birkaç ayrı ölçüyle sınamaktadır.

En ayrıntılı ölçü, gelinin babasının mesleki prestij puanı ile damadın babasının mesleki prestij puanı arasındaki farktır. Pozitif fark, gelinin köken ailesinin mesleki statüsünün daha yüksek olduğunu gösterir. SSM meslek sınıflandırmasında hekimler, hukukçular, üniversite öğretim üyeleri, yöneticiler ve farklı iş grupları için mesleki prestij puanları kullanılmıştır.

İkinci ölçü eşlerin eğitim yılları arasındaki farktır. Gelinin eğitim yılı eksi damadın eğitim yılı pozitif olduğunda kadın daha eğitimlidir. Üçüncü ölçü, babası düşük beceri gerektiren bir işte çalışan erkeğin babası yüksek beceri statüsünde çalışan bir kadınla evlenip evlenmediğini gösteren ikili değişkendir. Ayrıca eşlerin yaş farkı da evlilik pazarındaki değişimin ayrı bir göstergesi olarak incelenmiştir.

Sonuç değişkeni\(\Delta Gender Ratio\) katsayısıİstatistiksel durumN
Gelinin babasının meslek prestiji − damadın babasının meslek prestiji0.1420p < 0.0111.172
Baba meslek statüsü farkının kategorik ölçümü0.0085p < 0.0111.172
Gelinin eğitim yılı − damadın eğitim yılı0.0106p < 0.059.172
Düşük beceri statüsündeki babanın oğlunun, yüksek beceri statüsündeki babanın kızıyla evlenmesi0.0024p < 0.0111.223
Erkeğin yaşı − kadının yaşı-0.0196p < 0.0517.659

Kaynak anlatısı, 10 puanlık daha büyük cinsiyet oranı düşüşünün gelinin babasının mesleki prestijini damadın babasına göre yaklaşık 1,42 puan artırdığını ve eşlerin yaş farkını yaklaşık 0,20 yıl azalttığını belirtmektedir; bu iki ölçeklendirme Tablo 3 katsayılarıyla uyumludur.

Kaynak içi sayısal tutarsızlık: Aynı paragraf eğitim farkı için 10 puanlık cinsiyet oranı düşüşünü yaklaşık 1,1 yıllık artış olarak yorumlamaktadır. Ancak Tablo 3'te raporlanan katsayı 0.0106'dır ve cinsiyet oranı düşüşü yüzde-puan ölçeğinde kullanılıyorsa 10 birimlik değişim 0,106 yıl verir. Kaynağın tablo katsayısı ile anlatı ölçeklendirmesi arasında yaklaşık on katlık fark bulunduğundan Verianla burada katsayıyı değiştirmemekte ve 1,1 yıllık ifadeyi doğrulanmış nicel sonuç olarak tekrar etmemektedir.

Kaynak Şekil 1'deki temel demografik eğilim

Kaynak grafiği, evlenme çağındaki erkek/kadın oranının savaş öncesinde yaklaşık denge çevresinde seyrettiğini, savaş döneminde özellikle 1945'e doğru keskin biçimde düştüğünü ve 1950'lerden sonra yeniden toparlanarak 1960 civarında dengeye yaklaştığını gösterir. Aşağıdaki SVG ham nüfus serisinin yeniden hesaplanması değildir; kaynak Şekil 1'in görünür eğilimini öğretici biçimde yeniden ifade eden yaklaşık bir çizimdir.

Kaynak çalışmadaki Şekil 1'in görünür eğilimine dayanarak Verianla için bağımsız biçimde yeniden çizilmiş yaklaşık şema. Ham yıllık seri kaynak tabloda verilmediği için ara değerler kesin ölçüm olarak yorumlanmamalıdır.

Cinsiyet oranı düşüşünün gerçekten savaş kaybıyla ilişkili olduğuna dair kanıt

Kaynak yalnız toplam erkek/kadın oranına bakmamaktadır. Beş yıllık doğum kohortları 1935 nüfus sayımından 1950 nüfus sayımına kadar kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı takip edilmiştir. Savaşta askerlik yaşına maruz kalan erkek kohortlarındaki nüfus düşüşü kadınlardaki düşüşten belirgin biçimde daha büyüktür. Yazarlar bu örüntüyü savaş kayıplarının gözlenen cinsiyet dengesizliğinin ana kaynağı olduğuna dair destekleyici kanıt olarak kullanmaktadır.

Buna rağmen araştırma tasarımı savaş ölümünü doğrudan ölçmez. Özellikle 1945-1950 arasındaki geri dönüş ve iç göç, gözlenen 1950 cinsiyet oranına girebilir. Bu nedenle sonuçların doğru adı “II. Dünya Savaşı'yla ilişkili erkek kıtlığı etkisi”dir.

Kaynakların daha güçlü ve daha sınırlı olduğu bölgeler

Çalışma heterojenliği değerlendirmek için prefektörlükleri ekonomik ve kurumsal kaynaklarına göre iki gruba ayırır. Tokyo metropol alanı, Keihanshin yani Osaka-Kyoto-Kobe bölgesi, Chukyo yani Nagoya alanı ve Fukuoka daha yüksek kaynaklı bölgeler olarak; diğer prefektörlükler daha sınırlı kaynaklı bölgeler olarak sınıflandırılmıştır.

Bu ayrım basit bir “kentsel-kırsal” sınıflaması değildir. Amaç, ekonomik fırsat, nüfus yoğunluğu, altyapı ve kurumsal kapasite farklılıklarının ailelerin demografik şoklara uyum kabiliyetini nasıl değiştirebileceğini araştırmaktır.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Prefektörlük düzeyindeki farkların farkı modeli

İlk ampirik katman Japonya'nın 47 prefektörlüğündeki evlilik sonuçlarını inceler. Okinawa, ABD yönetimi altında bulunması ve istatistik sisteminin diğer prefektörlüklerle karşılaştırılabilir olmaması nedeniyle analizden çıkarılmıştır. Ana dönem 1920-1960'tır; boşanma oranı serisi 1935 sonrasından başlar.

Temel model:

\[ Outcome_{p,t} = \beta \cdot \Delta GenderRatio_p \times Post_t + \delta_p + \lambda_t + u_{p,t} \tag{1} \]

\(Outcome_{p,t}\), \(p\) prefektörlüğünde \(t\) yılında evlenme yaşı, eşler arasındaki yaş farkı, yaş-cinsiyet grubuna özgü evlenme oranı veya boşanma oranı gibi sonucu temsil eder. \(\Delta GenderRatio_p\), 1935'e göre 1950'de gerçekleşen erkek/kadın oranı düşüşünü; \(Post_t\), 1950 ve sonrasını; \(\delta_p\), prefektörlük sabit etkilerini; \(\lambda_t\), yıl sabit etkilerini; \(u_{p,t}\) ise hata terimini ifade eder.

Yalnız 47 prefektörlük bulunduğu için temel çıkarımda prefektörlük düzeyinde wild cluster bootstrap kullanılır. Alternatif spesifikasyon, 1920'deki savaş öncesi erkek ve kadın net göç akımlarını yıl sabit etkileriyle etkileştirerek tarihsel göç eğilimlerini kontrol etmektedir.

Tanımlama için temel varsayım paralel eğilimlerdir: II. Dünya Savaşı'yla ilişkili cinsiyet oranı şoku olmasaydı, farklı şok büyüklüğü yaşayan prefektörlüklerin evlilik sonuçlarının benzer eğilimler izlemiş olması gerekir. Ek olay-çalışması grafikleri 1920-1935 katsayılarının sıfıra yakın ve görece istikrarlı olduğunu göstermektedir. Eşler arası yaş farkı ve erkek evlenme yaşı için 1940 katsayılarının negatife dönmeye başlaması ise 1937 sonrası erken savaş mobilizasyonunun etkisi olabileceği için ayrıca not edilmektedir.

Prefektörlük düzeyindeki evlilik sonuçları

Sonuç\(\Delta GenderRatio \times Post\)Anlamlılık
Eşler arasındaki evlenme yaşı farkı-0.026p < 0.01
Erkeklerin evlenme yaşı-0.029p < 0.01
Kadınların evlenme yaşı-0.002Anlamlı değil
Erkek evlenme oranı, 20-24 yaş0.242p < 0.05
Erkek evlenme oranı, 25-29 yaş0.217p < 0.10
Boşanma oranı0.007p < 0.05

Sonuçların genel deseni, erkek kıtlığının özellikle erkeklerin daha erken evlenmesine imkân verdiği yönündedir. Eşler arasındaki yaş farkı daralırken kadınların evlenme yaşında anlamlı bir değişiklik görülmemektedir. Evlenme oranı tepkisi de ağırlıklı olarak 20-24 yaşındaki erkeklerde yoğunlaşmaktadır.

Birey ve hane düzeyindeki veri

Ana mikro veri kaynağı Japonya'da 1955'ten itibaren yaklaşık on yıllık aralıklarla yürütülen National Survey of Social Stratification and Social Mobility (SSM) araştırmasıdır. SSM sosyal tabakalaşma, meslek, eğitim, eş bilgileri ve kuşaklararası özellikler hakkında ayrıntılı veri sunar.

1985 dalgası çocukluk ikamet yeri ve göç geçmişi gibi tanımlama için gerekli değişkenleri içermediğinden dışlanmıştır. 1995 öncesi dalgalarda esas katılımcılar erkeklerdir ancak eşleri hakkında ayrıntılı bilgi toplanmıştır; 1995 ve sonrasında kadınlar da doğrudan örneklenmiştir.

SSM, kadınların evlilik öncesi ve sonrası iş geçmişinin yetersiz olduğu yerlerde National Family Research of Japan: Special Survey 2001 (NFRJ-S01) ile tamamlanmıştır. NFRJ-S01 32-81 yaşlarındaki kadınların yaşam döngüsü istihdam ve aile bilgilerini sağlar.

İç göçün evlilik pazarı seçiminin sonucu olabilmesi riskine karşı araştırmacılar bireyi yetişkinlikte yaşadığı yere göre değil, çocukluk prefektörlüğü ve doğum kohortuna göre tarihsel cinsiyet oranına bağlamaktadır. Bu yaklaşım çalışmada Intent-to-Treat mantığı olarak açıklanır.

Birey düzeyi model

Eşleşme ve kadınların orta vadeli sonuçları için temel model:

\[ Y_{i,p,b,t} = \beta \cdot \Delta GenderRatio_{p,b} + \lambda_p + \delta_b + \eta_t + X_{i,t} + u_{i,p,b,t} \tag{2} \]

\(i\) bireyi, \(p\) çocukluk prefektörlüğünü, \(b\) beş yıllık doğum kohortunu ve \(t\) anket dalgasını gösterir. \(\Delta GenderRatio_{p,b}\), söz konusu kohortun 20-34 yaşlarındayken karşılaştığı ortalama cinsiyet oranının aynı prefektörlüğün 1935 düzeyinden ne kadar düşük olduğunu ölçer.

\(\lambda_p\) prefektörlük, \(\delta_b\) doğum kohortu ve \(\eta_t\) anket dalgası sabit etkileridir. \(X_{i,t}\) yaş, yaşın karesi ve uygun sonuçlarda diğer bireysel kontrolleri içerir. Standart hatalarda Conley'in mekânsal ve zamansal bağımlılığa dayanıklı yöntemi kullanılmaktadır.

Savaş Sonrası Erkek Kıtlığı Kadınların Evlilik Öncesi ve Sonrası Çalışmasını Nasıl Etkiledi?

Daha büyük cinsiyet oranı düşüşü kadınların evlilik öncesi tam zamanlı çalışma olasılığını anlamlı biçimde artırmıştır; ancak evlilik sonrasında genel istihdam yalnız küçük ve marjinal bir artış gösterirken tam zamanlı ve yüksek becerili istihdamda anlamlı kalıcı artış bulunmamıştır. Bu nedenle kaynak, savaş dönemindeki kadın istihdam kazanımını kalıcı mesleki güçlenmeden çok geçici işgücü ihtiyacıyla daha uyumlu görmektedir.

Sonuç\(\Delta GenderRatio\) katsayısıAnlamlılıkN
Evlilik öncesi istihdam0.0009Anlamlı değil19.853
Evlilik öncesi tam zamanlı çalışma0.0021p < 0.0115.764
Evlilik sonrası istihdam0.0013p < 0.1019.853
Evlilik sonrası tam zamanlı çalışma-0.0008Anlamlı değil15.405
Çocuk sayısı0.0093p < 0.106.486
Boşanma0.0008p < 0.0513.179

Ek sonuçlarda evlilik öncesi yüksek becerili çalışma ve mesleki statü puanı için anlamlı ilişki bulunmamıştır. Evlilik sonrası yüksek becerili çalışma ve mesleki statü katsayıları da küçük, negatif ve istatistiksel olarak anlamsızdır. Bu nedenle “kadınların evlilik sonrasında tam zamanlı veya yüksek becerili istihdamı düştü” sonucuna varmak doğru değildir; kaynak açık biçimde anlamlı bir negatif etki gösteremediğini belirtmektedir.

Doğurganlık ve boşanma nasıl yorumlanıyor?

Daha güçlü erkek kıtlığı daha fazla çocukla ilişkilidir ve ilk doğum yaşı için de daha erken doğuma işaret eden zayıf kanıt bulunmaktadır. Kaynak bu deseni erkeklerin hane içi pazarlık gücünün artmasıyla uyumlu bulsa da daha erken evlenmenin çocuk doğurma için daha uzun evlilik süresi yaratması, hane gelir koşulları veya çocukların ekonomik değerine ilişkin başka kanalların da mümkün olduğunu vurgular.

Boşanma olasılığındaki artış da tek başına pazarlık gücünü tanımlamaz. Kadınların daha sınırlı erkek seçeneği nedeniyle daha düşük uyumlu eşleşmeleri kabul etmiş olması veya erkeklerin yeniden eşleşme seçeneklerinin artması gibi farklı mekanizmalar mümkündür.

Bu nedenle doğurganlık ve boşanma sonuçları “erkeklerin hane içi pazarlık gücü kesin olarak arttı” şeklinde değil, bu mekanizmayla uyumlu fakat alternatif açıklamalara açık bulgular olarak değerlendirilmelidir.

Kaynak çalışmanın yöntem ve bulgularından Verianla için hazırlanmış açıklayıcı akış şeması. Hane içi pazarlık kanalı kaynakta olası yorumdur; doğrudan ölçülmüş veya aracılık analiziyle kanıtlanmış mekanizma değildir.

Kuşaklararası model

Çocuk sonuçları 1995, 2005 ve 2015 SSM dalgalarıyla incelenmektedir. Çocuğun maruz kaldığı demografik şok kendi doğum kohortundan değil, babasının evlilik pazarına girdiği prefektörlük ve kohorttaki erkek kıtlığından türetilmektedir.

Ana indirgenmiş-biçim model:

\[ Y^{child}_{i,f,p,b,t} = \delta \cdot \Delta GR^{father}_{p,b} + \lambda_p + \delta_b + \eta_t + Z_{f,t} + X_{i,t} + u_{i,f,p,b,t} \tag{3.1} \]

\(\Delta GR^{father}_{p,b}\), babanın evlenme çağındaki kohortunda karşılaşılan erkek kıtlığıdır. Hane kontrolleri arasında ebeveynlerin toplam eğitimi, hane büyüklüğü ve babanın yaşı; bireysel kontroller arasında çocuğun yaşı ve cinsiyeti bulunur. Prefektörlük, baba doğum kohortu ve anket dalgası sabit etkileri eklenmektedir.

Eşlerin eğitim uyumsuzluğunu inceleyen mekanizma regresyonu ise:

\[ Mismatch_{f,p,b,t} = \beta \cdot \Delta GR^{father}_{p,b} + \lambda_p + \delta_b + \eta_t + Z_{f,t} + X_{i,t} + e_{f,p,b,t} \tag{3.2} \]

biçimindedir. Buradaki kritik yöntemsel sınır, cinsiyet oranı şokunun hem eşleşmeyi hem çocuk sonuçlarını etkilemesinin, eşleşme değişiminin çocuk sonucuna aracılık ettiğini tek başına kanıtlamamasıdır. Şok doğurganlık, boşanma, gelir, eşleşme kalitesi veya başka kanallardan da çocuklara ulaşabilir.

Geçici Bir Demografik Şok Çocukların Eğitimini Nasıl Etkileyebilir?

Çalışmanın indirgenmiş-biçim bulgularına göre babanın evlilik çağındaki erkek kıtlığı arttıkça annenin babadan daha eğitimli olma olasılığı yükselmekte ve çocukların eğitim süresi azalmaktadır; 10 puanlık daha büyük cinsiyet oranı düşüşü bütün örneklemde yaklaşık 0,33 yıl daha az eğitimle ilişkilidir, ancak bu sonuç özellikle erkek çocuklarda ve kaynakları sınırlı bölgelerde yoğunlaşmaktadır ve hane içi pazarlık mekanizması doğrudan tanımlanmamaktadır.

Sonuç\(\Delta GenderRatio^{father}\)AnlamlılıkN
Annenin babadan daha eğitimli olması0.0058p < 0.051.769
Çocuğun eğitim yılı — tüm örneklem-0.0326p < 0.011.550
Çocuğun eğitim yılı — yüksek kaynaklı bölgeler-0.0204Anlamlı değil659
Çocuğun eğitim yılı — düşük kaynaklı bölgeler-0.0406p < 0.01891
Çocuğun eğitim yılı — erkek çocuklar-0.0493p < 0.05687
Çocuğun eğitim yılı — kız çocuklar-0.0214Anlamlı değil863

Buna göre 10 puanlık daha büyük erkek kıtlığı ölçüsü, doğrusal katsayıya göre annenin babadan daha eğitimli olma olasılığında yaklaşık 5,8 yüzde puanlık artış ve bütün örneklemde yaklaşık 0,326 yıllık eğitim azalmasıyla ilişkilidir. Düşük kaynaklı bölgelerde aynı doğrusal ölçek yaklaşık 0,406 yıl, erkek çocuklarda yaklaşık 0,493 yıl daha düşük eğitimle ilişkilidir.

Annenin babadan daha eğitimli olduğu hanelerde neden farklı sonuç görülüyor?

Kaynak Tablo 6, eşlerin toplam eğitim düzeyini ve çocuk sayısını dikkate aldıktan sonra annenin babadan daha eğitimli olduğu hanelerde çocukların eğitim yılının daha düşük olduğunu göstermektedir. Temel spesifikasyonda ilişki yaklaşık -0,51 yıl; toplam ebeveyn eğitimini esnek sabit etkilerle kontrol eden spesifikasyonda yaklaşık -0,36 yıldır.

DeğişkenModel 1Model 2Model 3Model 4
Anne babadan daha eğitimli-0.5065***-0.2709*-0.3617**0.2340
Baba anneden daha eğitimli0.0389—-0.0702—
Anne daha eğitimli × düşük eğitimli baba—-0.4107***—-0.7139**
Toplam ebeveyn eğitimi sabit etkileriHayırHayırEvetEvet

Bu tablo özellikle dikkatli yorumlanmalıdır. Kaynak açık biçimde bu katsayıların koşullu ilişkiler olduğunu ve eş eğitim uyumsuzluğunun nedensel etkisi gibi yorumlanmaması gerektiğini belirtmektedir.

Yazarların tartıştığı olası mekanizma, geleneksel Japon aile düzeninde çocuk bakımının büyük ölçüde anneye yüklenirken büyük mali ve yatırım kararlarında paternal otoritenin güçlü kalabilmesidir. Böyle bir durumda daha eğitimli annenin yüksek insan sermayesi, çocuk yatırımlarında aynı ölçüde karar yetkisine dönüşmeyebilir. Ancak çalışma bu karar sürecini gözlemlememektedir.

İşgücü piyasasına uzanan kuşaklararası bulgular

Ek analizler aynı demografik şokun çocukların yüksek becerili işte çalışma olasılığı, üniversite tamamlama, istihdam ve yıllık gelir gibi yetişkinlik sonuçlarıyla da negatif ilişkili olduğunu göstermektedir.

Yüksek becerili işte çalışma için babanın erkek kıtlığı katsayısı bütün örneklemde -0.0100'dır ve p<0.01 düzeyinde anlamlıdır. Sonuç düşük kaynaklı bölgelerde -0.0109 ve erkek çocuklarda -0.0144 ile anlamlı kalırken yüksek kaynaklı bölgeler ve kız çocuklar için istatistiksel olarak anlamlı değildir.

Ek Tablo A.10'da üniversite tamamlama katsayısı -0.0041, istihdam statüsü katsayısı -0.0075 ve yıllık gelir katsayısı -8.8271 olarak raporlanmaktadır. Yıllık gelir değişkeninin birimi 10.000 yen/yıl olarak tanımlanmıştır.

Sağlamlık ve heterojenlik kontrolleri

Kaynak ana bulguları farklı ölçüm ve örneklem seçimleriyle sınamaktadır. Erkeklerin yukarı evlenmesi ordered logit modellerinde de görülmekte; etki esas olarak kadın tarafının statüsünün erkek tarafını aştığı pozitif farklarda yoğunlaşmaktadır. Alternatif DID spesifikasyonu ana eşleşme sonuçlarını ve boşanma bulgusunu korumaktadır.

Bölgesel heterojenlikte babaların mesleki statüsüne göre yukarı evlilik hem yüksek hem düşük kaynaklı bölgelerde görülürken eğitim üzerinden yukarı evlilik daha güçlü biçimde yüksek kaynaklı bölgelerde görünmektedir. Eşlerin yaş farkındaki azalma ise düşük kaynaklı bölgelerde daha belirgindir.

Doğurganlık ve boşanmadaki artış düşük kaynaklı bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Çocuk kuşağındaki eğitim ve yüksek becerili iş sonuçları da benzer biçimde daha düşük kaynaklı bölgelerde ve erkek çocuklarda daha güçlüdür.

Kaynak ayrıca 1979'u toplumsal cinsiyet normlarında kurumsal dönüşüm için bir eşik olarak kullanarak heterojenlik analizi yapmaktadır. Olumsuz kuşaklararası sonuçlar daha eski normlar altında evlilik pazarına giren kohortlarda yoğunlaşmakta, daha sonraki örneklem ise küçüktür. Hiroshima ve Nagasaki'nin dışlanması ana negatif kuşaklararası sonuçları ortadan kaldırmamaktadır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • II. Dünya Savaşı'yla ilişkili daha güçlü erkek kıtlığı Japonya'daki evlilik eşleşmesini erkeklerin statüce yukarı evlenmesi yönünde değiştirmiştir.
  • Erkeklerin evlenme yaşı düşmüş ve eşler arasındaki yaş farkı daralmıştır.
  • Kadınların evlilik öncesi tam zamanlı istihdamı artmıştır; bu avantaj evlilik sonrasında tam zamanlı veya yüksek becerili istihdamda anlamlı biçimde sürmemiştir.
  • Erkek kıtlığı daha fazla çocuk ve daha yüksek boşanma olasılığıyla ilişkilidir.
  • Babaların evlilik pazarı erkek kıtlığı, annenin babadan daha eğitimli olması ve çocukların daha düşük eğitim düzeyiyle ilişkilidir.
  • Kuşaklararası negatif sonuçlar özellikle erkek çocuklarda ve düşük kaynaklı bölgelerde yoğunlaşmaktadır.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Gözlenen cinsiyet oranı değişiminin tamamının yalnız savaş ölümünden kaynaklandığı kanıtlanmamaktadır.
  • Erkek kıtlığının kadınların evlilik sonrası tam zamanlı veya yüksek becerili istihdamını anlamlı biçimde azalttığı gösterilmemektedir.
  • Doğurganlık ve boşanma değişikliklerinin yalnız hane içi pazarlık gücü nedeniyle oluştuğu kanıtlanmamaktadır.
  • Annenin babadan daha eğitimli olmasının çocuk eğitimini nedensel olarak düşürdüğü gösterilmemektedir.
  • Daha eğitimli annenin insan sermayesinin hane içinde kullanılamamasına ilişkin pazarlık mekanizması doğrudan gözlenmemektedir.
  • Japonya'nın savaş sonrası kurumsal ve toplumsal bağlamındaki katsayılar başka ülke veya dönemlere doğrudan genellenemez.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün başlık: Effects of Gender Imbalance Within and Across Generations: Men’s Marrying Up and Family Dynamics

Yazarlar: Xinyan Liu; Midori Wakabayashi; Wataru Kureishi; Yanjun Li; Yu Bai.

Kurumlar: Xinyan Liu — Lingnan University, Hong Kong. Midori Wakabayashi — Graduate School of Economics and Management, Tohoku University, Japan. Wataru Kureishi — Tokyo Metropolitan University, Japan. Yanjun Li — Graduate School of Economics and Management, Tohoku University, Japan. Yu Bai — Graduate School of Economics and Management, Tohoku University, Japan.

Corresponding author: Yüklenen sürümde ayrı bir corresponding author işareti bulunmamaktadır.

Kaynak türü: Tarihsel ekonometrik working paper; prefektörlük ve mikro-hane verisini birleştiren gözlemsel/quasi-deneysel çalışma.

Hakemlik / yayın durumu: 22 Ekim 2026 itibarıyla Lingnan University'nin resmî araştırmacı profili çalışmayı Working Paper olarak listelemektedir. Asian Economic Development Conference 2026 programında çalışma sunulan araştırmalar arasında yer almaktadır. Hakemli dergi sürümü doğrulanmamıştır.

DOI: Yüklenen PDF'de DOI belirtilmemektedir ve erişilebilen resmî bibliyografik kaynaklarda güvenilir biçimde doğrulanamadığından DOI eklenmemiştir.

JEL sınıflandırması: I21, J12, J16, N35.

Anahtar kelimeler: Gender Imbalance; Marriage Patterns; Intergenerational Effects; Japan.

Ana tarihsel açıklayıcı değişken: Evlenme çağındaki nüfusta erkek/kadın oranının prefektörlük ve kohort düzeyinde 1935 öncesi tabana göre azalması. Bu değişken askerî ölümün saf ölçümü değil, büyük ölçüde savaş kayıplarıyla oluşan fakat savaş sonrası nüfus hareketlerini de içerebilen gerçekleşmiş demografik dengesizliktir.

Prefektörlük verileri: Population Census; Vital Statistics of Japan; Changes in First Marriage Age and Proportions Never Married by Region in Japan: 1920–1990.

Mikro veri: National Survey of Social Stratification and Social Mobility (SSM); tamamlayıcı kadın yaşam döngüsü verisi olarak National Family Research of Japan: Special Survey 2001 (NFRJ-S01).

Ana istatistiksel yöntemler: Prefektörlük ve yıl sabit etkili DID; wild cluster bootstrap; savaş öncesi göç etkileşim kontrolleri; prefektörlük, doğum kohortu ve anket dalgası sabit etkili mikro regresyonlar; Conley mekânsal/zamansal dayanıklı standart hataları; alt-grup ve alternatif model sağlamlık kontrolleri.

Finansman: İncelenen 53 sayfalık sürümde ayrı bir finansman bildirimi bulunmamaktadır.

Çıkar çatışması: İncelenen sürümde ayrı bir çıkar çatışması bildirimi bulunmamaktadır.

Veri erişilebilirliği: Ayrı bir Data Availability bölümü bulunmamaktadır; kullanılan kamu nüfus/vital istatistik kaynakları ile SSM ve NFRJ-S01 veri kaynakları yöntem bölümünde tanımlanmaktadır.

Yazar katkıları / CRediT: İncelenen sürümde ayrı bir CRediT katkı dökümü bulunmamaktadır.

Lisans: Yüklenen sürümde açık Creative Commons lisansı doğrulanmamıştır. Bu Verianla makalesi kaynak grafik tasarımını veya özgün ifade yapısını yeniden yayımlamamakta; bilimsel ilişkileri bağımsız tablo, açıklama ve SVG yapısında yeniden ifade etmektedir.

Önemli kaynak-içi nicel uyarı: Tablo 3'te eğitim farkı katsayısı 0.0106 iken kaynak anlatısı 10 puanlık cinsiyet oranı düşüşünü yaklaşık 1,1 yıllık eğitim farkıyla ilişkilendirmektedir. Katsayı ve belirtilen ölçek birlikte okunduğunda 0,106 yıl elde edildiğinden kaynak içinde yaklaşık on katlık sayısal uyuşmazlık vardır. Bu Verianla sürümü tablo katsayısını değiştirmemiş ve uyuşmazlığı görünür tutmuştur.

Temel yorum sınırı: Çalışmanın savaş kaynaklı cinsiyet oranı varyasyonu güçlü bir tarihsel tanımlama stratejisi sağlasa da gözlenen 1950 oranı savaş sonrası göç ve geri dönüşleri de içerebilir. Hane içi pazarlık gücü ve eğitim uyumsuzluğunun çocuk sonuçlarına aracılığı doğrudan ölçülmemektedir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir