Somali'de çocuk ve aile haklarının korunması, tek bir kanun metninden oluşan bir sistem değildir. Çalışmanın merkezindeki hukukî çoğulculuk, yazılı devlet hukuku, İslam hukuku olarak Şeriat ve Somali geleneksel hukuku olan Xeer'in aynı toplumsal-hukukî alanda birlikte etkili olduğu düzeni ifade eder. Ahmed Kheir Osman ve Keyd Abdirahman Salad tarafından gerçekleştirilen çalışma, Somali'nin çocuk ve aile haklarına ilişkin iç hukukunu, kurumlarını ve uluslararası hukuk bağlantılarını doktriner hukuk araştırması yöntemiyle incelemektedir. Araştırmanın temel bulgusu, önemli anayasal ve kanunî korumalar bulunmasına rağmen özellikle “çocuk” kavramının farklı hukuk alanlarında aynı yaş eşiğiyle tanımlanmamasının ve çoğulcu hukuk düzeninin yorum ile uygulamada uyum sorunları yaratmasıdır.
2012 Somali Geçici Anayasası'nın 29(8). maddesi çocuk kavramını 18 yaşın altındaki kişi üzerinden tanımlarken, çalışmada incelenen 1970 tarihli Çocuk Mahkemeleri ve Islah Evleri Kanunu 14 yaşın altını, 2025 Çocuk Adaleti Kanunu ise 15 yaşın altını kendi düzenleme alanlarında çocuk olarak ele almaktadır. 2025 İş Kanunu yeniden 18 yaş eşiğini kullanmaktadır. 1973 Medenî Kanunu ise erginliği 18 yaşla ilişkilendirir. Bu nedenle aynı sayıların farklı hukukî amaçları temsil ettiği dikkate alınmadan bütün hükümleri tek bir “çocukluk yaşı” listesi şeklinde okumak yanıltıcı olabilir.
Araştırma ayrıca anayasal insan onuru, eşitlik, eğitim, aile hayatı ve çocuğun üstün yararı ilkelerini; 1975 Aile Kanunu'ndaki evlilik, nafaka ve velayet düzenlemelerini; iş hukukundaki çocuk emeği sınırlamalarını; çocuk adaletindeki hukukî yardım ve özel koruma mekanizmalarını; çocuk refahından sorumlu kurumları ve uluslararası insan hakları düzenlemelerini birlikte ele almaktadır.
En önemli yorum sınırı: Çalışma hukuk metinlerini ve yayımlanmış kaynakları incelemektedir. Somali'deki çocukların fiilî yaşam koşulları, mahkemelerin karar performansı, kurumların başarı oranı veya çocuk koruma hizmetlerinin gerçek saha etkinliği yeni ampirik verilerle ölçülmemiştir. Bu nedenle çalışma, hukukî yapı ve uygulama sorunlarını analiz eder; ülke genelindeki gerçek koruma performansını nicel olarak ölçmez.
1. Araştırmanın temel problemi: Aynı çocuk neden farklı hukuk alanlarında farklı yaş eşikleriyle karşılaşabilir?
Çocuk haklarını koruyan bir hukuk sisteminde ilk sorulardan biri, hukuk bakımından kimin çocuk sayıldığıdır. Bu tanım eğitim, çalışma, ceza sorumluluğu, evlilik, velayet, hukukî temsil ve çocuk adaleti gibi birbirinden farklı alanlarda doğrudan sonuç doğurabilir.
Kaynak çalışmanın ortaya koyduğu temel sorun, Somali hukukundaki bütün düzenlemelerin aynı yaş eşiğini kullanmamasıdır. Anayasa ve bazı modern kanunlar 18 yaş ölçütünü benimserken çocuk adaletiyle ilgili bazı düzenlemeler daha düşük eşikler kullanmaktadır.
Bununla birlikte farklı yaş hükümleri aynı hukukî soruyu cevaplamıyor olabilir. Örneğin ceza sorumluluğunun başlangıcı ile genel anlamda çocuk statüsünün sona ermesi aynı kavram değildir. Benzer biçimde evlenme ehliyeti, çalışma hukuku koruması ve medenî ehliyet ayrı hukuk alanlarıdır.
Bu nedenle kaynak araştırmanın önemli katkılarından biri, yalnız farklı sayıları sıralamak değil, bu farklılıkların hukukî yorum ve uygulamada oluşturabileceği uyum sorununa dikkat çekmektir.
Somali Hukukunda Çocuk Kimdir?
Somali hukukunda tek ve bütün mevzuat alanlarında aynı biçimde kullanılan bir çocuk tanımı bulunmadığını kaynak çalışma göstermektedir. 2012 Geçici Anayasası'nın 29(8). maddesi 18 yaşın altındaki kişiyi çocuk kabul ederken, 2025 İş Kanunu da 18 yaş eşiğini kullanmaktadır; buna karşılık 2025 Çocuk Adaleti Kanunu kendi düzenleme alanında 15 yaşın altını, 1970 tarihli önceki çocuk adaleti mevzuatı ise 14 yaşın altını çocuk olarak tanımlamıştır. 1973 Medenî Kanunu ise 18 yaşı erginlik eşiği olarak düzenlemektedir. Bu farklılıklar aynı hukukî amaca hizmet etmediğinden her yaş hükmü genel çocuk tanımı gibi okunmamalıdır.
| Hukukî kaynak | Kaynak çalışmada aktarılan yaş eşiği | Hukukî işlev | Yorum sınırı |
|---|---|---|---|
| 2012 Somali Geçici Anayasası, Madde 29(8) | 18 yaşın altı | Anayasal çocuk tanımı | Çalışma bunu iç hukuk hiyerarşisindeki temel anayasal ölçüt olarak ele almaktadır. |
| 2025 Somali İş Kanunu | 18 yaşın altı | Çalışma hukukunda çocuk statüsü ve özel koruma | Çocuk emeği ve tehlikeli işler bakımından özel düzenlemelerle ilişkilidir. |
| 1973 Somali Medenî Kanunu, Madde 44 | 18 yaş | Erginlik ve tam hukukî işlem ehliyeti | Erginlik eşiğidir; tek başına bütün çocuk koruma alanlarının tanımı değildir. |
| 2025 Somali Çocuk Adaleti Kanunu, Madde 4 | 15 yaşın altı | Çocuk adaleti mevzuatındaki tanım | Anayasanın 18 yaş ölçütüyle arasında uyum sorunu doğurduğu çalışmada tartışılmaktadır. |
| 1970 Çocuk Mahkemeleri ve Islah Evleri Kanunu | 14 yaşın altı | Eski çocuk adaleti düzenlemesindeki tanım | 2025 düzenlemesinin bunu 15 yaşa çıkardığı belirtilmektedir. |
| 1962 Somali Ceza Kanunu | 14 yaşla ilişkili ceza sorumluluğu eşiği | Ceza sorumluluğu | Bu hüküm genel çocuk tanımıyla aynı şey değildir. |
| 1981 Aile Kanunu Uygulama Düzenlemesi | 18 yaş; sınırlı istisnalar belirtilmektedir | Evlenme yaşı ve aile hukukunda olgunluk | Çalışma bunu açık çocuk tanımı değil, yaş temelli yorum göstergesi olarak kullanmaktadır. |
| Kaynağın Şeriat açıklaması | Buluğ; fiziksel işaretlerin yokluğunda 15 yaşın üst sınır olarak kullanılabildiği aktarılmaktadır | Dinî hukukta çocukluk/olgunluk değerlendirmesi | Çalışmanın doktriner açıklamasıdır; bütün Şeriat uygulamalarının tek ve değişmez kuralı olarak genellenmemelidir. |
Bu tablodaki en kritik ayrım, çocuk tanımı, erginlik, ceza sorumluluğu ve evlenme ehliyeti kavramlarının birbirinin yerine kullanılamamasıdır. Bir kişi belirli bir hukuk alanında ceza sorumluluğuna tabi olabilirken başka bir hukuk alanında hâlâ çocuk koruma hükümlerinden yararlanabilir.
Kaynak çalışma, 2012 Geçici Anayasası'nın 18 yaş ölçütünü anayasal düzeyde açık ve kapsayıcı bir tanım olarak görmektedir. Bununla birlikte daha eski veya sektörel mevzuattaki farklı eşiklerin varlığını sürdürmesi, uygulamada bütün kurumların otomatik olarak tek bir standarda göre hareket ettiği anlamına gelmemektedir.
Hukukî Çoğulculuk Nedir ve Somali'de Çocuk Haklarını Neden Etkiler?
Hukukî çoğulculuk, aynı toplumda birden fazla hukukî veya normatif düzenin birlikte etkili olmasıdır. Kaynak araştırma Somali sistemini yazılı devlet hukuku, Şeriat ve geleneksel hukuk olan Xeer'in birlikte bulunduğu çoğulcu bir yapı olarak tanımlar. Bu yapı farklı hukukî kaynakların aynı aile veya çocuk meselesine farklı kavram, yaş ölçütü veya çözüm biçimleriyle yaklaşabilmesi nedeniyle yorum, koordinasyon ve uygulama sorunları doğurabilir; çalışma bu çoğulluğun varlığını tek başına olumsuz kabul etmemekte, asıl sorunu normların uyumlaştırılması ve hak korumasının tutarlı uygulanması olarak tanımlamaktadır.
2. Yazılı hukuk, Şeriat ve Xeer aynı şey değildir
Yazılı devlet hukuku, Anayasa, kanunlar, kararnameler ve devlet tarafından kabul edilen diğer resmî hukukî düzenlemelerden oluşur.
Şeriat, İslam hukukunun normatif çerçevesidir. Kaynak çalışmada özellikle 1975 Aile Kanunu'nun açık hüküm bulunmayan durumlarda Şafiî mezhebinin doktrinlerine, genel Şeriat ilkelerine ve sosyal adalet değerlendirmelerine atıf yaptığı belirtilmektedir.
Xeer, kaynak çalışmanın Somali geleneksel hukuku için kullandığı özgün addır. Xeer'in ayrıntılı normatif yapısı makalede sistematik olarak çözümlenmemektedir; esas olarak Somali hukuk sisteminin çoğulcu karakterinin üçüncü bileşeni olarak ele alınmaktadır.
Dolayısıyla bu üç sistemi tamamen özdeş veya hukuk hiyerarşisinde eşit konumda göstermek doğru değildir. Çalışmanın asıl vurgusu, pratikte çocuk ve aile konularının yorumlanması sırasında birden fazla normatif kaynağın etkili olabilmesidir.
3. 1975 Aile Kanunu çocuk ve aile haklarını nasıl düzenlemektedir?
Kaynak çalışma, modern Somali aile hukukunun temel yazılı kaynaklarından biri olarak 1975 tarihli 23 sayılı Aile Kanunu'nu ele almaktadır.
Çalışmanın aktardığına göre kanun evliliği erkek ile kadın arasında kurulan sözleşmeye dayalı bir birlik olarak tanımlar ve eşlere haklar ile yükümlülükler yükler. Aynı hüküm ailesel yapının toplum açısından temel bir kurum olduğunu kabul etmektedir.
Bununla birlikte makale, kanundaki eşitlik anlatımının tek başına ve bağlamdan bağımsız okunamayacağını vurgular. Kanunun 1. maddesi açık düzenlemenin bulunmadığı durumlarda Şafiî mezhebi doktrinleri, Şeriat'ın genel ilkeleri ve sosyal adalet değerlendirmelerine başvurulmasını öngören bir hukukî çerçeve olarak aktarılmaktadır.
Kaynak ayrıca 1975 Aile Kanunu'nun kocayı hanenin hukukî başı olarak tanımladığını belirtmektedir. Dolayısıyla kanunun eşler arasında hak ve ödevlerden söz etmesi ile aile içindeki hukukî rollerin bütünüyle aynı veya simetrik olması birbirinden ayrı meselelerdir.
4. Evliliğin kurulması ve geçerlilik şartları
Kaynak çalışmaya göre evliliğin kurulmasında tarafların irade açıklamaları önemlidir. Teklif ve kabulün iki tanık huzurunda açıklanması ve aile birliğinin resmî tanınması için tescil edilmesi, çalışmada 1975 Aile Kanunu'ndan aktarılan unsurlardandır.
2012 Geçici Anayasası'nın 28. maddesi de aile ilişkileri bakımından önemlidir. Çalışma bu hükmü evliliği ailenin ve toplumun temellerinden biri olarak kabul eden, devlete aileyi koruma yükümlülüğü getiren ve anne ile çocukların bakımını özel koruma alanı olarak tanımlayan anayasal düzenleme şeklinde açıklamaktadır.
Aynı anayasal çerçevede çocuğun ebeveyn bakımına, eğitime ve rehberliğe erişimi ile savunmasız çocukların özel korunması ele alınmaktadır. Evliliğin geçerliliği açısından tarafların özgür rızası da kaynakta anayasal koşullardan biri olarak aktarılmaktadır.
5. Nafaka neyi kapsamaktadır?
Kaynak makalede nafaka yalnız para ödemesi anlamında dar bir kavram olarak ele alınmamaktadır. 1975 Aile Kanunu'na ilişkin açıklamada nafaka; maddi destek, giyim, barınma, hizmetler, çocuğun yetiştirilmesi ve tıbbî bakım gibi aile refahına ilişkin temel unsurları kapsayan bir yükümlülük olarak sunulmaktadır.
Çalışmanın aktardığı düzenlemeye göre eşler hanenin geçimine kendi imkânları ölçüsünde katkı sağlar. Taraflardan biri katkı sağlayamadığında diğer tarafın sorumluluğu genişleyebilir.
Uyuşmazlık veya nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde mahkemenin müdahale ederek gerekli düzenlemeyi yapabilmesi, aile hukukundaki yükümlülüklerin yalnız ahlâkî değil hukukî uygulanabilirliğe sahip olmasını amaçlayan unsur olarak ele alınmaktadır.
6. Velayet ve bakım hükümleri
Kaynak, 1975 Aile Kanunu'ndaki çocuk bakım ve velayet hükümlerini de ayrıntılı biçimde tartışmaktadır.
Makalenin aktardığına göre 62. madde, annenin çocuğun erken dönem bakımındaki rolünü ve uygun alternatif bulunmadığında emzirme yükümlülüğünü ele almaktadır.
64. madde kapsamında çalışmada annenin erkek çocuk üzerindeki velayet/bakım hakkının 10 yaşına, kız çocuk üzerindeki hakkının 15 yaşına kadar düzenlendiği aktarılmaktadır. Ölüm veya hukukî engel gibi durumlarda bakım sorumluluğunun baba veya başka bir akrabaya geçebilmesi ve mahkemenin somut duruma göre karar verebilmesi mümkündür.
72. madde ise çocuğun yanında bulunmayan ebeveynin çocukla görüşme ve belirli koşullarda geçici bakım ilişkisini korumasına yönelik düzenleme olarak ele alınmaktadır.
Bu yaş sınırları, Anayasa'daki genel çocuk tanımıyla aynı işlevi görmez. Bunlar belirli aile hukuku ilişkilerindeki velayet ve bakım sürelerine ilişkindir.
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Ne Anlama Gelir?
Çocuğun üstün yararı ilkesi, çocukla ilgili hukukî veya idarî bir karar verilirken çocuğun korunması, refahı, onuru ve gelişiminin kararın merkezindeki temel değerlendirmelerden biri olması gerektiğini ifade eder. Kaynak çalışma bu ilkeyi hem 2012 Geçici Anayasası'nın çocuk hakları hükümleri hem de 2025 Çocuk Adaleti Kanunu ve uluslararası çocuk hakları standartları bakımından merkezi bir koruma ilkesi olarak ele almaktadır; ilke, yetişkinlerin veya kurumların tercihlerini otomatik olarak çocuğun yararı saymak anlamına gelmez.
7. 2012 Geçici Anayasası'ndaki çocuk hakları
Kaynak çalışmanın anayasal analizinde insan onuru ve eşitlik, çocuk haklarının temel hukukî zemini olarak ele alınmaktadır.
| Anayasal alan | Kaynak çalışmanın aktardığı koruma |
|---|---|
| İnsan onuru | İnsan onurunun dokunulmaz olması ve devlet tarafından korunması |
| Eşitlik | Yaş dahil ayrımcılık temellerine karşı eşit hukukî koruma |
| Ad ve vatandaşlık | Çocuğun doğumdan itibaren ad ve vatandaşlık hakkı |
| Şiddetten korunma | Kötü muamele, ihmal, istismar ve aşağılayıcı muameleye karşı koruma |
| Çocuk emeği | Yaşa uygun olmayan veya sağlık ve gelişim için zararlı işlerden korunma |
| Özgürlükten yoksun bırakma | Son çare niteliğinde uygulanması ve özel çocuk güvenceleri |
| Hukukî yardım | Adaletsizliği önlemek için gerektiğinde hukukî yardıma erişim |
| Silahlı çatışma | Çocuğun silahlı çatışmaya dahil edilmesine karşı özel koruma |
| Üstün yarar | Çocuğu ilgilendiren meselelerde temel değerlendirme ölçütü |
| Eğitim | Kaynak çalışmanın Madde 30 kapsamında aktardığı ücretsiz eğitime erişim güvencesi |
8. 2025 Çocuk Adaleti Kanunu neyi değiştirmiştir?
Kaynak çalışmaya göre 2025 Çocuk Adaleti Kanunu, önceki çocuk adaleti mevzuatındaki 14 yaş altı tanımını 15 yaş altına genişletmiştir. Araştırmacılar bunu sınırlı ancak dikkate değer bir değişiklik olarak yorumlamaktadır.
Kanun ayrıca yaşın belgelerle güvenilir biçimde belirlenemediği durumlarda Çocuk Mahkemesinin tıbbî değerlendirmeye başvurabilmesini öngören bir yaş belirleme mekanizması içermektedir.
Kaynak, 2025 düzenlemesinin çocukla ilgili adlî ve idarî işlemlerde çocuğun üstün yararına öncelik verilmesini ve çocuğun refahı, onuru ve gelişimine uygun muamele görmesini gerektirdiğini belirtmektedir.
17. madde kapsamında tutuklanan veya adlî sürece dahil olan çocukların ücretsiz hukukî temsil hakkı konusunda bilgilendirilmesi de çalışmada önemli güvence olarak ele alınmaktadır.
Çocuğun ebeveyn, veli, hukuk danışmanı veya tercüman desteğiyle sürece katılabilmesi, çocuk adaletinin yetişkin ceza adaletinden farklılaştırılması bakımından önemlidir.
9. Ceza sorumluluğu ile çocuk statüsü neden aynı değildir?
Kaynak çalışma Somali Ceza Kanunu'nun 14 yaşla ilişkili ceza sorumluluğu eşiğini ele almaktadır. Ancak ceza sorumluluğunun başlayabileceği bir yaşın varlığı, kişinin diğer hukuk alanlarında artık çocuk olarak korunmayacağı anlamına gelmez.
Bu ayrım hukuk öğretimi açısından kritiktir. Ceza sorumluluğu, kişinin ceza hukukunda eylemlerinden hangi koşullarda sorumlu tutulabileceğini belirler. Çocuk statüsü ise eğitim, çalışma, aile, sosyal koruma ve uluslararası çocuk hakları dahil çok daha geniş bir hukukî alanı kapsayabilir.
Bu nedenle Ceza Kanunu'ndaki yaş eşiğini Anayasa'nın 18 yaş altı çocuk tanımının doğrudan alternatifi gibi okumak doğru değildir.
10. 2025 İş Kanunu çocuk emeğini nasıl ele almaktadır?
Kaynak araştırmaya göre 2025 Somali İş Kanunu, 18 yaşına ulaşmamış kişileri çocuk olarak tanımlamakta ve çocukların çalışma hayatına katılımını özel koruma hükümlerine bağlamaktadır.
Çalışmanın aktardığı 125. madde, 13-15 yaş aralığındaki çocukların yalnız belirli hafif işlerde çalışabilmesine ilişkin sınırlamalar içermektedir.
Yasaklanan yaşın altında çocuk çalıştırılması veya çocukların mevzuatın yasakladığı işlerde çalıştırılması bakımından sorumluluk hükümleri bulunduğu da araştırmada belirtilmektedir.
Bu çerçeve çocuk emeğinin tamamının aynı hukukî kategoriye girmediğini göstermektedir. Hafif iş, tehlikeli iş, zorla çalıştırma ve ekonomik sömürü gibi kavramların hukukî nitelikleri birbirinden ayrıdır.
11. Silahlı çatışma ve çocukların korunması
Kaynak çalışma Somali Ulusal Sivilleri Koruma Politikası'nı da çocukların korunması bakımından ele almaktadır.
Çalışmada politika, silahlı çatışma ve askerî operasyonlarda çocuklar dahil savunmasız grupların korunmasıyla ilişkilendirilmiştir. Çocukların silahlı gruplarca veya operasyonlarla bağlantılı biçimde askere alınması, istismar edilmesi ve diğer zarar biçimleri özel koruma alanları arasında açıklanmaktadır.
Kaynak ayrıca 4 Aralık 2025 tarihinde Bakanlar Kurulunun 1949 Cenevre Sözleşmelerinin Ek Protokollerini onayladığını bildirmektedir.
Bu bölüm, aile hukuku veya çocuk adaletindeki yaş tanımlarından farklı olarak uluslararası insancıl hukuk ve sivillerin silahlı çatışmada korunması bağlamına aittir.
12. Çocukların korunmasında hangi kurumlar rol almaktadır?
Çalışma çocuk korumasını yalnız kanunlardan oluşan bir sistem olarak görmemektedir. Hukuk kurallarını uygulayacak mahkemeler, kolluk birimleri ve refah kurumları da koruma sisteminin parçasıdır.
| Kurum veya mekanizma | Kaynakta açıklanan rol | Yorum sınırı |
|---|---|---|
| Çocuk mahkemeleri | Çocuklarla ilgili hukukî işlemleri yaş, kırılganlık ve gelişim ihtiyaçlarını dikkate alan özel yapı içinde yürütmek | Makale kurumların güncel performansını nicel olarak ölçmemektedir. |
| Polis birimleri | Çocukların korunması ve çocuklarla ilgili olayların kolluk boyutunda ele alınması | Operasyonel kapasiteye ilişkin saha verisi sunulmamaktadır. |
| Anneler ve Çocukların Refahı Yüksek Konseyi | Politika tavsiyesi, program geliştirme, koordinasyon, hukukî öneriler, eğitim, izleme, araştırma ve uluslararası iş birliği | Kaynak esas olarak kuruluş mevzuatı ve hukukî yetkileri açıklamaktadır. |
| Somali Çocukların Gelişimi Örgütü | Çocukların refahını ve gelişimini destekleyen, ebeveyn ve velilerle ilişkili kamusal yapı | Çalışma güncel faaliyet hacmini ölçmemektedir. |
13. Anneler ve Çocukların Refahı Yüksek Konseyi
Kaynak çalışma 24 Haziran 1984 tarihli 22 sayılı Kanunla kurulan Anneler ve Çocukların Refahı Yüksek Konseyini çocuk ve aile refahıyla ilgili önemli kurumsal yapı olarak incelemektedir.
Çalışmaya göre Konseyin görevleri yalnız yardım sunmakla sınırlı değildir. Devlet politikaları ve kalkınma stratejileri konusunda tavsiye verme, program tasarlama ve uygulama, hukukî ve düzenleyici tedbirler önerme, eğitim faaliyetlerini koordine etme ve ilgili kamu ile kamu dışı kuruluşları izleme gibi işlevler de belirtilmektedir.
Araştırma, Konseyin çocuk refahı ve rehabilitasyon kurumlarını destekleme, araştırma ve veri toplama, bölgesel ve uluslararası çerçevelerle ilişki kurma ve kaynak geliştirme gibi işlevlerini de kuruluş mevzuatından hareketle açıklamaktadır.
Bu açıklamalar kurumun hukukî görev tanımını gösterir. Çalışmada kurumun bu görevleri hangi başarı düzeyiyle yerine getirdiğini ölçen saha değerlendirmesi bulunmamaktadır.
14. Somali Çocukların Gelişimi Örgütü
Kaynak, Şubat 1986 tarihli 3 sayılı Kanunla oluşturulan Somali Çocukların Gelişimi Örgütünü de inceler.
Çalışmanın anlatımında bu yapı hukukî kişiliğe sahip bir kamu kurumu olarak çocukların refahını ve gelişimini desteklemeyi, aynı zamanda ebeveynler veya velilerle bağlantılı sosyal destek yaklaşımını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Bu yaklaşım çocuk korumasını yalnız çocuğa müdahale eden bağımsız bir sistem olarak değil, çocuğun bakım çevresi ve aile kapasitesiyle bağlantılı bir sosyal hukuk alanı olarak görmektedir.
15. Uluslararası hukuk neden önemlidir?
Uluslararası ve bölgesel insan hakları belgeleri, çocukların yalnız aile içindeki bakım nesneleri değil, kendilerine ait haklara sahip bireyler olarak ele alınmasını sağlayan standartlar oluşturmaktadır.
Kaynak çalışma, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ve İşkenceye Karşı Sözleşme gibi araçları Somali'deki çocuk ve aile korumasıyla bağlantılı olarak tartışmaktadır.
Çalışma CEDAW'ı da bu listede Somali'nin taraf olduğu sözleşmeler arasında göstermektedir. Ancak Verianla'nın güncel resmî hukuk statüsü kontrolünde, 2026 tarihli BM materyalleri Somali'nin CEDAW'ı henüz onaylamadığını göstermektedir. Bu nedenle CEDAW aşağıda çocuk ve aile hakları bakımından ilgili uluslararası hukuk standardı olarak açıklanmakta, Somali'nin kesin taraflık statüsü olarak sunulmamaktadır.
16. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin temel yaklaşımı
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (Convention on the Rights of the Child, CRC), çocukların bağımsız hak sahipleri olduğunu kabul eden uluslararası insan hakları sözleşmesidir.
Kaynak araştırma CRC kapsamında çocuğun üstün yararı ilkesini, aile ortamının önemini, ebeveyn sorumluluğunu, çocuğun ailesiyle ilişkisinin korunmasını ve devletin ebeveynlere çocuk yetiştirme görevlerinde uygun destek sağlamasını öne çıkarmaktadır.
Şiddet, istismar, ekonomik sömürü, çocuk emeği ve diğer zararlı uygulamalara karşı korunma da çalışmada CRC'nin merkezî işlevlerinden biri olarak ele alınmıştır.
Çocuğun yaşam, hayatta kalma ve gelişme hakkı; ad, vatandaşlık ve görüşlerini açıklama hakkı; sağlık, beslenme, temiz su ve eğitim gibi temel hizmetlere erişim de kaynakta açıklanan hak grupları arasındadır.
17. ICCPR çocuk ve aile haklarıyla nasıl ilişkilidir?
Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (ICCPR), aileyi toplumun temel birimi olarak koruyan ve çocuklar bakımından özel koruma yükümlülükleri içeren uluslararası insan hakları belgesidir.
Kaynak çalışma ICCPR'nin aile hayatı, eşlerin hak ve sorumlulukları, çocukların ayrımcılığa uğramadan özel koruma görmesi, doğum kaydı, ad ve vatandaşlık ile özel hayat ve aile hayatına keyfî müdahaleye karşı koruma hükümlerini tartışmaktadır.
Bu koruma alanları aile hukukundan ayrı değildir; ancak bütün aile uyuşmazlıklarının doğrudan ICCPR tarafından ayrıntılı biçimde çözüldüğü anlamına da gelmez. Sözleşme devletlere temel insan hakları yükümlülükleri getirir.
18. ICESCR'nin aile ve çocuk bakımından rolü
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (ICESCR), aile ve çocukların sosyal ve ekonomik koşullarını insan hakları çerçevesinde ele almaktadır.
Kaynak çalışmada aileye geniş koruma sağlanması, evliliğin özgür rızaya dayanması, annelerin doğum öncesi ve sonrası korunması ve çocukların ekonomik ve sosyal sömürüden korunması öne çıkarılmaktadır.
Çocuk sağlığı, sağlıklı gelişim, eğitim ve ailenin yeterli yaşam standardı; gıda, giyim ve barınma gibi alanlarla birlikte değerlendirilmektedir.
Bu haklar, yalnız çocuk koruma kurumlarının görevleri değil, daha geniş sosyal devlet yükümlülükleriyle bağlantılıdır.
19. CEDAW neden çalışmada aile haklarıyla ilişkilendirilmiştir?
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), aile ilişkilerindeki ayrımcılığın kaldırılması, ebeveyn sorumlulukları ve kadınların hukukî statüsü bakımından çocuk ve aile refahıyla bağlantılı uluslararası standartlar içermektedir.
Kaynak çalışma özellikle ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili hak ve sorumluluklarında çocuğun üstün yararının gözetilmesi, vesayet ve evlat edinme gibi hukukî ilişkiler ve çocuk evliliğinin geçersiz sayılmasına yönelik düzenlemeler üzerinde durmaktadır.
Statü doğrulama notu: Kaynak makale CEDAW'ı Somali'nin taraf olduğu sözleşmeler arasında saymaktadır; Verianla'nın 2026 tarihli resmî BM materyalleriyle yaptığı kontrol ise Somali'nin CEDAW'ı henüz onaylamadığını göstermektedir. Bu nedenle sözleşmenin normatif içeriği ile Somali bakımından taraflık statüsü birbirinden ayrılmıştır.
20. Engelli çocukların ve ailelerin korunması
Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (CRPD), engelli çocukların diğer çocuklarla eşit hak sahipleri olduğunu ve aile yaşamında ayrımcılığa uğramamaları gerektiğini kabul eden uluslararası çerçevedir.
Kaynak çalışma CRPD'nin çocuklar bakımından eşitlik, aile birliğinin korunması, ebeveyn hakları, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim ile toplum içinde yaşam hakkı gibi alanlarını vurgulamaktadır.
Bu yaklaşım, engelli çocuğun yalnız bakım ihtiyacı üzerinden değil, bağımsız hak sahibi olarak ele alınmasını gerektiren hak temelli modeli desteklemektedir.
21. İşkenceye Karşı Sözleşmenin çocuk korumasıyla bağlantısı
İşkenceye Karşı Sözleşme (CAT), işkence ve ağır kötü muameleye karşı mutlak nitelikte koruma sağlayan uluslararası insan hakları çerçevesidir.
Kaynak çalışma sözleşmenin çocuklar açısından özellikle fiziksel bütünlük, insan onuru, kötü muamele yasağı ve hukukî başvuru yolları bakımından önemini açıklamaktadır.
CAT bir aile kanunu değildir. Çocuk ve aile haklarıyla ilişkisi, çocukların özellikle gözaltı, kurum bakımı veya devlet gücünün kullanıldığı diğer ortamlarda ağır kötü muameleye karşı korunmasından kaynaklanmaktadır.
22. Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleri
Kaynak çalışma Somali'nin 26 Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmesini onayladığını belirtmekte ve kaynak listesinin sonunda seçilmiş altı ILO sözleşmesini ayrıca göstermektedir.
| ILO sözleşmesi | Numarası | Çocuk ve aile haklarıyla bağlantısı |
|---|---|---|
| Zorla Çalıştırma Sözleşmesi | 29 | Zorla çalıştırmaya karşı koruma |
| Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Sözleşmesi | 87 | Çalışma hayatındaki temel örgütlenme hakları |
| Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi | 98 | Çalışma ilişkilerinin temel hak çerçevesi |
| Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi | 105 | Zorla çalıştırmanın kaldırılması |
| İstihdam ve Meslekte Ayrımcılık Sözleşmesi | 111 | Çalışma hayatında ayrımcılığın önlenmesi |
| Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimleri Sözleşmesi | 182 | Çocukların ağır sömürü ve tehlikeli çalışma biçimlerinden korunması |
Bu altı sözleşmenin tamamı yalnız çocuk hukukuna özgü değildir. Çalışma bunları çalışma hakkı, ekonomik güvenlik ve çocuk emeğinin önlenmesi üzerinden çocuk ve aile refahıyla ilişkilendirmektedir.
23. Afrika Çocuk Hakları ve Refahı Şartı
Afrika Çocuk Hakları ve Refahı Şartı (African Charter on the Rights and Welfare of the Child, ACRWC), Afrika kıtasındaki çocuk haklarına özgü bölgesel insan hakları belgesidir.
Kaynak çalışma Somali'nin Şartı Ekim 2025'te onayladığını ve 52. Afrika taraf devleti olduğunu belirtmektedir.
Resmî statü doğrulama notu: Güncel ACERWC kayıtlarında Somali'nin onay tarihi 4 Nisan 2026 olarak gösterilmektedir. Bu nedenle Verianla anlatımında kaynak makaledeki Ekim 2025 tarihi kesin hukukî statü olarak kullanılmamıştır.
Şartın çalışmadaki önemi, çocukların eğitim, sağlık, istismar ve ihmalden korunma haklarının Afrika'nın bölgesel insan hakları sistemi içinde ayrıca güvence altına alınmasıdır.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Doktriner Hukuk Araştırması Bu Çalışmada Neyi İncelemektedir?
Doktriner hukuk araştırması, hukuk kurallarını, anayasa ve kanun hükümlerini, sözleşmeleri, hukukî kurumları ve bunlar arasındaki normatif ilişkileri hukuk metinleri üzerinden sistematik biçimde inceleyen araştırma yaklaşımıdır. Bu çalışmada yöntem, Somali çocuk ve aile hukukuna ilişkin birincil hukuk kaynaklarıyla uluslararası ve bölgesel belgelerin ve ikincil literatürün birlikte yorumlanmasına dayanmaktadır; anket, görüşme, deney veya nicel istatistiksel analiz yapılmamıştır.
24. Araştırmada kullanılan birincil hukuk kaynakları
Makalenin sonunda verilen hukukî kaynak envanteri, araştırmanın hangi düzenlemeleri esas aldığını göstermektedir.
| Belge | Yıl | Araştırmadaki temel işlev |
|---|---|---|
| Somali Federal Cumhuriyeti Geçici Anayasası | 2012 | Anayasal çocuk, aile, onur, eşitlik ve eğitim hakları |
| Somali Aile Kanunu | 1975 | Evlilik, eşler, nafaka, velayet ve aile ilişkileri |
| Çocuk Mahkemeleri ve Islah Evleri Kanunu | 1970 | Eski çocuk adaleti sistemi ve çocuk tanımı |
| Somali Çocuk Adaleti Kanunu | 2025 | Çocuk adaleti, yaş, üstün yarar ve hukukî yardım |
| Somali İş Kanunu | 2025 | 18 yaş altı çocuk tanımı ve çocuk emeği koruması |
| Somali Ceza Kanunu | 1962 | Ceza sorumluluğuna ilişkin yaş eşiği |
| Aile Kanununun Uygulanmasına İlişkin Başkanlık Kararnamesi No. 29 | 1981 | Evlenme yaşı ve aile hukukunun uygulanması |
| Anneler ve Çocukların Refahı Yüksek Konseyi kuruluş kanunu | 1984 | Çocuk ve aile refahı için kurumsal mekanizma |
| Somali Çocukların Gelişimi Örgütü kuruluş kanunu | 1986 | Çocuk gelişimi ve refahı kurumu |
| Somali Medenî Kanunu | 1973 | 18 yaşta erginlik ve hukukî ehliyet |
| Sivillerin Korunmasına İlişkin Somali Ulusal Politikası | 2026 | Silahlı çatışmalarda çocuklar dahil sivillerin korunması |
25. Araştırmanın uluslararası ve bölgesel kaynakları
Çalışma ayrıca Birleşmiş Milletler insan hakları sözleşmelerini, ILO sözleşmelerini ve Afrika bölgesel çocuk hakları çerçevesini değerlendirmektedir.
Bu yöntem, iç hukukun yalnız kendi hükümleri içinde değil, devletin uluslararası yükümlülükleri ve uluslararası insan hakları standartlarıyla ilişkisi içinde yorumlanmasını amaçlamaktadır.
Bununla birlikte makale sistematik literatür taraması değildir. Kaynakta veri tabanı arama stratejisi, dahil etme-dışlama kriterleri, belge sayısı veya bağımsız kodlama protokolü raporlanmamaktadır.
Bu nedenle ikincil literatürün hangi kapsamlı seçim prosedürüyle oluşturulduğu tam olarak yeniden üretilemez.
26. Araştırmanın başlıca bulgusu: Çok katmanlı fakat uyumsuz bir koruma sistemi
Çalışmaya göre Somali'de çocuk ve aile haklarının korunması için anayasal, kanunî, kurumsal, uluslararası ve bölgesel unsurlardan oluşan çok katmanlı bir hukukî çerçeve mevcuttur.
Sorun koruma normlarının tamamen yokluğu değildir. Temel sorun, normların birbiriyle her zaman aynı tanımı ve aynı hukukî yaklaşımı kullanmaması ve uygulama kurumlarının bu farklılıklarla karşı karşıya kalabilmesidir.
Özellikle çocuk yaşına ilişkin farklılık, araştırmacıların hukukî uyumlaştırma önerisinin merkezindedir.
27. Anayasal 18 yaş tanımı neden önemlidir?
Kaynak çalışma Anayasa'nın 29(8). maddesindeki 18 yaş altı çocuk tanımını, iç hukuk hiyerarşisindeki en yüksek normatif standardın sağladığı ortak ölçüt olarak değerlendirmektedir.
Bununla birlikte Anayasa'daki tanımın varlığı, daha eski veya sektörel kanunlardaki farklı yaş hükümlerinin uygulamada kendiliğinden ortadan kalktığını göstermemektedir.
Araştırmacıların uyumlaştırma önerisi, tam olarak bu anayasal standart ile sektörel düzenlemeler arasındaki farklılığın giderilmesine yöneliktir.
28. Hukukî uyumlaştırma ne anlama geliyor?
Hukukî uyumlaştırma, bütün hukuk alanlarını tek bir kanuna dönüştürmek anlamına gelmez. Çalışmadaki öneri, özellikle çocuk tanımı ve çocuk koruma güvenceleri gibi temel meselelerde birbiriyle çelişen veya farklı sonuçlar üreten hükümler arasında daha tutarlı hukukî standart oluşturulmasıdır.
Araştırmacılar yalnız mevzuat değişikliğini yeterli görmemektedir. Kurumsal kapasite, uygulama ve yaptırım mekanizmaları ile farklı hukuk sistemleri arasındaki koordinasyon da öneriler arasındadır.
29. Kurumsal kapasite sorunu
Kaynak sonuçları, hukukî hakların metinlerde bulunmasının uygulamayı tek başına garanti etmediğini savunmaktadır.
Çocuk mahkemeleri, polis ve çocuk refahından sorumlu kurumların yeterli kaynak, uzmanlık ve koordinasyona sahip olması hakların fiilen uygulanabilmesi açısından önemli görülmektedir.
Ancak çalışma bu kurumların bütçesini, personel sayısını, dosya sonuçlarını veya hizmet alan çocuk sayılarını analiz etmemektedir.
Dolayısıyla “kurumsal kapasite zayıflığı” kaynağın hukukî ve literatüre dayalı değerlendirmesidir; bu makalede üretilmiş nicel kurumsal performans göstergesi değildir.
30. Uygulama ve yaptırım boşluğu
Kaynak araştırma çocuk istismarı, ekonomik sömürü, çocuk emeği ve erken evlilik gibi risklerin hukukî düzenlemelere rağmen önemini koruduğunu savunmaktadır.
Bu nedenle araştırmacılar yalnız yeni norm üretmek yerine mevcut kuralların uygulanmasının ve izlenmesinin güçlendirilmesini önermektedir.
Özellikle tehlikeli çocuk emeği ve çocukların sömürülmesi bakımından kontrol ve yaptırım mekanizmalarının geliştirilmesi sonuç bölümünün başlıca önerileri arasındadır.
Bununla birlikte çalışma, söz konusu ihlallerin ulusal yaygınlık oranlarını kendi veri setiyle hesaplamamıştır.
31. Hukuk sistemleri arasında koordinasyon
Yazılı devlet hukuku, Şeriat ve Xeer'in birlikte etkili olduğu bir sistemde yalnız bir hukuk metninin değiştirilmesi bütün uyuşmazlıkları çözmeyebilir.
Çalışma bu nedenle farklı hukukî yapılar arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi önermektedir.
Bu öneri özellikle temel çocuk haklarının farklı karar mekanizmalarında birbirinden bütünüyle farklı biçimde uygulanmasını önleme amacı taşımaktadır.
Ancak makale, bu koordinasyonun uygulanacağı ayrıntılı kurumsal model veya bağlayıcı bir yeni yasa taslağı sunmamaktadır.
32. Uluslararası yükümlülüklerin uygulanması
Araştırmacılar Somali iç hukukunun uluslararası ve bölgesel insan hakları standartlarıyla daha güçlü biçimde uyumlaştırılmasını önermektedir.
Bu öneri, bir uluslararası sözleşmenin yalnız onaylanmasının çocukların günlük yaşamındaki sorunları otomatik olarak çözmediği varsayımına dayanır. Uluslararası yükümlülüklerin iç hukukta, idarede, mahkemelerde ve koruma mekanizmalarında uygulanması gerekir.
Kaynak, bunun için hukukî uyumlaştırmanın yanında kurumsal eğitim, uygulama, denetim ve kamu farkındalığına önem vermektedir.
33. Çalışmanın güçlü yönleri
Çalışmanın güçlü yönlerinden biri, çocuk ve aile haklarını yalnız tek bir kanun üzerinden ele almamasıdır. Anayasa, aile hukuku, çalışma hukuku, ceza hukuku, çocuk adaleti, medenî hukuk, kurumlar ve uluslararası hukuk arasında bağlantı kurmaktadır.
Özellikle çocuk tanımındaki farklı yaş eşiklerini aynı araştırma çerçevesine taşımak, hukukî uyumsuzluğun anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır.
Çalışma ayrıca çocuk haklarını aile ilişkilerinden koparmamakta; nafaka, bakım, velayet, ebeveyn sorumluluğu ve aile refahıyla birlikte ele almaktadır.
Uluslararası ve Afrika bölgesel hukuk çerçevelerinin incelenmesi de iç hukuk ile daha geniş insan hakları standartları arasındaki ilişkinin görünür hale gelmesini sağlamaktadır.
34. Araştırmanın yöntemsel sınırlılıkları
Birinci sınırlılık: Araştırma doktriner ve belgeseldir. Çocuklar, aileler, hâkimler, kolluk görevlileri veya kamu kurumlarıyla yeni saha çalışması yapılmamıştır.
İkinci sınırlılık: Belirli sayıda mahkeme kararından oluşan sistematik bir içtihat veri seti raporlanmamaktadır.
Üçüncü sınırlılık: İkincil literatür için ayrıntılı ve yeniden üretilebilir bir sistematik tarama protokolü verilmemiştir.
Dördüncü sınırlılık: Kaynakçadaki bazı bağlantılar yazar bilgisayarındaki yerel file:///C:/... yollarıdır. Bu durum bazı ikincil kaynakların okuyucu tarafından yeniden bulunmasını güçleştirmektedir.
Beşinci sınırlılık: Kurumların gerçek uygulama kapasitesi nicel olarak ölçülmemiştir. Kurum sayısı, bütçe, personel, işlem süresi, dava sonucu veya hizmet etkinliği gibi performans göstergeleri sunulmamaktadır.
Altıncı sınırlılık: Kaynakta bazı uluslararası hukuk statüsü bilgileri güncel resmî kayıtlarla uyuşmamaktadır. CEDAW taraflık durumu ve Afrika Çocuk Hakları ve Refahı Şartı'nın Somali bakımından onay tarihi bunların başlıca örnekleridir.
35. Çalışmanın desteklediği ve desteklemediği sonuçlar
| Çalışmanın desteklediği | Çalışmanın kanıtlamadığı |
|---|---|
| Somali'de çocuk ve aile haklarına ilişkin çok katmanlı bir hukukî çerçeve bulunmaktadır. | Bu hukukî korumaların ülke genelinde eksiksiz biçimde uygulandığı. |
| Farklı düzenlemelerde çocukluk ve yaş eşikleri aynı değildir. | Her farklı yaş hükmünün hukukî olarak aynı amaçla kullanıldığı. |
| Anayasa 18 yaş altı çocuk tanımını içermektedir. | Bütün sektörel mevzuatın uygulamada otomatik olarak aynı standardı kullandığı. |
| Çocuk mahkemeleri ve çocuk refahıyla ilgili kurumsal mekanizmalar hukukî çerçevede bulunmaktadır. | Bu kurumların belirli bir başarı oranıyla çalıştığı. |
| Uluslararası insan hakları standartları çocuk ve aile haklarının değerlendirilmesinde önemlidir. | Bir sözleşmeye taraf olmanın tek başına iç hukukta tam uygulama sağladığı. |
| Mevzuat uyumlaştırması ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi önerilmektedir. | Önerilen reformların etkisinin saha veya deney verisiyle doğrulandığı. |
36. Kaynak içindeki uluslararası hukuk statüsü farklılıkları
Verianla'nın amacı kaynak makaledeki bütün iddiaları sorgulamadan yeniden üretmek değildir. Özellikle değişebilen veya resmî sicille doğrulanabilen hukukî statüler ayrıca kontrol edilmiştir.
CEDAW: Kaynak çalışma CEDAW'ı Somali'nin taraf olduğu altı temel insan hakları sözleşmesinden biri olarak saymaktadır. Güncel resmî BM materyalleri ise 2026 itibarıyla Somali'nin CEDAW'ı henüz onaylamadığını göstermektedir. Bu nedenle CEDAW'ın normatif içeriği makaledeki bilimsel tartışmanın parçası olarak korunmuş, Somali'nin taraflığı doğrulanmış gerçek olarak tekrarlanmamıştır.
Afrika Çocuk Hakları ve Refahı Şartı: Kaynak Ekim 2025 tarihini verirken güncel ACERWC sicili Somali'nin onay tarihini 4 Nisan 2026 olarak göstermektedir. Bu farklılık kaynak metnin hukukî analizi ile güncel resmî statü kaydının birbirinden ayrılması gerektiğini göstermektedir.
37. Genel hukukî değerlendirme
Osman ve Salad'ın araştırması, Somali çocuk ve aile hukukundaki temel problemin “çocukları koruyan hiçbir hukuk kuralının bulunmaması” olmadığını göstermektedir. Aksine Anayasa, aile hukuku, çalışma hukuku, çocuk adaleti mevzuatı, kurumlar ve uluslararası insan hakları standartlarından oluşan geniş bir hukukî yapı bulunmaktadır.
Çalışmanın asıl sorunu, bu yapının kendi içinde yeterince uyumlu ve bütünleşik olmamasıdır.
Çocuk statüsünün bazı hukuk alanlarında 14 veya 15 yaşla, başka alanlarda 18 yaşla ilişkilendirilmesi, özellikle çocuk adaleti ve genel çocuk hakları arasındaki normatif ilişkinin açık biçimde ele alınmasını gerekli hale getirmektedir.
Şeriat ve Xeer'in de hukukî ve toplumsal karar süreçlerinde etkili olması, uyumlaştırma meselesini yalnız yazılı kanunların teknik revizyonundan daha geniş bir hukukî yönetişim problemine dönüştürmektedir.
Çalışmanın önerdiği çözüm ekseni; çocuk tanımının uyumlaştırılması, kurumların güçlendirilmesi, uygulama ve yaptırım kapasitesinin geliştirilmesi, farklı hukuk sistemleri arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesi ve uluslararası yükümlülüklerin daha etkili biçimde uygulanmasıdır.
Bununla birlikte bu önerilerin gerçek dünyadaki etkisi araştırmada ölçülmemiştir. Dolayısıyla çalışma, reformların başarılı olduğunu gösteren bir etki değerlendirmesi değil, reform ihtiyacını gerekçelendiren doktriner hukuk analizidir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün akademik çalışmanın bibliyografik kimliği
Özgün başlık: Protection of Children’s and Family Rights under Somali Law and International Conventions
Yazarlar: Ahmed Kheir Osman; Keyd Abdirahman Salad.
Ahmed Kheir Osman'ın kurum bilgisi: Faculty of Graduate Studies and Research, Somali National University, Mogadishu.
Keyd Abdirahman Salad'ın kurum bilgileri: Faculty of Law, SIMAD University, Mogadishu, Somalia; First Instance Court, Banaadir Regional, Somalia.
Dergi: International Journal of Law and Social Sciences (IJLSS).
Yayıncı: International Research Institute Pakistan (IRIP), Pakistan.
Cilt / sayı: 2(3), 2026.
Resmî makale sayfaları: 10-29.
DOI: 10.65960/ijlss.2.3.2026.21.
Yayın tarihi: Resmî makale kaydı 20 Eylül 2026 tarihini; derginin sayı kaydı ise 29 Eylül 2026 tarihini göstermektedir.
Kaynak türü: Hakemli akademik dergide yayımlanmış doktriner hukuk araştırması.
Sorumlu yazar: Yüklenen PDF ve resmî makale kaydında ayrıca belirtilmemiştir.
Veri erişilebilirliği: Resmî makale kaydına göre yeni bir veri seti üretilmemiş veya analiz edilmemiştir; çalışma kamuya açık hukukî belgeler ve yayımlanmış kaynaklara dayanmaktadır.
Finansman: Yüklenen PDF'nin görünür metninde ayrı bir finansman beyanı tespit edilmemiştir.
Çıkar çatışması: Yüklenen PDF'nin görünür metninde ayrı bir çıkar çatışması beyanı tespit edilmemiştir.
Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir