Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sağlık Bilimleri / Tıp Araştırmaları / Hastaneye Yatırılan Tip 1 ve Tip 2 Diyabetli Hastalarda İdrar Yolu Enfeksiyonu ve Pnömoninin Klinik Sonuçları
Tıp Araştırmaları

Hastaneye Yatırılan Tip 1 ve Tip 2 Diyabetli Hastalarda İdrar Yolu Enfeksiyonu ve Pnömoninin Klinik Sonuçları

Bu retrospektif kohort çalışması, idrar yolu enfeksiyonu (urinary tract infection; UTI) veya pnömoni nedeniyle hastaneye yatırılan erişkinlerde tip 1 diyabetin (T1D), tip 2 diyabetin (T2D) ve belgelenmiş diyabet bulunmamasının hastane içi metabolik komplikasyonlar ve 30 günlük mortaliteyle ilişkisini karşılaştırmıştır.

22/10/2026  Veri Anla  183 görüntüleme
Hastaneye Yatırılan Tip 1 ve Tip 2 Diyabetli Hastalarda İdrar Yolu Enfeksiyonu ve Pnömoninin Klinik Sonuçları

Bu retrospektif kohort çalışması, idrar yolu enfeksiyonu (urinary tract infection; UTI) veya pnömoni nedeniyle hastaneye yatırılan erişkinlerde tip 1 diyabetin (T1D), tip 2 diyabetin (T2D) ve belgelenmiş diyabet bulunmamasının hastane içi metabolik komplikasyonlar ve 30 günlük mortaliteyle ilişkisini karşılaştırmıştır. Araştırma, 2018–2026 arasında üçüncü basamak bir tıp merkezinin elektronik sağlık kayıtlarından 22.475 UTI ve 32.703 pnömoni yatışını değerlendirmiştir. T1D yatışları diğer gruplardan belirgin biçimde daha genç bireyleri içermekle birlikte hem hipoglisemi hem hiperglisemi açısından en yüksek metabolik instabiliteyi göstermiştir. Yaş, cinsiyet, beden kitle indeksi (BMI), Charlson Komorbidite İndeksi (CCI) ve Modified Early Warning Score (MEWS) için düzeltme yapıldığında T1D, UTI veya pnömonide 30 günlük mortaliteyle bağımsız ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki göstermemiştir.

UTI nedeniyle yatırılan T1D grubunda hipoglisemi oranı %41,2, hiperglisemi oranı %88,6 ve yoğun bakım ünitesine (ICU) transfer oranı %10,0'dır. Aynı sonuçlar T2D grubunda sırasıyla %19,6, %78,4 ve %3,5'tir. Pnömonide T1D grubunda hipoglisemi %19,7 ve hiperglisemi %72,6 ile yine en yüksek düzeydedir. Buna rağmen T1D'nin düzeltilmiş 30 günlük mortalite olasılığı UTI'de OR 0,81 (%95 güven aralığı 0,55–1,23; p=0,330), pnömonide OR 0,76 (%95 güven aralığı 0,34–1,45; p=0,340) olarak bulunmuş ve istatistiksel anlamlılık göstermemiştir. Çalışma gözlemsel olduğundan bu sonuçlar diyabet tipinin mortalite üzerinde koruyucu veya nedensel bir etkisini kanıtlamaz.

Diyabet, enfeksiyona yatkınlık ve enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatış riskinin artmasıyla ilişkilidir. Ancak bir kişinin hastaneye yatacak kadar enfeksiyon geliştirme riski ile hastaneye yattıktan sonraki kısa dönem klinik seyri aynı bilimsel soru değildir. Bu çalışmanın temel problemi de bu ayrımdır: T1D veya T2D, UTI ya da pnömoni nedeniyle zaten hastaneye yatırılmış hastalarda 30 günlük mortaliteyi bağımsız olarak değiştiriyor mu; yoksa diyabet tipleri esas olarak glisemik kontrolün zorluğunu ve hastane içindeki yönetim yoğunluğunu mu etkiliyor?

T1D, pankreatik β-hücrelerin otoimmün yıkımı sonucunda mutlak insülin yetersizliğiyle karakterize bir diyabet biçimidir. T2D ise insülin direnci, değişen insülin salgısı ve kronik metabolik bozukluklarla karakterizedir. Akut enfeksiyon sırasında besin alımının değişmesi, stres hormonlarının artması, insülin gereksiniminin hızla değişmesi ve tedavinin yeniden ayarlanması özellikle T1D'de kan glukozunun hem düşük hem de yüksek uçlara kaymasını kolaylaştırabilir. Çalışmada “metabolik instabilite” kavramı bu bağlamda hipoglisemi, hiperglisemi ve hiperozmolar hiperglisemi gibi hastane içi glisemik komplikasyonların dağılımıyla görünür hale gelmektedir.

Hipoglisemi ve hiperglisemi nasıl tanımlandı?

Çalışmada hipoglisemi kan glukozunun <70 mg/dL olması, hiperglisemi ise kan glukozunun >180 mg/dL olması şeklinde tanımlanmıştır. Bu eşikler hastane seyri boyunca metabolik komplikasyonların grup bazında karşılaştırılmasında kullanılmıştır. Hiperozmolar hiperglisemi ayrıca ayrı bir klinik sonuç olarak değerlendirilmiştir.

Hastalık şiddeti nasıl dikkate alındı?

Akut hastalık şiddetinin başlangıç düzeyi Modified Early Warning Score (MEWS) ile değerlendirilmiştir. MEWS; sistolik kan basıncı, kalp hızı, solunum hızı, vücut sıcaklığı ve bilinç düzeyi gibi rutin fizyolojik ölçümlerden oluşan bir klinik risk sınıflandırma aracıdır. Daha yüksek MEWS daha fazla fizyolojik bozulma ve klinik kötüleşme riskini ifade eder. Komorbidite yükü ise Charlson Comorbidity Index (CCI) ile temsil edilmiştir.

Yoğun bakım transferi hastalık şiddetiyle aynı şey değildir

Kaynak, ICU transferinin şok veya genel hastalık şiddetinin doğrudan vekili olarak yorumlanmaması gerektiğini özellikle belirtmektedir. Bazı şok hastaları dahiliye içindeki ara bakım birimlerinde yönetilmiş, bazı T1D hastalarında ise sık glukoz ölçümü, insülin titrasyonu, hipoglisemi ve ketoasidoz izlemi gibi daha yoğun bakım gereksinimleri ICU transfer kararını etkileyebilmiş olabilir. Dolayısıyla ICU kullanımı hem fizyolojik şiddeti hem de bakım iş yükünü yansıtabilir.

Tip 1 Diyabet UTI veya Pnömonide 30 Günlük Mortalitenin Bağımsız Nedeni miydi?

Hayır. Yaş, cinsiyet, BMI, CCI ve MEWS için düzeltilmiş modellerde T1D'nin 30 günlük mortaliteyle ilişkisi ne UTI kohortunda (OR 0,81; %95 GA 0,55–1,23; p=0,330) ne de pnömoni kohortunda (OR 0,76; %95 GA 0,34–1,45; p=0,340) istatistiksel olarak anlamlıydı. Bununla birlikte T1D grubunun sayısı görece küçüktür ve anlamlı fark bulunmaması grupların mortalite açısından eşdeğer olduğunun kanıtı değildir.

Ham mortalite neden tek başına yanıltıcı olabilir?

UTI'de ham 30 günlük mortalite T1D grubunda %17,1, T2D grubunda %27,0 ve belgelenmiş diyabeti olmayan grupta %33,2'dir. Pnömonide karşılık gelen oranlar %5,3, %8,9 ve %15,4'tür. İlk bakışta diyabet gruplarında daha düşük mortalite varmış gibi görünse de grupların yaş yapıları güçlü biçimde farklıdır. Örneğin UTI'de medyan yaş T1D grubunda 66,5 yıl iken diyabeti olmayan grupta 81,5 yıldır; pnömonide bu değerler sırasıyla 61,2 ve 83,5 yıldır. Bu nedenle ham mortalite oranlarını doğrudan diyabet tipine bağlamak uygun değildir.

Tip 2 Diyabette Daha Düşük Düzeltilmiş Mortalitenin Görülmesi Koruyucu Etki Anlamına Gelir mi?

Hayır. T2D, UTI'de OR 0,84 ve pnömonide OR 0,67 ile belgelenmiş diyabeti olmayan gruba göre daha düşük düzeltilmiş 30 günlük mortalite olasılığıyla ilişkili bulunmuştur; ancak çalışma yazarları bu ters ilişkinin T2D'nin enfeksiyon sırasında koruyucu olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Yaş, kırılganlık, hastaneye yatırma eşikleri, ölçülmemiş klinik özellikler, diyabeti olmayan gruptaki stres hiperglisemisi ve diğer artık karıştırıcılar bu ilişkiye katkıda bulunabilir.

“Diyabet paradoksu” nasıl yorumlanmalıdır?

Çalışma tartışmasında, diyabetli bireylerin enfeksiyon geliştirme ve enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatma riskinin yüksek olmasına karşın hastaneye yatırıldıktan sonraki kısa dönem mortalitenin her zaman daha yüksek bulunmamasına ilişkin literatür “diyabet paradoksu” bağlamında ele alınmıştır. Bu görünürdeki paradoks, “diyabet enfeksiyon açısından zararsızdır” anlamına gelmez. Enfeksiyona yakalanma riski, hastaneye yatırılma olasılığı ve hastaneye yatırıldıktan sonraki mortalite birbirinden farklı sonlanımlardır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

Çalışma, T1D'nin UTI ve pnömoni yatışlarında T2D ve belgelenmiş diyabet bulunmamasına kıyasla daha belirgin glisemik instabiliteyle ilişkili olduğunu desteklemektedir. UTI'de T1D ayrıca daha fazla ICU transferiyle ilişkilidir. Düzeltilmiş analizler T1D ile daha yüksek 30 günlük mortalite arasında bağımsız bir ilişki göstermemiş; T1D ile T2D arasında da düzeltilmiş mortalite açısından anlamlı fark bulunmamıştır.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

Çalışma T1D veya T2D'nin enfeksiyon mortalitesini azalttığını kanıtlamaz; T2D için bulunan ters mortalite ilişkisi koruyucu nedensel etki olarak yorumlanamaz. Çalışma aynı zamanda T1D ile T2D'nin eşit mutlak mortalite riskine sahip olduğunu kanıtlamaz. T1D yatış sayısının görece az olması, yaş dağılımının büyük ölçüde farklı olması, doğrudan ICU'ya alınan ağır hastaların kohort dışında kalması ve ölçülmeyen kırılganlık gibi faktörler bu tür genellemeleri sınırlar.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma, MDclone sağlık analitiği platformundan elde edilen kimliksizleştirilmiş elektronik sağlık kaydı verilerine dayanan retrospektif kohort çalışmasıdır. Veri kaynağı İsrail'deki 1500 yataklı üçüncü basamak bir tıp merkezidir ve çalışma dönemi 1 Ocak 2018–31 Mayıs 2026'dır. Demografik özellikler, tanılar, laboratuvar değerleri, işlemler, ilaçlar ve hastane sonuçları veri tabanından elde edilmiştir.

Çalışmaya dahiliye servislerine UTI veya pnömoni nedeniyle yatırılan 18 yaş ve üzerindeki, belgelenmiş T1D, belgelenmiş T2D veya belgelenmiş diyabet bulunmayan erişkin yatışları dahil edilmiştir. Analiz birimi kişi değil hastane yatışıdır. Aynı kişi çalışma dönemi boyunca birden fazla uygun yatışla ve ayrı zamanlarda hem UTI hem pnömoni kohortuyla veri setine katkıda bulunabilmiştir.

Verianla için yeniden oluşturulmuş kohort seçim şeması; kaynak çalışmadaki Şekil 1'in sayısal seçim verilerine dayanır. Kaynak şeklin görsel düzeni kopyalanmamış, yalnız bilimsel akış ve raporlanan sayılar yeniden ifade edilmiştir.

Dışlama ölçütleri

Yaşı 18'in altında olan yatışlar; gestasyonel diyabet; sekonder veya ilaca bağlı diyabet; T1D ve T2D kodlarının bir arada bulunduğu ve ek klinik veriyle çözülemeyen belirsiz diyabet sınıflaması; eş zamanlı UTI ve pnömoni; eksik veya yetersiz bilgi dışlama ölçütleri arasındadır. T1D erişkin hastane popülasyonunda görece nadir olduğundan uygun T1D yatışlarının tamamı alınmış, örnekleme veya eşleştirme uygulanmamıştır.

Temel sonlanımlar

Başlangıç değişkenleri yaş, cinsiyet, BMI, HbA1c, diyabet süresi, CCI, kronik böbrek hastalığı, kardiyovasküler hastalık, diyabet ilaçları ve enfeksiyon tipini içermiştir. Sonlanımlar 30 günlük mortalite, hastanede kalış süresi, ICU transferi, şok, hipoglisemi, hiperglisemi ve hiperozmolar hiperglisemidir. ESBL üreten mikroorganizmalar ve metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) enfeksiyonları da değerlendirilmiştir.

UTI kohortundaki temel klinik sonuçlar

DeğişkenDiyabet yok (n=13.034)T1D (n=211)T2D (n=9.230)p
Medyan yaş, yıl81,5 (68,8–89,4)66,5 (52,9–76,1)78,0 (69,7–86,0)<0,001
Medyan CCI5 (4–7)5 (4–7)6 (5–8)<0,001
30 günlük mortalite%33,2%17,1%27,0<0,001
Medyan yatış süresi, gün5,6 (2,7–10,8)4,0 (2,5–8,9)5,7 (3,0–11,6)<0,001
Şok%5,2%1,9%6,8<0,001
ICU transferi%4,2%10,0%3,5<0,001
Hipoglisemi (<70 mg/dL)%11,3%41,2%19,6<0,001
Hiperglisemi (>180 mg/dL)%29,9%88,6%78,4<0,001
Hiperozmolar hiperglisemi%1,3%7,6%6,6<0,001
ESBL enfeksiyonu%1,0%0,5%1,20,239
MRSA enfeksiyonu%0,3%0,0%0,20,610
HbA1c, %Raporlanmadı7,9 (7,4–9,7)7,3 (6,2–8,7)<0,001
Kronik böbrek hastalığı%15,1%27,0%31,3<0,001

UTI kohortunda en belirgin desen T1D grubundaki çift yönlü glisemik oynaklıktır. T1D yatışlarının %41,2'sinde hipoglisemi, %88,6'sında hiperglisemi kaydedilmiştir. Buna ICU transferinin %10,0'a ulaşması eşlik etmiştir. Buna karşılık şok en yüksek T2D grubunda (%6,8) görülmüştür. ESBL ve MRSA enfeksiyonları nadirdir ve UTI grupları arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı değildir.

Pnömoni kohortundaki temel klinik sonuçlar

DeğişkenDiyabet yok (n=17.383)T1D (n=208)T2D (n=15.112)p
Medyan yaş, yıl83,5 (72,3–90,2)61,2 (44,0–73,9)78,5 (70,3–86,0)<0,001
Medyan CCI5 (4–7)4,5 (3–7)6 (5–8)<0,001
30 günlük mortalite%15,4%5,3%8,9<0,001
Medyan yatış süresi, gün3,7 (2,1–6,2)3,7 (2,2–6,8)3,7 (2,0–6,2)0,205
Şok%1,5%0,5%1,1<0,001
ICU transferi%0,2%0,0%0,10,087
Hipoglisemi (<70 mg/dL)%3,6%19,7%4,1<0,001
Hiperglisemi (>180 mg/dL)%21,0%72,6%63,5<0,001
Hiperozmolar hiperglisemi%0,5%3,4%2,4<0,001
ESBL enfeksiyonu%0,1%0,0<%0,10,037
MRSA enfeksiyonu%0,0%0,0<%0,10,174
HbA1c, %Raporlanmadı9,0 (7,9–9,9)9,0 (8,1–10,2)<0,001
Kronik böbrek hastalığı%16,1%35,1%27,0<0,001

Pnömoni kohortunda hastanede kalış süresi üç grupta da medyan 3,7 gün olup anlamlı farklılık göstermemiştir. ICU transferi çok nadirdir ve gruplar arasında anlamlı değildir. Buna rağmen glisemik komplikasyonlar yine T1D'de belirgin biçimde yüksektir: yaklaşık her beş T1D yatışından birinde hipoglisemi ve yaklaşık dört yatıştan üçünde hiperglisemi görülmüştür.

30 günlük mortalite için çok değişkenli model

EnfeksiyonKarşılaştırmaDüzeltilmiş OR (%95 GA)p
UTIT1D vs. diyabet yok0,81 (0,55–1,23)0,330
UTIT2D vs. diyabet yok0,84 (0,79–0,91)<0,001
UTIT2D vs. T1D0,97 (0,65–1,45)0,880
PnömoniT1D vs. diyabet yok0,76 (0,34–1,45)0,340
PnömoniT2D vs. diyabet yok0,67 (0,59–0,72)<0,001
PnömoniT2D vs. T1D1,09 (0,52–2,28)0,810

T1D ile T2D'nin doğrudan karşılaştırıldığı ikincil modeller ayrıca HbA1c ve diyabet süresine göre düzeltilmiştir. Hem UTI hem pnömonide T1D ile T2D arasında düzeltilmiş 30 günlük mortalite açısından anlamlı fark bulunmamıştır.

Tekrarlayan yatışlar istatistiksel olarak nasıl ele alındı?

Aynı kişinin birden fazla yatışı olabildiği için gözlemler bütünüyle bağımsız değildir. Ana mortalite modelleri bu nedenle hasta kimliğini kümelenme birimi kabul eden cluster-robust “sandwich” standart hatalarla hesaplanmıştır. Bu yöntem aynı kişiye ait tekrar yatışlar arasındaki potansiyel korelasyonun standart hata ve güven aralıklarını yapay biçimde daraltmasını azaltmayı amaçlar.

Duyarlılık analizleri

Üç önceden belirlenmiş duyarlılık analizi uygulanmıştır. İlk analiz, diyabet başlangıç yaşı 30–50 yıl arasında bulunan ve sınıflandırması daha belirsiz olabilecek yatışları dışlamıştır. İkinci analiz 2020–2021 başlangıç COVID-19 pandemi dönemini dışlamıştır. Üçüncü analiz ise hasta içi korelasyonu hesaba katmayan bağımsızlık varsayımlı “naïve” mortalite modelini ana cluster-robust modelle karşılaştırmıştır.

Bu analizlerin hiçbiri temel sonuçların yönünü maddi biçimde değiştirmemiştir. Sınırda diyabet sınıflaması dışlandığında T1D–diyabet yok karşılaştırması yine anlamlı değildir; T2D'nin daha düşük düzeltilmiş mortalite OR'su her iki enfeksiyon kohortunda da devam etmiştir. 2020–2021 dışlandığında da benzer desen korunmuştur. Naïve modellerde güven aralıkları beklendiği üzere biraz daha dar olmakla birlikte ana tahminlerin yönü değişmemiştir.

İstatistiksel yöntemler

Sürekli değişkenler medyan ve çeyrekler arası aralık, kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak raporlanmıştır. Gruplar arası sürekli değişkenler Kruskal–Wallis testiyle; kategorik değişkenler uygun olduğunda χ² veya Fisher exact testiyle karşılaştırılmıştır. Birincil mortalite analizi çok değişkenli lojistik regresyonla yapılmıştır. Ana kovaryatlar yaş, cinsiyet, BMI, CCI ve MEWS'dir. Analizler SPSS 30.0 kullanılarak gerçekleştirilmiş, testler iki yönlü ve istatistiksel anlamlılık eşiği p<0,05 olarak kabul edilmiştir.

İkincil klinik ve metabolik sonuçlar keşifsel olarak değerlendirilmiş; çoklu karşılaştırmalar için formal multiplicity düzeltmesi yapılmamıştır. Bu nedenle özellikle çok sayıdaki ikincil p değerinin bağımsız nedensel kanıt olarak yorumlanmaması gerekir.

Güçlü yönler

Çalışmanın güçlü yönleri geniş ve seçilmemiş bir hastane kohortu, T1D ile T2D'nin aynı çalışma içinde belgelenmiş diyabet bulunmayan bir karşılaştırıcıyla değerlendirilmesi, akut hastalık şiddeti ve komorbidite yükünün modele dahil edilmesi, ayrıntılı elektronik sağlık kayıtlarından metabolik komplikasyonların çıkarılması ve tekrar yatışlara karşı cluster-robust analiz kullanılmasıdır.

Sınırlılıklar

Retrospektif gözlemsel tasarım nedensel çıkarımı sınırlar ve kırılganlık, fonksiyonel durum, hastaneye yatırma eşiği veya kaynakta bulunmayan hastalık şiddeti değişkenleri nedeniyle artık karıştırıcılık olasılığını ortadan kaldırmaz. Elektronik sağlık kayıtlarında diyabet tipi yanlış sınıflandırılmış olabilir. T1D yatış sayısı T2D ve diyabetsiz gruplardan çok daha küçüktür; bu nedenle orta büyüklükte mortalite farklarını saptama gücü sınırlıdır ve “istatistiksel fark yok” sonucu eşdeğerlik anlamına gelmez.

Diyabeti olmayan karşılaştırma grubu T1D grubundan belirgin biçimde daha yaşlıdır. İstatistiksel düzeltme yapılsa bile yaşa bağlı kırılganlık ve fonksiyonel durumun tüm yönleri yakalanmış olmayabilir. BMI verisi bütün yatışlarda mevcut değildir; bu durum seçim yanlılığı oluşturabilir. Önceki enfeksiyon öyküsü ve endokrinoloji/diyabet uzmanı katılımının düzeyi önceden tanımlanmış değişkenler arasında olmadığı için incelenememiştir.

Belgelenmiş diyabet bulunmayan grupta tanı almamış diyabet veya prediyabetli kişiler bulunabilir; bu olasılık bu gruptaki kayda değer hiperglisemi oranlarıyla da uyumludur. Ayrıca doğrudan ICU'ya alınan yatışlar seçim ölçütleri gereği dışlanmıştır. Bu nedenle çalışma en ağır akut hastaların bir kısmını yeterince temsil etmeyebilir ve sonuçlar doğrudan yoğun bakıma yatırılan kritik hastalara otomatik olarak genellenemez. Araştırmanın tek bir sağlık sistemi içinde ve evrensel sağlık kapsamı bulunan bir ortamda yürütülmesi de başka sistemlere genellenebilirliği sınırlayabilir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Clinical Outcomes of Urinary Tract Infection and Pneumonia in Hospitalized Patients with Type 1 and Type 2 Diabetes.

Yazarlar: Eugene Feigin; Hussein Zaitoon.

Sorumlu yazar: Hussein Zaitoon.

Kurumlar: Division of Diabetes, Faculty of Medicine, UT Health San Antonio / The University of Texas Health San Antonio, ABD; The Institute of Endocrinology and Metabolism, Tel Aviv Sourasky Medical Center, İsrail; The Institute of Pediatric Endocrinology, Diabetes and Metabolism, “Dana-Dwek” Children's Hospital, Tel Aviv Sourasky Medical Center, İsrail.

Dergi: Diabetology.

Yayınevi: MDPI.

Cilt / makale numarası: 7 / 171.

DOI: 10.3390/diabetology7090171.

Yayın tarihi: 3 Eylül 2026.

Editoryal tarihler: Alındı: 10 Temmuz 2026; revize edildi: 27 Ağustos 2026; kabul edildi: 31 Ağustos 2026.

Academic Editor: Boris N. Mankovsky.

Kaynak türü: Hakemli, retrospektif gözlemsel kohort araştırması.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY). Verianla metni kaynak makalenin özgün cümle ve tablo tasarımını kopyalamadan bilimsel bulguları bağımsız öğretici yapıda aktarmaktadır. Şekil 1'in görsel kompozisyonu kopyalanmamış; raporlanan kohort seçim sayılarıyla bağımsız bir SVG şema oluşturulmuştur.

Çalışma dönemi: 1 Ocak 2018–31 Mayıs 2026.

Veri kaynağı: Kimliksizleştirilmiş elektronik sağlık kayıtları; MDclone sağlık analitiği platformu.

Merkez: İsrail'deki 1500 yataklı üçüncü basamak tıp merkezi.

Etik kurul: Tel Aviv Sourasky Medical Center Institutional Review Board; onay numarası TLV-0432-26, 12 Şubat 2026.

Bilgilendirilmiş onam: Retrospektif ve kimliksizleştirilmiş veri yapısı nedeniyle onam gereksinimi kaldırılmıştır.

Finansman: Dış finansman alınmadığı bildirilmiştir.

Veri erişilebilirliği: Çalışmada kullanılan veya analiz edilen veri setlerinin makul talep üzerine sorumlu yazardan temin edilebileceği bildirilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma, metodoloji, araştırma ve kaynaklar H.Z. ve E.F.; ilk taslak H.Z.; gözden geçirme ve düzenleme E.F.; görselleştirme, denetim ve proje yönetimi H.Z. ve E.F. tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ek materyal: Kaynak makale S1–S4 ek tablolarının bulunduğunu bildirmektedir. Kullanıcının sağladığı ana PDF dışında ek materyal ayrı dosya olarak sunulmadığından Verianla bilimsel çekirdeği ana makale PDF'sinde doğrulanabilen verilerle sınırlandırılmıştır.

Görsel yeniden inşa: Kaynak Şekil 1'in kohort seçim akışı Verianla için bağımsız inline SVG olarak yeniden oluşturulmuştur. Kaynak Tablo 1–3'ün bilimsel açıdan gerekli verileri, kaynak tablo düzeni kopyalanmadan yeni HTML tablolarında sunulmuştur.

Verianla Live / Live Figure uygunluğu: Kısmen uygun. UTI ve pnömoni gruplarındaki hipoglisemi/hiperglisemi oranları Live Compare; kohort seçim şeması Live Process; düzeltilmiş mortalite OR'ları Live Data için uygundur. Çalışmada gerçek zaman serisi bulunmadığından Live Line veya zaman tabanlı deney animasyonu bilimsel olarak gerekli değildir. Güncel Live motor sözleşmesi doğrulanmadığı için makale HTML'sine özel JavaScript veya doğrulanmamış runtime kodu eklenmemiştir.

Temel yorum sınırı: Çalışma gözlemseldir. Bulgular diyabet tipinin enfeksiyon sonrası mortalite üzerinde nedensel veya koruyucu etkisini kanıtlamaz; özellikle T2D'deki daha düşük düzeltilmiş mortalite OR'ları koruyucu etki olarak yorumlanmamalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir