Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Ekonomi / Endeksifikasyon ve Yeniden Kablolanmış Piyasalar: Pasif Sermaye Akımları, Yapısal Alım Talebi ve Değişen Çeşitlendirme Mantığı
Ekonomi

Endeksifikasyon ve Yeniden Kablolanmış Piyasalar: Pasif Sermaye Akımları, Yapısal Alım Talebi ve Değişen Çeşitlendirme Mantığı

Endeksifikasyon (indexification), Matthew Pompeo’nun fiyat duyarlılığı düşük pasif yatırım araçlarının piyasa içindeki ağırlığı yeterince büyüdüğünde sermayenin yalnız kim tarafından tutulduğunu değil, fiyat oluşumunu ve piyasa geri besleme yapısını da değiştirebileceğini anlatmak için kullandığı yapısal piyasa kavramıdır.

16/10/2026  Veri Anla  220 görüntüleme
Endeksifikasyon ve Yeniden Kablolanmış Piyasalar: Pasif Sermaye Akımları, Yapısal Alım Talebi ve Değişen Çeşitlendirme Mantığı

Endeksifikasyon (indexification), Matthew Pompeo’nun fiyat duyarlılığı düşük pasif yatırım araçlarının piyasa içindeki ağırlığı yeterince büyüdüğünde sermayenin yalnız kim tarafından tutulduğunu değil, fiyat oluşumunu ve piyasa geri besleme yapısını da değiştirebileceğini anlatmak için kullandığı yapısal piyasa kavramıdır. Çalışma yeni bir nedensel ekonometrik test yürütmek yerine pasif fon büyümesini, inelastic markets hipotezini, karmaşık adaptif sistem düşüncesini, Active Share literatürünü, 60/40 portföy rejimini, S4 satış becerisi yaklaşımını ve momentum/trend-following bulgularını tek bir piyasa-mimarisi açıklaması altında birleştirmektedir. Yazarın merkezi savı, fiyatı karar girdisi olarak kullanmadan düzenli biçimde endeks satın alan sermayenin güçlü bir “yapısal alım” oluşturabileceği ve bunun trendleri uzatarak value, mean reversion, yüksek Active Share ve endeks dışı çeşitlendirme gibi eski yatırım kurallarının göreli performansını değiştirmiş olabileceğidir.

Makale yaklaşık 2009’u önemli bir rejim geçişi olarak yorumlar. Bu dönem, küresel finans krizinden sonra yüksek likiditenin sürdüğü, tanımlı katkı emeklilik planlarının ve otomatik katkıların büyüdüğü, pasif sahipliğin hızlı biçimde arttığı bir döneme denk gelmektedir. Kaynağın Şekil 2’sinde pasif ABD hisse fonlarının toplam fon varlıkları içindeki payının 1995–2025 boyunca yükseldiği ve yaklaşık 2019’da %50 sınırını geçtiği gösterilmektedir. Yazar, bu yapısal akımın yalnız endeks yatırımlarını büyütmediğini; fiyat-duyarlı yatırımcıların dengeleyici etkisine kıyasla fiyat-duyarsız sermayenin payını artırarak piyasanın geri besleme mimarisini değiştirdiğini ileri sürmektedir.

Bununla birlikte çalışma, “endeksifikasyon bütün bu piyasa davranışlarının kanıtlanmış tek nedenidir” sonucunu desteklemez. Makalede yeni bir causal identification tasarımı, regresyon modeli, kontrollü karşılaştırma veya ham veri seti analizi sunulmamaktadır. Bazı kanıtlar yayımlanmış akademik araştırmalara, bazıları yatırım kuruluşlarının araştırma notlarına, bazıları ise henüz yayımlanmamış S4 metodolojisine dayanmaktadır. Bu nedenle çalışma en doğru biçimde, gözlenen çeşitli piyasa anomalilerini ortak bir yapısal mekanizmayla açıklamaya çalışan kavramsal bir finans çalışma kâğıdı olarak okunmalıdır.

Problemin çıkış noktası: Neden eski kurallar son yıllarda zayıflamış olabilir?

Portföy teorisinin uzun dönemli temel varsayımlarından biri, farklı ekonomik risklere maruz kalan varlıkların birlikte tutulmasının portföy riskini azaltabilmesidir. Value yatırımının pahalı ve ucuz varlıklar arasında fiyat disiplini sağlaması, mean reversion stratejilerinin aşırı fiyat hareketlerinden sonra ters yöndeki düzeltmeleri yakalaması ve aktif yöneticilerin benchmarktan bilinçli biçimde saparak alpha araması da fiyatların temel değer ve risk bilgisine tepki verdiği piyasa düzenine dayanır.

Pompeo’nun sorusu şudur: Piyasa sahipliği giderek daha büyük ölçüde fiyatı dikkate almadan düzenli biçimde endeksi satın alan araçlara geçtiyse, bu davranışlar aynı sonuçları üretmeye devam eder mi?

Çalışma, fiyat duyarlı aktif yatırımcıların fiyat yükseldikçe daha az, düştükçe daha fazla alma eğiliminin dengeleyici geri besleme oluşturduğunu; pasif aracın ise endeks bileşenlerini endeksteki ağırlıklarına göre satın aldığını ve fiyatı temel bir karar girdisi olarak kullanmadığını savunur. Bu ikinci davranış yeterince büyük ölçeğe ulaştığında geri besleme yapısının değişebileceği öne sürülmektedir.

Endeksifikasyon Nedir?

Endeksifikasyon, kaynak çalışmada pasif yatırımın yalnız büyümesi değil, fiyat duyarlılığı düşük endeks sermayesinin yeterince büyük piyasa payına ulaşması sonucunda sermaye akımlarının fiyat oluşumu ve getiri dinamikleri üzerinde yapısal bir geri besleme yaratması olarak tanımlanan kavramdır.

Pasif yatırım ile endeksifikasyon arasındaki fark

“Pasif yatırım büyüyor” ifadesi bir sahiplik veya fon akımı gözlemidir. “Endeksifikasyon” ise bundan daha güçlü bir iddiadır: pasif akımlar yeterince büyük olduğunda aktif ve pasif yatırımcıların bir arada oluşturduğu piyasa denge mekanizmasının değiştiğini ileri sürer.

Bu nedenle kaynakta iki ayrı seviye vardır:

  • Gözlenen yapısal değişim: pasif fonların piyasa içindeki payının uzun dönemde artması.
  • Yazarın mekanizma yorumu: bu artışın trendleri, mean reversion’ı, aktif yönetim performansını ve çeşitlendirmenin fırsat maliyetini değiştirmiş olması.

Inelastic Markets Hypothesis neden kullanılıyor?

Kaynak, Gabaix ve Koijen’in inelastic markets yaklaşımını endeksifikasyon tezinin temel mekanik dayanaklarından biri olarak kullanmaktadır. Makalede aktarılan yaklaşık büyüklüğe göre pasif araçlara yönelen 1 dolarlık akım yaklaşık 5 dolarlık piyasa değeri hareketiyle ilişkilendirilmektedir.

Bu sayı Pompeo’nun yeni tahmini değildir; kaynak çalışma bu sonucu Gabaix ve Koijen’in araştırmasına dayandırmaktadır. Verianla açısından önemli olan sayıdan çok mekanizmadır: piyasanın talep esnekliği düşükse küçük net sermaye akımları fiyatlar üzerinde akım miktarından daha büyük etkiler üretebilir.

Fiyat-duyarlı ve fiyat-duyarsız sermaye

Çalışmanın teorik ayrımı iki yatırımcı davranışı arasında kuruludur. Fiyat-duyarlı yatırımcı değerleme değiştikçe kararını değiştirebilir. Bir hisse çok pahalı hale geldiğinde talebini azaltabilir; ucuzladığında artırabilir. Böyle bir davranış negatif geri besleme oluşturabilir.

Pasif endeks aracının temel göreviyse belirli endeks ağırlıklarını izlemektir. Aracın satın alma kararının amacı şirketin ucuz veya pahalı olduğunu belirlemek değildir. Kaynağın kullandığı “price-insensitive” ifadesi bu ayrımı anlatmaktadır.

Yazar, fiyat-duyarsız sermayenin piyasa içindeki payı arttığında fiyatların yükselmesine karşı normalde oluşabilecek dengeleyici satışın görece zayıflayabileceğini ve trendlerin daha uzun sürebileceğini öne sürer.

Şekil 1: ABD M2 para arzının rolü

Kaynağın ikinci sayfasındaki Şekil 1, ABD M2 para arzının 2000–2025 dönemindeki gelişimini göstermektedir. Grafikte özellikle 2008 Küresel Finans Krizi ve 2020 COVID dönemi sonrasında iki büyük yükseliş vurgulanır.

Yazar yüksek likiditeyi endeksifikasyonun tek nedeni olarak sunmaz. Likidite, tanımlı katkı emeklilik planları, otomatik yatırım ve pasif fon büyümesiyle birlikte çalışan destekleyici bir çevresel faktör olarak ele alınmaktadır.

Bu grafikten “M2 arttığı için endeksifikasyon oluştu” biçiminde tek değişkenli nedensel sonuç çıkarılamaz. Makale böyle bir ekonometrik ilişki tahmin etmemektedir.

Şekil 2: Pasif ve aktif fon varlıklarının değişimi

Kaynağın üçüncü sayfasındaki Şekil 2, ABD hisse fonu varlıklarının aktif ve pasif araçlar arasındaki yaklaşık dağılımını 1995–2025 boyunca göstermektedir. Grafik ICI ve Morningstar tahminlerine dayandırılmıştır.

Pasif pay zaman içinde yükselmekte ve kaynak grafiğinde yaklaşık 2019’da %50 eşiğini geçmektedir. Bu görsel, çalışmanın en doğrudan yapısal veri kanıtıdır: piyasanın yatırım aracı bileşiminin birkaç on yıl içinde ciddi biçimde değiştiğini göstermektedir.

Ancak grafiğin üzerinde işaretlenen 2009 “Active Share sign flip” notu dikkatli okunmalıdır. Grafiğin dikey ekseni fon varlıklarının aktif/pasif payıdır; Active Share’ın gelecekteki fon getirileriyle ilişkisinin işareti ayrı bir akademik literatür konusudur. İki olgu kaynakta aynı yapısal hikâyenin parçaları olarak birleştirilmiş olsa da aynı ölçüm değildir.

Pasif Fon Akımları Momentum Dinamiklerini Nasıl Değiştirebilir?

Kaynağın önerdiği mekanizmada düzenli ve fiyat-duyarsız pasif alımlar, yükselen endeks bileşenlerine devam eden bir yapısal talep oluşturur; fiyat-duyarlı karşı akım yeterince güçlü değilse yükseliş trendleri daha uzun sürebilir, geri çekilmeler daha sığ kalabilir ve eski simetrik mean-reversion eşikleri daha az etkili hale gelebilir.

Şekil 3: Eski ve yeni alım-satım zamanlaması

Beşinci sayfadaki Şekil 3, bu mekanizmayı kavramsal iki getiri dağılımıyla anlatmaktadır. “Eski model” daha simetrik bir dağılım olarak, “yeni model” ise sağa kaymış ve daha uzun pozitif kuyruğa sahip bir dağılım olarak gösterilir.

Yazarın yorumu şöyledir:

  • Yapısal alım geri çekilmeleri daha sığ ve daha az sık hale getirirse alış eşiği sola kaymak zorunda kalabilir.
  • Momentum trendleri daha uzun devam ediyorsa satış eşiği sağa kayabilir.
  • Böylece eski simetrik al/sat kuralları yerine daha geniş ve asimetrik eşikler gerekebilir.

Bu şekil tarihsel getiri verisine fit edilmiş tahmini bir dağılım değildir. Kaynak ortalama, varyans, skewness veya başka bir parametre tahmini vermemektedir. Şekil, yazarın yapısal mekanizma hipotezini anlatan kavramsal görselleştirmedir.

Value ve mean reversion neden baskı görebilir?

Value yatırımının temel mantığı, fiyat ile temel değer arasında oluşan farkların gelecekte daralmasıdır. Mean reversion ise aşırı fiyat hareketlerinin bir kısmının tersine dönmesini bekler.

Endeksifikasyon tezi doğruysa yapısal alım bu geri dönüş sürecini geciktirebilir. Pahalı varlık “çok pahalı” diye pasif endeks tarafından satılmaz; endeks ağırlığı ve yatırımcı akımı sürdükçe talep devam edebilir. Böyle bir ortamda doğru yönlü bir değerleme görüşü bile uzun süre göreli performans kaybı yaşayabilir.

Bu, value veya mean reversion’ın matematiksel olarak geçersiz hale geldiği anlamına gelmez. Makalenin tezi, piyasa altyapısının bu stratejilerin zamanlama maliyetini ve benchmarka göre performansını değiştirebileceğidir.

“Free lunch counter closed” ne anlama geliyor?

Kaynak çeşitlendirme matematiğinin ortadan kalktığını savunmamaktadır. Düşük korelasyonlu varlıkları bir araya getirmek portföy varyansını hâlâ azaltabilir.

Yazarın iddiası fırsat maliyetiyle ilgilidir: endeks yapısal bir pozitif akım alırken portföyü endeks dışına çeşitlendirmek, risk azaltıcı fayda sunsa bile güçlü endeks trendinin bir kısmından vazgeçmek anlamına gelebilir. Dolayısıyla “bedava öğle yemeği” matematiksel olarak değil, benchmark-relative performans açısından pahalı hale gelmiştir.

60/40 portföy neden rejim göstergesi olarak kullanılıyor?

Kaynak, klasik 60/40 portföyünü %60 hisse ve %40 tahvil kombinasyonu olarak ele alır. Portföyün uzun dönemli başarısının önemli bir bölümü hisse ve tahvil getirileri arasındaki düşük veya negatif korelasyona dayanmıştır.

Çalışmada aktarılan ikincil kaynaklara göre 1982–2021 döneminde 60/40 portföy yaklaşık %10,8 yıllık getiri sağlamış ve saf hisse portföyünden yaklaşık üçte bir daha düşük volatilite taşımıştır.

2022’de enflasyonun yükselmesi ve faizlerin hızlı biçimde artırılması sırasında hem hisse hem tahvil fiyatları düşmüş; kaynak 60/40 portföy için yaklaşık -%17,5 yıllık sonuç aktarmıştır. Yazar bu gelişmeyi klasik hisse-tahvil çeşitlendirmesinin her makro rejimde aynı şekilde çalışmayacağının göstergesi olarak yorumlamaktadır.

2022, Çeşitlendirmenin Başarısız Olduğunu mu Gösterdi?

Hayır. Kaynağın yorumu çeşitlendirmenin matematiksel ilkesinin başarısız olduğu değil, hisse ve tahvil korelasyonunun rejime bağlı olduğu ve yalnız bu iki varlık sınıfına dayanan 60/40 portföyün her makroekonomik ortamda “gerçek bağımsız risk kaynakları” sunmadığı yönündedir.

Hisse-tahvil korelasyonu neden değişebilir?

Kaynak 1982–2021 dönemindeki güçlü 60/40 performansını düşen enflasyon, düşen faizler ve merkez bankası güvenilirliğinin hâkim olduğu belirli bir makro rejimle ilişkilendirmektedir.

Enflasyon şoku sırasında merkez bankası hem tahvil değerlemelerini hem hisse iskonto oranlarını aynı yönde etkileyebilir. Böyle bir ortamda iki varlık sınıfının daha önce negatif olan korelasyonu pozitif hale gelebilir.

Çalışmada aktarılan State Street değerlerine göre hisse–tahvil korelasyonu GFC sonrasındaki yaklaşık on yılda ortalama -0,37 iken 2022 sonrasındaki üç yıllık dönemde yaklaşık +0,41 olmuştur.

“Gerçek çeşitlendirme” kaynakta nasıl tanımlanıyor?

Yazar, yalnız hisse ve tahvil kombinasyonunun ötesine geçilmesini savunmakta; hard assets, yabancı para birimleri, uluslararası piyasalar, real assets ve belirli managed-futures/trend-following yapılarının farklı risk kaynakları taşıyabileceğini öne sürmektedir.

Burada kritik nokta “endekste olmayan her şey koruyucudur” değildir. Kaynak, portföyün pasif ABD büyük ölçekli hisse senedi yapısal akımından farklı ekonomik mekanizmalara maruz kalan varlıklar taşıması gerektiğini savunmaktadır.

1/N çeşitlendirme neden tartışılıyor?

Kaynak DeMiguel, Garlappi ve Uppal’ın 2009 çalışmasını kullanarak basit eşit ağırlıklı tahsisin bazı karmaşık optimizasyon yaklaşımlarını örneklem dışında aşabildiğini hatırlatır.

Pompeo bunu endeksifikasyon bağlamında, model hassasiyetinden ziyade risk kaynaklarının genişliğinin önemli olabileceği argümanıyla ilişkilendirmektedir. Ancak bu yorum, DeMiguel ve arkadaşlarının çalışmasının doğrudan “endeksifikasyon” mekanizmasını test ettiği anlamına gelmez; kaynak iki ayrı literatürü kendi kavramsal çerçevesinde bir araya getirmektedir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Bu çalışma hangi bilimsel yöntemi kullanıyor?

Çalışma özgün bir mikro veri ekonometrisi, randomize deney, yeni portföy backtest’i veya yapısal model tahmini sunmamaktadır. Yöntem daha çok kavramsal sentez ve mekanizma kurma niteliğindedir.

Yazar:

  1. Pasif yatırım payındaki uzun dönemli yükselişi gösteren fon varlığı verilerini kullanır.
  2. ABD para arzındaki uzun dönemli değişimi makro likidite arka planı olarak sunar.
  3. Inelastic Markets Hypothesis gibi mevcut akademik araştırmaları mekanik dayanak olarak kullanır.
  4. Active Share ve momentum literatürünü piyasa rejiminin değişmiş olabileceğine ilişkin belirtiler olarak birleştirir.
  5. S4 Selling Skill Score yaklaşımını satış kararlarının göreli değerinin değişmesine ilişkin ikinci bir belirti olarak kullanır.
  6. 2022 hisse–tahvil ortak düşüşünü rejim değişiminin önemli bir gözlemi olarak değerlendirir.
  7. Enflasyon, jeopolitik risk, demografi ve likidite şoklarını olası “short-circuit” mekanizmaları olarak tartışır.

Şekil 1 — M2 Money Supply

ÖğeKaynakta verilen bilgiBilimsel rolYorum sınırı
Dönem2000–2025Uzun dönem likidite arka planıEndeksifikasyon için doğrudan nedensel test değildir.
Vurgulanan olaylar2008 GFC ve 2020 COVIDİki büyük para arzı genişlemesini göstermekM2 ile pasif fon payı arasında regresyon verilmemektedir.
KaynakFederal Reserve H.6 ReleaseMakro parasal veriPDF ham gözlem tablosunu yayımlamamaktadır.

Şekil 2 — Passive vs. Active Share

ÖğeKaynakta verilen bilgiBilimsel rol
Dönem1995–2025Pasif fon sahipliğinin uzun dönem yükselişini göstermek
Yaklaşık kritik tarih2019Pasif payın %50 eşiğini geçtiği nokta
Veri kaynağıICI ve Morningstar tahminleriAktif/pasif ABD hisse fonu varlık payları
2009 notuActive Share sign flipYazarın ayrı literatür bulgusuyla ilişkilendirdiği rejim işareti

Active Share ne gösteriyor?

Active Share, aktif bir fonun portföy ağırlıklarının benchmark endeks ağırlıklarından ne kadar farklı olduğunu ölçen bir metriktir. Cremers ve Petajisto’nun 2009 çalışması yüksek Active Share ile daha iyi performans arasında olumlu ilişki raporlamıştır.

Kaynak daha sonraki literatüre dayanarak bu ilişkinin zayıfladığını veya işaret değiştirdiğini savunur. Frazzini, Friedman ve Pomorski’nin 2016 çalışması benchmarklar kontrol edildiğinde Active Share’ın fon getirileri için öngörü gücünü desteklememiş; kaynak ayrıca 2010–2015’i kapsayan BlackRock out-of-sample analizinin faktör yükleri kontrol edildiğinde negatif ilişki bulduğunu aktarmaktadır.

Active Share’daki değişim endeksifikasyonu kanıtlıyor mu?

Tek başına hayır. Active Share literatüründeki zamanla değişen performans ilişkisi endeksifikasyon teziyle uyumludur, ancak çalışma pasif sahiplik değişiminin Active Share performans katsayısını nedensel olarak değiştirdiğini doğrudan tahmin eden bir ekonometrik tasarım sunmamaktadır.

S4 Selling Skill Score nedir?

S4 Selling Skill Score, kaynakta aktif fon yöneticilerinin sattıkları menkul kıymetlerin daha sonra elde tutulan menkul kıymetlere göre nasıl performans gösterdiğini değerlendirerek satış kararlarının değer yaratıp yaratmadığını ölçmek üzere kullanılan bir çerçeve olarak tanımlanmaktadır.

Yüksek S4, satılan menkul kıymetlerin daha sonra elde tutulanlardan daha zayıf performans göstermesiyle tutarlı bir “iyi satış” kararını ifade eder. Negatif S4 ise yöneticinin sattığı varlığı elde tutmasının daha iyi olabileceği durumları temsil eder.

S4 kanıtının önemli doğrulama sınırı

Kaynak, yaklaşık 2019’dan sonra aktif yöneticilerin satışlarının çoğunun performansı azalttığını ve 2022’de iyi satış becerisinin özellikle büyüme fonlarında yeniden değer kazandığını belirtmektedir.

Ancak bu makale S4 analizi için örneklem büyüklüğü, model, veri kaynağı, hesaplama denklemi, standart hata veya test istatistiği sunmamaktadır. Metnin kendisi metodoloji atfını “citation pending publication” olarak işaretlemekte ve kaynakçada S4 referansı hâlâ doğrulanacak bir kayıt şeklinde bırakılmaktadır.

Dolayısıyla S4, makalenin kavramsal argümanında önemli bir unsur olmakla birlikte bu PDF içinden bağımsız olarak yeniden üretilebilen ampirik sonuç değildir.

Şekil 4 — Active Insulation ve rejim değişimi

Kaynak Şekil 4’te yatay ekseni düşükten yükseğe “active insulation”, dikey ekseni benchmarka göre portföy sonucu olarak düzenlemektedir. İki kavramsal rejim çizgisi vardır.

RejimKaynakta gösterilen eğimYazarın yorumu
Endeksifikasyon sürerkenNegatifPasif konsensüsten sapmak göreli performansa maliyet yaratır.
Short-circuit sonrasıPozitifAynı sapma koruma veya göreli avantaj sağlayabilir.

“Active insulation” kaynakta tek bir standart finansal metrik değildir. S4 satış becerisi, Active Share, varlık sınıfı çeşitlendirmesi ve non-equity trend following gibi farklı araçları aynı kavramsal eksende bir araya getiren yazar yapısıdır.

Bu nedenle Şekil 4 gerçek veriyle tahmin edilmiş bir slope katsayısı olarak yorumlanmamalıdır.

Endeksifikasyonu hangi olaylar “kısa devreye” sokabilir?

Kaynak kesin tarih tahmini yapmamakta ve zamanlamanın belirsiz olduğunu açıkça belirtmektedir. Dört temel mekanizma tartışılmaktadır:

MekanizmaKaynakta önerilen kanalDurum
EnflasyonFaiz politikasını kısıtlayabilir ve yüksek değerlemeleri baskılayabilir.Senaryo / yazar yorumu
Jeopolitik riskRiskten kaçışı ve hisse dışı varlıklara yönelimi artırabilir.Dış literatürle desteklenen senaryo
Demografik geçiş401(k) birikim döneminden dağıtım dönemine geçiş otomatik net katkıları azaltabilir.Yapısal hipotez
Likidite / duygu şokuFiyat-duyarsız yukarı yönlü akımın zayıflaması veya tersine dönmesi trend geri beslemesini değiştirebilir.Kavramsal mekanizma

Jeopolitik risk tartışması

Kaynak, Caldara ve Iacoviello’nun Geopolitical Risk (GPR) endeksini ve 2026 tarihli Kaminski–Zhao araştırmasını kullanarak yüksek jeopolitik risk dönemlerinde farklı varlık sınıflarının farklı davranabildiğini belirtmektedir.

Makalenin aktardığı Kaminski–Zhao sonucuna göre 2000 sonrasında GPR’nin en güçlü arttığı yirmi ayda hisse senetleri ortalamada düşerken enerji ve ABD doları yükselmiştir. Bu sonuç kaynakta, endeks dışı risk kaynaklarının belirli stres rejimlerinde çeşitlendirme sağlayabileceği tezine destek olarak kullanılmaktadır.

Managed futures ve trend following

Kaynak bütün CTA veya managed-futures stratejilerini aynı kabul etmemektedir. Hisse tarafında net uzun pozisyon taşıyan bir trend-following programı yükseliş sırasında endeksifikasyon akımına katılabilir.

Yazarın “yalıtım” açısından daha güçlü gördüğü yapı, hisse uzun pozisyonuna düşük bağımlı olan ve emtia, döviz ve sabit getirili piyasalar gibi farklı varlık sınıflarında yön değiştirebilen cross-asset trend-following programlarıdır.

Bununla birlikte çalışma belirli bir CTA programını yeni veriyle backtest etmemektedir. Bu bölüm mevcut managed-futures literatürünün kavramsal çerçeveye uygulanmasıdır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • ABD hisse fonu varlıklarında pasif yatırımın payı 1995–2025 döneminde güçlü biçimde yükselmiş ve kaynak grafiğinde yaklaşık 2019’da %50 eşiğini geçmiştir.
  • Fiyat-duyarlılığı düşük sermaye akımlarının fiyat etkisi yaratabileceği fikri mevcut inelastic markets literatürüyle uyumludur.
  • Active Share’ın fon performansını öngörme ilişkisi literatürün farklı dönemlerinde aynı kalmamıştır.
  • 2022, hisse ve tahvil fiyatlarının aynı yönde düşebildiğini ve 60/40 çeşitlendirmesinin rejime bağlı olabileceğini açık biçimde göstermiştir.
  • Kaynak farklı pasif-konsensüs dışı yaklaşımları “active insulation” ortak kavramı altında toplamaktadır.
  • Endeksifikasyonun gelecekte zayıflayabileceği mekanizmalar kavramsal olarak tanımlanmıştır.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Pasif yatırımın value, mean reversion veya Active Share başarısızlığının tek nedensel kaynağı olduğu kanıtlanmamıştır.
  • 2009 yılı ekonometrik olarak tahmin edilmiş kesin bir yapısal kırılma tarihi değildir.
  • Şekil 3’teki getiri dağılımları ölçülmüş parametrelerle fit edilmiş ampirik dağılımlar değildir.
  • Şekil 4’teki iki eğim regresyon katsayısı değildir.
  • S4 sonuçları bu PDF içinde yeniden üretilebilir veri ve yöntem ayrıntısıyla sunulmamaktadır.
  • Endeksifikasyonun ne zaman kısa devre yapacağı tahmin edilmemektedir.
  • Endeks dışındaki her varlığın krizlerde mutlaka koruma sağlayacağı gösterilmemiştir.
  • Belirli bir managed-futures veya aktif yönetim ürününün gelecekte üstün getiri sağlayacağı kanıtlanmamıştır.
  • Çalışma bireysel yatırımcı için alım, satım veya portföy tahsis tavsiyesi değildir.

Çalışmanın güçlü yanı

Çalışmanın güçlü tarafı normalde ayrı ayrı tartışılan birkaç piyasa olgusunu aynı geri besleme mimarisi altında düşünmeye zorlamasıdır. Pasif fon payı, price-insensitive demand, momentum, Active Share, satış becerisi, 60/40 korelasyonu ve alternatif çeşitlendirme araçları birbirinden kopuk başlıklar yerine ortak bir piyasa rejimi hipotezi içinde ele alınmaktadır.

Çalışmanın temel bilimsel sınırlılığı

En önemli sınırlılık, ortak mekanizmanın özgün veri üzerinde nedensel olarak sınanmamasıdır. Makale aynı veri setinde pasif sahiplik oranını, gelecekteki momentum katsayılarını, Active Share performansını, S4 değerlerini ve varlık sınıfı korelasyonlarını birlikte modellememektedir.

Dolayısıyla “indexification” şu aşamada birçok gözleme açıklayıcı bütünlük kazandıran bir hipotezdir; bu makale tek başına mekanizmanın büyüklüğünü veya nedensel payını belirlemez.

Kaynak ve Yöntem Notu

Tam özgün başlık: INDEXIFICATION: Re-Wired Markets: Why the Old Rules Have Not Applied Lately.

Yazar: Matthew Pompeo.

PDF’deki görev ve kurum: Portfolio Manager, MQP Properties.

SSRN metadata afiliyasyonu: Kurumsal afiliyasyon belirtilmemiştir.

Kaynak türü: Working paper / preprint.

Date Written: 7 Haziran 2026.

SSRN gönderim tarihi: 29 Haziran 2026.

SSRN abstract numarası: 6895138.

DOI: 10.2139/ssrn.6895138.

Platform: SSRN.

Dergi: PDF veya doğrulanmış SSRN kaydında hakemli dergi yayını belirtilmemektedir.

Hakemlik durumu: Hakemli dergi makalesi olarak doğrulanmamıştır; çalışma kâğıdı olarak sunulmalıdır.

Lisans: SSRN kaydı “All rights reserved. No reuse allowed without permission” bilgisini vermektedir. Açık Creative Commons lisansı doğrulanmamıştır.

Araştırma tasarımı: Kavramsal finans/mikroyapı sentezi; yeni bir kontrollü deney, yeni bir nedensel ekonometrik model veya tekil özgün backtest veri seti değildir.

Ana kavram: Endeksifikasyon — price-insensitive passive ownership büyümesinin piyasa geneli geri besleme yapısında değişim yaratabileceği hipotezi.

Teorik dayanaklar: Complex adaptive systems yaklaşımı; Inelastic Markets Hypothesis; portföy çeşitlendirme teorisi; momentum ve Active Share literatürü.

Şekil 1: ABD M2 para arzı, 2000–2025; kaynak Federal Reserve H.6 Release.

Şekil 2: ABD hisse fonlarında pasif ve aktif varlık payları, 1995–2025; ICI/Morningstar tahminleri.

Şekil 3: Pasif/401(k) yapısal alımının getiri dağılımı ve alım-satım eşiklerini değiştirebileceğine ilişkin kavramsal eski-yeni model karşılaştırması.

Şekil 4: Endeksifikasyon rejimi ile olası post-short-circuit rejiminde aktif “yalıtım” ve benchmark-relative sonuç arasındaki ilişkinin işaret değiştirebileceğini gösteren kavramsal şema.

60/40 için kaynakta aktarılan uzun dönem sonuç: 1982–2021 arasında yaklaşık %10,8 yıllık getiri ve saf hisse portföyüne kıyasla yaklaşık üçte bir daha düşük volatilite.

2022 için kaynakta aktarılan 60/40 sonuç: Yaklaşık -%17,5.

Kaynakta aktarılan hisse–tahvil korelasyonu: GFC sonrası yaklaşık on yılda ortalama -0,37; 2022 sonrasındaki üç yılda yaklaşık +0,41.

Active Share kanıtı: Kaynak Cremers–Petajisto, Frazzini–Friedman–Pomorski ve bir BlackRock out-of-sample analizini aynı rejim anlatısında birleştirmektedir.

S4 kanıtı: Selling Skill Score, aktif yöneticinin satış kararının sonraki göreli performansını değerlendiren bir çerçeve olarak tanımlanmaktadır; ancak bu PDF’de metodolojik kaynak hâlâ “citation pending publication” durumundadır.

Önemli bibliyografik eksik: Richard Brennan’ın iki eseri kaynakçada “[Publisher TBC]” biçimindedir; Michael Green için belirli yayın “[specific paper TBC]” olarak bırakılmıştır; S4 metodolojisi için de doğrulanmamış placeholder bulunmaktadır.

Önemli yöntemsel sınır: “Indexification” mekanizmasının büyüklüğünü nedensel olarak tahmin eden özgün regresyon veya yapısal model raporlanmamaktadır.

Önemli görsel sınır: Şekil 3 ve Şekil 4 açıklayıcı/kavramsal figürlerdir; ampirik olarak tahmin edilmiş eğri veya katsayı gibi kullanılmamalıdır.

Finansman: PDF’de finansman bildirimi raporlanmamıştır.

Çıkar çatışması: PDF’de ayrı çıkar çatışması bildirimi raporlanmamıştır.

Veri erişilebilirliği: PDF’de ayrı veri repository veya reproducibility paketi bildirilmemektedir.

CRediT / yazar katkıları: Tek yazarlı çalışma için ayrı CRediT bildirimi raporlanmamıştır.

JEL sınıflandırması: G11, G12, G14, G23.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir