Tasarım Odaklı Düşünme temelli birlikte yaratım (Design Thinking-based co-creation), engelli bireyleri ve ilgili paydaşları işyeri teknolojileri, çalışma süreçleri ve örgütsel koşullara ilişkin gereksinimleri birlikte ortaya çıkarmaya dahil eden katılımcı bir nitel araştırma yaklaşımıdır. Bu çalışma, engelli bireylerin işyerinde teknolojiyle etkileşim sırasında karşılaştığı sorunları yalnız cihaz veya yazılım erişilebilirliği açısından değil; örgütsel yapı, çalışma kültürü, eğitim, insan desteği, fiziksel çevre ve günlük iş akışlarıyla birlikte incelemiştir. İtalya'da Eylül–Ekim 2025 döneminde dört ortak yaratım etkinliği gerçekleştirilmiş; zihinsel, görsel, fiziksel ve işitme engellilik bağlamlarına odaklanan etkinliklere toplam 54 engelli birey ve paydaş katılmıştır.
Nitel bulgular üç ana alanda toplanmıştır: sosyal ve örgütsel kapsayıcılık sorunları; işyerinde kullanılan teknolojilerin katılımı sınırlandıran teknik özellikleri; farklı engellilik gruplarının insan–makine etkileşimi gereksinimleri. Çalışma özellikle uzman destek rollerinin eksikliğini, engelliliğin heterojen yapısının yeterince anlaşılmamasını, erişilebilir olmayan belgeleri ve yazılımları, uyumsuz yardımcı teknolojileri, kapsayıcı olmayan eğitim süreçlerini ve fiziksel çalışma çevresindeki engelleri önemli sorunlar olarak ortaya koymaktadır.
Teknoloji tasarımı açısından araştırmacılar elde edilen nitel verileri beş analitik boyutta düzenlemiştir: kullanılabilirlik (usability), erişilebilirlik (accessibility), sağlamlık/güvenilirlik (robustness), doğruluk (accuracy) ve kişiselleştirme (personalization). Bu beş boyut bütün engellilik gruplarında önem taşırken ihtiyaçların somut biçimi değişmektedir. Örneğin zihinsel engellilikte bilişsel yükün azaltılması ve adım adım yönlendirme; görme engelinde ekran okuyucu ve anlamlı dijital yapı uyumluluğu; fiziksel engellilikte düşük fiziksel efor ve alternatif giriş yöntemleri; işitme engelinde ise gerçek zamanlı yazılı, görsel veya titreşimli iletişim kanalları öne çıkmaktadır.
Gruplar arasındaki ortak gereksinimler erişilebilir ve anlaşılır bilgi, güvenilir yardımcı teknolojiler, kullanıcı tarafından ayarlanabilir sistemler, farklı araçlar arasında uyumluluk ve destekleyici örgütsel uygulamalardır. Yazarlar bu sonuçları kullanarak işyeri kapsayıcılığını yalnız bir teknoloji satın alma problemi olarak değil, teknolojik yenilik, çalışma örgütlenmesi ve erişilebilirlik kültürünün birlikte geliştiği bir sosyo-teknik ekosistem olarak yorumlamaktadır.
Çalışmanın önemli sınırı, elde edilen sonuçların keşifsel ve nitel olmasıdır. Fonksiyonel bir teknoloji prototipi geliştirilmemiş veya test edilmemiş, belirli bir yardımcı teknolojinin üretkenliği veya iyi oluşu ne kadar artırdığı nicel olarak ölçülmemiştir. Örneklem 54 katılımcı ve paydaşla ve belirli İtalyan örgütsel/kültürel bağlamlarıyla sınırlıdır. Bu nedenle sonuçlar, gelecekte geliştirilecek teknolojiler için ampirik olarak temellendirilmiş tasarım gereksinimleri sunmakta; fakat bu teknolojilerin gerçek çalışma ortamındaki etkinliğini henüz kanıtlamamaktadır.
Araştırmanın temel problemi
Engelli bireylerin çalışma hayatına dahil edilmesi yalnız iş bulma veya resmi istihdam hakkı meselesi değildir. Bir çalışanın işe girdikten sonra dijital araçlara erişebilmesi, çalışma arkadaşlarıyla iletişim kurabilmesi, görevleri anlayabilmesi, işyerinde güvenli biçimde hareket edebilmesi, gerekli yardımcı teknolojileri kullanabilmesi ve çalışma sürecinde bağımsızlığını koruyabilmesi de kapsayıcılığın parçasıdır.
Kaynak çalışma bu nedenle kapsayıcılığı yalnız “erişilebilir bir cihaz var mı?” sorusuyla sınırlamamaktadır. Aynı teknoloji teknik olarak erişilebilir olsa bile iş akışı uygun değilse, şirket yazılımı ekran okuyucuyla çalışmıyorsa, eğitim materyali erişilemez durumdaysa, çalışan gerekli desteği yalnız iyi niyetli bir meslektaşından alabiliyorsa veya işyeri fiziksel olarak kullanılamıyorsa etkili kapsayıcılık yine gerçekleşmeyebilir.
Araştırmacıların belirlediği literatür boşluğu da buradadır. Önceki çalışmaların önemli bir bölümü yardımcı teknolojiler, işyeri kapsayıcılığı, kullanıcı deneyimi veya çalışan iyi oluşu gibi alanları ayrı ayrı ele almaktadır. Bu çalışma ise teknolojik, örgütsel ve deneyimsel boyutların aynı araştırma çerçevesinde birlikte incelenmesini amaçlamaktadır.
Araştırma soruları
Çalışma üç temel soruya odaklanmıştır. Birincisi, engelli bireylerin işyerine dahil edilmesini hangi sosyal ve örgütsel sorunların etkilediğidir. İkincisi, mevcut işyeri teknolojilerinde hangi sınırlılıkların ve erişim engellerinin bulunduğudur. Üçüncüsü ise zihinsel, görsel, fiziksel ve işitme engellilik bağlamlarında insan–makine etkileşimi gereksinimlerinin nasıl farklılaştığı ve hangi gereksinimlerin engellilik grupları arasında ortak olduğudur.
Neden Tasarım Odaklı Düşünme seçildi?
Kaynak çalışma Kullanıcı Merkezli Tasarım, katılımcı yöntemler ve Tasarım Odaklı Düşünme yaklaşımlarını birbirinden ayırmaktadır. Üç yaklaşım da kullanıcı katılımını önemser; ancak araştırmacılara göre Tasarım Odaklı Düşünme, kullanıcı deneyimi ile teknoloji ve örgütsel çalışma koşullarını aynı yinelemeli süreç içinde değerlendirmeye özellikle uygundur.
| Yaklaşım | Ana odak | Başlıca güçlü yön | Başlıca sınırlılık |
|---|---|---|---|
| Kullanıcı Merkezli Tasarım (UCD) | Kullanılabilirlik, verimlilik ve erişilebilirlik | Kullanıcı gereksinimlerini sistem yaşam döngüsüne düzenli biçimde dahil eder; erişilebilirlik standartlarına güçlü biçimde odaklanabilir. | Çoğu uygulama belirli bir teknolojiye yoğunlaşır ve daha geniş örgütsel dinamikleri sınırlı ele alabilir. |
| Katılımcı yöntemler | Kullanıcı güçlendirme ve bağlamsal bilgi üretimi | Örtük ve deneyime dayalı bilgiyi açığa çıkarabilir; katılım ve temsil açısından güçlüdür. | Kaynak yoğun olabilir; yapılandırılmış yineleme her uygulamada bulunmayabilir ve sonuçlar kolaylaştırma kalitesinden etkilenebilir. |
| Tasarım Odaklı Düşünme | Empati, yineleme ve bütüncül problem tanımıyla inovasyon | Kullanıcı, teknoloji ve örgütsel koşulları uçtan uca tek süreç içinde birleştirir. | Kaynak yoğun olabilir ve kapsayıcı uygulanabilmesi için dikkatli süreç tasarımı gerekir. |
Çalışmanın dört Tasarım Odaklı Düşünme aşaması
Yöntem dört aşama halinde kurulmuştur: empati kurma (Empathize), problem tanımlama (Define), fikir geliştirme (Ideate) ve prototipleme (Prototype). Ancak bu aşamaların klasik ürün geliştirme sürecindeki anlamlarıyla birebir yorumlanmaması gerekir.
Empati aşamasında engelli bireyleri temsil eden derneklerle görüşülerek farklı iş rutinleri ve karşılaşılan güçlükler hakkında ön bilgi toplanmıştır. Bu kuruluşlar aynı zamanda araştırmaya engelli bireylerin etik ve erişilebilir biçimde dahil edilmesine yardımcı olmuştur.
Problem tanımlama aşamasında gerçek iş ortamlarını taklit eden sekiz kurmaca fakat gerçekçi kullanıcı senaryosu geliştirilmiştir. Senaryolar yalnız araştırmacıların hayal ettiği profiller değildir; derneklerle yapılan ön görüşmeler, ilgili literatür ve araştırma ekibinin insan–makine etkileşimi deneyimi birlikte kullanılmıştır. Taslak senaryolar temsilci kuruluşlarla tartışılmış, gerçekçilik ve açıklık açısından gözden geçirilmiş ve ayrıca atölye materyalleri için iç pilot kontrol uygulanmıştır.
Fikir geliştirme aşamasında engelli bireyler ile dernekler, teknoloji uzmanları, politika yapıcılar, eğitimciler, istihdam kapsayıcılığı görevlileri, disability manager rollerindeki katılımcılar ve araştırmacılar ortak tartışmalara katılmıştır.
Prototipleme aşaması ise bu çalışmada fiziksel veya yazılımsal prototip üretmek anlamına gelmemektedir. Toplanan nitel veriler analiz edilerek kullanıcı gereksinimleri ve gelecekteki tasarımlar için uygulanabilir çıkarımlar halinde yapılandırılmıştır.
Sekiz etkileşim senaryosu
| Senaryo | Engellilik bağlamı | İş bağlamı | Araştırma odağı |
|---|---|---|---|
| S1 — Elisa | Görme engeli | Danışmanlık şirketinde idari sekreter; belge yönetimi ve kurum içi iletişim | Ofis teknolojilerindeki erişim engelleri ve etkileşimi geliştirecek çözümler |
| S2 — Giulio | Körlük / görme engeli | Ekran okuyucu kullanan ortaöğretim öğretmeni | Eğitim ortamındaki yardımcı teknolojilerin kullanılabilirliği ve erişilebilir dijital etkileşim |
| S3 — Anna | Down sendromu / zihinsel engellilik | Ofis asistanı; belge, e-posta ve toplantı materyali işlemleri | Görevlerin sadeleştirilmesi ve iş akışını destekleyen teknolojiler |
| S4 — Marco | Down sendromu / zihinsel engellilik | Lojistik deposunda raflama, barkod tarama ve sevkiyat hazırlama | Görev anlama, süreç yönlendirme ve operasyonel doğruluk |
| S5 — Luca | Fiziksel engellilik | Büyük şirkette belge yönetimi, iletişim ve veri analizi yapan idari çalışan | Fiziksel ve dijital etkileşim engelleri |
| S6 — Sara | Fiziksel engellilik | Elektrikli tekerlekli sandalye kullanan mağaza çalışanı; müşteri ve stok işlemleri için tablet kullanımı | Dijital araçların ve çalışma ortamının hareket kısıtlılığı açısından erişilebilirliği |
| S7 — Stefania | İşitme engeli | Orta ölçekli şirkette dijital araçlarla bağımsız çalışan idari asistan | İşyeri iletişimi ve dijital araç erişilebilirliği |
| S8 — Paolo | İşitme engeli | Gürültülü endüstriyel atölyede kesme ve montaj makineleri kullanan ahşap işçisi | Güvenlik, erişilebilir uyarılar ve gürültülü ortamda iletişim |
Kaynak içi yöntem notu: Makale toplam sekiz senaryoyu Tablo 2'de dört engellilik bağlamına ikişer senaryo olarak dağıtmaktadır. Yöntem metni ayrıca etkinliklerde bu sekiz senaryonun tartışma temeli olarak sunulduğunu belirtmektedir. Verianla, kaynakta daha ayrıntılı bir etkinlik–senaryo dağılımı verilmediği için hangi etkinlikte hangi senaryonun kaç kez kullanıldığı konusunda ek varsayım üretmemektedir.
İşyeri Kapsayıcılığı Neden Sosyo-Teknik Bir Ekosistem Olarak Ele Alınıyor?
Çalışmada işyeri kapsayıcılığı, yalnız yardımcı teknolojinin teknik özellikleriyle belirlenmeyen; teknoloji, çalışma süreçleri, örgütsel roller, eğitim, insan desteği, fiziksel çevre ve erişilebilirlik kültürünün birbirini etkilediği bir sosyo-teknik ekosistem olarak yorumlanmaktadır. Bu “ekosistem” ifadesi deneysel olarak hesaplanan bir model değil, dört co-creation etkinliğinden çıkan nitel bulguları bütünleştirmek için kullanılan teorik olarak bilgilendirilmiş yorumlayıcı çerçevedir.
Yapısal ve örgütsel sorunlar
Katılımcı tartışmalarında önemli sorunlardan biri, işletmelerin engelli çalışanların bireysel ihtiyaçlarını değerlendirecek uzmanlığa her zaman sahip olmamasıdır. Disability manager, tutor, job coach veya yardımcı teknoloji konusunda yol gösterecek uzman rollerinin bulunmaması, teknoloji seçimini ve işyerine uyarlamayı sistematik bir süreç olmaktan çıkarabilmektedir.
Çalışma ayrıca çalışma arkadaşları, aile üyeleri veya bireysel eğitmenler gibi gayriresmî destek ağlarının önemli olduğunu; fakat yalnız bu ağlara bağımlı bir sistemin kırılgan olabileceğini göstermektedir. Destek belirli kişilerin iyi niyetine bağlı olduğunda çalışan özerkliği uzun dönemde garanti altına alınmış olmaz.
Katılımcılar, engelliliğin tek tip ve değişmez bir durum gibi ele alınmasını da sorun olarak tanımlamıştır. Aynı engellilik sınıfındaki kişilerin dijital becerileri, çalışma görevleri, yardımcı teknoloji tercihleri ve ihtiyaçları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle yalnız “görme engelli kullanıcı”, “fiziksel engelli kullanıcı” gibi geniş kategorilere dayanarak standart tek çözüm satın almak yeterli değildir.
Kültürel engeller
Çalışmada önyargı, işverenlerin çalışan kapasitesine ilişkin çekinceleri ve engelliliğin çeşitliliği konusunda sınırlı bilgi kültürel engeller arasında yer almaktadır. Yasal veya zorunlu işe alım politikalarının, çalışma kültürü değişmediği takdirde gerçek kapsayıcılığı tek başına garanti etmeyeceği vurgulanmaktadır.
Kapsayıcı iletişim yalnız engelli çalışanın eğitilmesini de gerektirmez. Araştırmada bütün çalışanların erişilebilir belge hazırlama, görsel destek olmadan anlaşılabilir sunum oluşturma, yardımcı teknolojileri ortak iş akışlarında doğru kullanma ve farklı iletişim gereksinimlerini tanıma konusunda temel becerilere sahip olması gerektiği görüşü öne çıkmıştır.
Operasyonel engeller
Erişilebilir olmayan belgeler, universal design ilkeleriyle geliştirilmemiş yazılımlar, değiştirilemeyen kapalı platformlar ve erişilebilir olmayan kurumsal eğitimler günlük çalışma sürecinde sürekli engeller oluşturabilmektedir.
Örneğin yalnız yardımcı bir cihazın erişilebilir olması yeterli değildir. Cihazın birlikte çalıştığı yönetim yazılımı ekran okuyucuyla uyumsuzsa bütün iş akışı yine erişilemez olabilir. Bu nedenle çalışma “tek erişilebilir araç” yaklaşımından “erişilebilir iş sistemi” yaklaşımına geçilmesi gerektiğini göstermektedir.
Fiziksel çalışma alanları da bu sistemin parçasıdır. Katılımcıların aktardığı örnekler arasında işyerine giden iç güzergâhlardaki işaretlenmemiş engeller, erişilmesi güç raflar, çalışma noktasından uzakta bulunan yazıcılar, fiziksel kapasiteye uygun olmayan büyük tarayıcılar ve kağıt ağırlıklı süreçler bulunmaktadır.
Eğitim neden merkezi bir sorun?
Teknoloji erişilebilir olsa bile çalışan onun kullanımına ilişkin uygun eğitim alamıyorsa araç etkili biçimde kullanılamayabilir. Çalışmada özellikle görme ve işitme engellilik bağlamlarında eğitim materyallerinin erişilebilir olmaması, zorunlu uzaktan eğitim platformlarının kısmen erişilemez olması veya bir sitenin erişilebilir sayfasına giden navigasyon yolunun kendisinin erişilemez olması gibi sorunlar bildirilmiştir.
Yazarların yorumunda erişilebilirlik, belirli bir engelli çalışanın işe başlamasından sonra eklenen özel bir düzeltme değil, işyerinin belge, yazılım, fiziksel alan, eğitim ve süreç tasarımına baştan yerleştirilmesi gereken genel tasarım ilkesidir.
Teknolojik karmaşıklık
Bütün gruplarda tekrar eden sorunlardan biri teknolojilerin gereksiz derecede karmaşık hale gelebilmesidir. Çok sayıda özellik, kalabalık ikonlar, küçük tıklama alanları, sezgisel olmayan menüler ve yazı, renk veya ikon boyutlarının yeterince özelleştirilememesi çalışma performansını zorlaştırabilmektedir.
Bu bulgu “engelli bireyler teknoloji kullanamaz” anlamına gelmemektedir. Tam tersine çalışmanın nitel verileri, birçok kişinin iş görevlerini gerçekleştirebildiğini; esas problemin uygun etkileşim aracı veya çalışma düzeninin bulunmaması olduğunu göstermektedir.
Yardımcı teknolojilerde uyumluluk problemi
Görme engelli katılımcılar açısından ekran okuyucular, Braille ekranları ve büyütme araçlarıyla yazılım uyumluluğu önemli bir gereksinimdir. Düzensiz PDF belgeleri, açıklamasız görseller ve semantik olarak iyi yapılandırılmamış dijital arayüzler erişimi sınırlandırabilmektedir.
Bir teknoloji tek başına erişilebilir görünürken başka bir yazılım veya donanımla birlikte kullanıldığında çalışmayabilir. Kaynak bu nedenle birlikte çalışabilirliği erişilebilirliğin önemli parçalarından biri olarak tartışmaktadır.
Doğruluk yalnız performans metriği değildir
Bu çalışmada “accuracy” bir makine öğrenmesi modelinin test doğruluğu anlamında kullanılmamaktadır. Etkileşim gereksinimi olarak doğruluk, yardımcı sistemin kullanıcı girdisini, görsel içeriği, konuşmayı, konumu veya çevresel durumu yanlış yorumlamamasını ifade eder.
Yanlışlık yalnız kullanım rahatsızlığı yaratmayabilir; bazı bağlamlarda güvenlik riski oluşturabilir. Çalışmada tartışılan örneklerden biri, engel algılayan akıllı bastonların çok sayıda yanlış pozitif uyarı üretebilmesidir. Bir başka örnekte kapalı alanda uydu tabanlı konumlandırmanın yaklaşık üç metre düzeyindeki doğruluğunun görme engelli kullanıcı için kapı ile merdiveni güvenli biçimde ayırt etmeye yeterli olmayabileceği belirtilmektedir. Bu yaklaşık üç metre değeri çalışmanın kendi laboratuvar ölçümü değildir; teknoloji sınırlılığı tartışmasında kullanılan kaynak/katılımcı bağlamlı bir örnektir.
Acil durum iletişimi
İşitme engelli çalışanlar açısından yalnız sesli alarm kullanan acil durum sistemleri önemli güvenlik problemi oluşturabilir. Çalışma yangın, deprem veya başka dinamik durumlarda sesli uyarının görsel ve titreşimli kanallarla yedeklenmesi gerektiğini göstermektedir.
Benzer biçimde toplantılar, eğitimler ve günlük iletişim yalnız ses kanalına dayanmamalıdır. Gerçek zamanlı altyazı, yazılı iletişim, İtalyan İşaret Dili desteği ve kullanıcı tercihine göre görsel ya da haptik bildirim seçenekleri kapsayıcı iletişimin parçaları olarak ortaya çıkmıştır.
İnovasyon neden otomatik olarak kapsayıcılık değildir?
Katılımcılar yapay zekâ, giyilebilir cihazlar ve kapalı alan navigasyonu gibi teknolojilere ilgi göstermekle birlikte yanlış pozitifler, düşük doğruluk, bilişsel gürültü ve bilgi yükü konusunda da kaygı belirtmiştir. Bu bulgu çalışmanın önemli sınırlarından birini ortaya koyar: teknolojik olarak gelişmiş bir sistem, kullanıcının gerçek çalışma koşullarında daha fazla karmaşıklık yaratıyorsa kapsayıcı sonuç üretmeyebilir.
Bu nedenle yazarlar engelli bireylerin birlikte tasarım, test ve gerçek ortam uyarlamasına doğrudan katılımını önemli görmektedir.
Kapsayıcı İşyeri Teknolojileri İçin Beş Temel Etkileşim Boyutu Nedir?
Çalışmada nitel bulgulardan türetilen beş temel boyut kullanılabilirlik, erişilebilirlik, sağlamlık/güvenilirlik, doğruluk ve kişiselleştirmedir; bu boyutlar bütün engellilik gruplarında önem taşırken her boyutun pratik karşılığı zihinsel, görsel, fiziksel ve işitme engellilik bağlamlarında farklı biçimde ortaya çıkmaktadır.
| Boyut | Zihinsel engellilik | Görme engeli | Fiziksel engellilik | İşitme engeli |
|---|---|---|---|---|
| Kullanılabilirlik | Bilişsel yükü azaltan sade arayüz; adım adım görev yönlendirmesi | Tutarlı ve mantıksal olarak yapılandırılmış arayüz; yardımcı teknolojilerle tam uyumluluk | Düşük fiziksel efor; ses, anahtar veya göz takibi gibi alternatif giriş yolları | Sesli geri bildirime görsel veya yazılı alternatifler; ses dışı iletişim kanalları |
| Erişilebilirlik | Easy-to-read metin, konuşma desteği ve multimodal bilgi gibi kolay anlaşılır biçimler | Ekran okuyucu, Braille ekranı, dokunsal arayüz ve AI tabanlı görsel açıklama desteği | Sınırlı veya kesin olmayan motor kontrolde kullanılabilen donanım ve yazılım | Gerçek zamanlı altyazı, işaret dili, görsel ve titreşimli uyarılar |
| Sağlamlık / güvenilirlik | Hata önleme, hatadan kurtarma ve görev devamlılığını sağlayan yönlendirme | Farklı yazılım ve donanım ortamlarında kararlı yardımcı teknoloji çalışması | Fiziksel olarak yönetilebilir, dayanıklı ve günlük ortamda güvenilir cihazlar | Gerçek zamanlı ve güvenlik-kritik durumlarda güvenilir altyazı ve uyarı sistemleri |
| Doğruluk | Karışıklığı ve bilişsel yükü azaltan öngörülebilir sistem davranışı | Görsel içeriğin, düzenin ve navigasyon ipuçlarının doğru anlamsal yorumlanması | Standart olmayan veya gürültülü motor girdilerini doğru yorumlayabilen adaptif sistemler | Konuşmadan metne ve otomatik işaret dili çözümlerinde yüksek doğruluk |
| Kişiselleştirme | Bilişsel profile, öğrenme hızına ve görev karmaşıklığına göre uyarlama | Kontrast, büyütme, okuma biçimi ve cihaz ayarlarında ayrıntılı kullanıcı kontrolü | Fiziksel çalışma düzeni ile dijital arayüzün bireyselleştirilmesi | Altyazı hızı, uyarı biçimi, titreşim şiddeti ve iletişim tercihleri üzerinde kullanıcı kontrolü |
Kullanılabilirlik ile erişilebilirlik aynı şey değil
Kullanılabilirlik, bir sistemin görevin anlaşılır, verimli ve yönetilebilir biçimde yapılmasını desteklemesiyle ilgilidir. Erişilebilirlik ise kullanıcının sistemdeki bilgi ve işlevlere engeli nedeniyle dışlanmadan ulaşabilmesini ifade eder.
Bir arayüz genel kullanıcı açısından kolay kullanılabilir olabilir fakat ekran okuyucu tarafından okunamıyorsa görme engelli kullanıcı açısından erişilebilir değildir. Tersi biçimde teknik olarak erişilebilir bir sistem, gereksiz karmaşıklık nedeniyle yüksek bilişsel yük yaratıyorsa kullanılabilirlik problemi devam edebilir.
Sağlamlık neden özellikle önemli?
Yardımcı teknolojide bir hata bazı kullanıcılarda sıradan bir kullanım kesintisinden daha ciddi sonuç doğurabilir. Görme engelli bir kullanıcı için navigasyon sistemindeki hata fiziksel güvenliği; işitme engelli bir kullanıcı için çalışmayan acil durum uyarısı kritik bilginin kaçırılmasını; zihinsel engellilik bağlamında görev yönlendirmesinin aniden kaybolması ise iş akışının tamamen kesilmesini etkileyebilir.
Kişiselleştirme neden ortak ilke?
Çalışmada kişiselleştirme bütün engellilik gruplarını birleştiren temel ilkelerden biridir. Bunun nedeni aynı tanı veya engellilik grubunun aynı kullanıcı gereksinimi anlamına gelmemesidir. Kullanıcı becerileri, görev türü, yardımcı cihaz deneyimi, fiziksel kapasite, iletişim tercihi ve çalışma bağlamı değişebilir.
Ortak ihtiyaçlar ile engelliliğe özgü ihtiyaçlar
| Boyut | Gruplar arasında ortak ihtiyaç | Engellilik bağlamına özgü değişkenlik |
|---|---|---|
| Kullanılabilirlik | Sadelik, tutarlılık ve etkileşim eforunun azaltılması | Kullanılan etkileşim yönteminin duyusal, bilişsel veya motor gereksinime göre değişmesi |
| Erişilebilirlik | Bilgi ve hizmetlere engelsiz erişim | Duyusal veya motor bağlama özgü erişim teknolojileri |
| Sağlamlık | Sistem güvenilirliği ve hata toleransı | Örneğin güvenlik-kritik uyarılar gibi bağlama özgü güvenilirlik gereksinimleri |
| Doğruluk | Sistem hatalarının en aza indirilmesi | Anlamsal yorum, motor girdi veya iletişim gibi alana özgü doğruluk gereksinimleri |
| Kişiselleştirme | Kullanıcı merkezli ayarlanabilirlik | Kişiselleştirmenin türü ve derecesinin bireysel gereksinime göre değişmesi |
Bu Çalışmadaki “Prototipleme” Aşamasında Çalışan Bir Teknoloji Prototipi Üretildi mi?
Hayır. Kaynak açıkça prototipleme aşamasının fiziksel veya işlevsel bir cihaz, yazılım ya da yardımcı teknoloji geliştirme ve test etme aşaması olmadığını belirtmektedir; bu aşama nitel co-creation verilerinin kullanıcı gereksinimleri ve gelecekteki kapsayıcı teknoloji tasarımları için tasarım spesifikasyonlarına dönüştürüldüğü kavramsal ve analitik sentez aşamasıdır.
Bu ayrım neden önemli?
Çünkü çalışma “önerilen özellikler işe yarıyor” sonucunu ölçmemiştir. Örneğin gerçek zamanlı altyazı, AI tabanlı görsel açıklama, göz takibi, haptik uyarı veya kişiselleştirilmiş bilişsel yardımcıların çalışmada geliştirilip kullanıcı performansı üzerinde test edildiği düşünülmemelidir.
Bunlar katılımcıların deneyimleri ve gereksinimleri üzerinden ortaya çıkan tasarım yönleri ve gelecekte test edilmesi gereken teknoloji fırsatlarıdır.
Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları
Etkinliklerin zamanı ve yapısı
Dört co-creation etkinliği İtalya'da Eylül–Ekim 2025 döneminde gerçekleştirilmiştir. Her etkinlik belirli bir engellilik bağlamına odaklanmış ve üç saat sürmüştür.
Zihinsel engellilik etkinliğinde 15, görme engeli etkinliğinde 14, fiziksel engellilik etkinliğinde 10 ve işitme engeli etkinliğinde 15 kişi olmak üzere toplam 54 katılımcı ve paydaş yer almıştır.
Katılımcıların paydaş gruplarına göre dağılımı
| Katılımcı türü | Zihinsel engellilik | Görme engeli | Fiziksel engellilik | İşitme engeli | Toplam |
|---|---|---|---|---|---|
| Engelli bireyler | 3 | 5 | 4 | 10 | 22 |
| Temsilci dernekler | 3 | 3 | 2 | 4 | 12 |
| Politika yapıcılar | 2 | 0 | 0 | 0 | 2 |
| Teknoloji uzmanları | 1 | 1 | 1 | 0 | 3 |
| Eğitimciler | 2 | 2 | 0 | 1 | 5 |
| İstihdam kapsayıcılığı görevlileri | 2 | 1 | 1 | 0 | 4 |
| Disability manager | 1 | 1 | 0 | 0 | 2 |
| Araştırmacılar | 1 | 1 | 2 | 0 | 4 |
| Etkinlik toplamı | 15 | 14 | 10 | 15 | 54 |
Tablo 3'ün toplamından 54 kişinin 22'sinin engelli bireyler, 32'sinin ise temsilci kuruluşlar ve diğer paydaş gruplarından oluştuğu görülmektedir. Bu sayı Verianla tarafından kaynak tablo değerlerinin toplanmasıyla elde edilmiş basit aritmetik özettir; yeni bir araştırma sonucu değildir.
Katılımcı seçimi
Yalnız 18 yaş ve üzerindeki kişiler araştırmaya alınmıştır. Katılım gönüllü olarak düzenlenmiş ve temsilci dernekler engelli bireylerin araştırmaya etik ve saygılı biçimde dahil edilmesine yardımcı olmuştur.
Araştırma ekibi katılımcı seçiminde yaklaşık %50 erkek–%50 kadın dengesini hedeflediğini bildirmektedir. Kaynak bireysel cinsiyet sayılarını tablo halinde vermediği için bu ifade kesin gerçekleşmiş örneklem oranı olarak yeniden yazılmamaktadır.
Katılımcılar araştırmacıların toplantı, e-posta ve telefon yoluyla doğrudan iletişimlerinin yanı sıra sosyal medya ve kurumsal ağlar üzerinden dolaylı duyurularla toplanmıştır.
Erişilebilir katılım nasıl sağlandı?
Her etkinlikte iki moderatör tartışmayı kolaylaştırmış, eşit katılımı teşvik etmiş ve gerektiğinde açıklama veya örnek sağlamıştır.
Zihinsel engellilik etkinliğinde easy-to-read, yani kolay okunabilir ve anlaşılır dil kullanılmış; partner derneklerden eğitimciler moderatörlere destek vermiştir.
İşitme engelli katılımcılar için iki İtalyan İşaret Dili (LIS) tercümanı görevlendirilmiştir.
Fiziksel engellilik bağlamındaki etkinlik, tekerlekli sandalye kullanan kişilerin seyahat engelini azaltmak amacıyla çevrimiçi gerçekleştirilmiştir.
Görme engelli katılımcılar için oturum sırasında paylaşılan görsel içerikler sözlü olarak açıklanmıştır.
Veri nasıl toplandı?
Katılımcılar her senaryodan sonra üç tür soru üzerinde tartışmıştır: ilgili kişinin teknolojiyi kullanırken hangi zorluklarla karşılaşabileceği ve bunun nedeni; bu zorlukların yenilikçi teknolojilerle nasıl azaltılabileceği; cihaz veya araçların iş deneyimini geliştirmek için hangi özelliklere sahip olması gerektiği.
Yanıtlar Slido 1.14.2 aracılığıyla yazılı olarak ve moderatörlü grup tartışmaları sırasında sözlü olarak toplanmıştır. Araştırmacılar sözlü tartışmalardan notlar almıştır.
Makale toplam Slido yanıtı veya toplam kod sayısı vermemektedir. Bu nedenle Verianla metninde kaynakta bulunmayan bir nitel veri hacmi üretilmemiştir.
Nitel analiz nasıl yapıldı?
Slido'dan dışa aktarılan yazılı yanıtlar ile araştırmacı notları tek bir nitel veri gövdesinin parçaları olarak kullanılmıştır. Bağlamsal anlamı korumak amacıyla iki veri kaynağı önce ayrı kodlanmış, daha sonra benzerlik ve farklılıkları bulmak için yinelemeli biçimde karşılaştırılıp birleştirilmiştir.
Analiz endüktif açık kodlama yaklaşımıyla yapılmıştır. Endüktif kodlama, araştırmacının bütün kategorileri önceden kesin olarak belirlemek yerine, metindeki tekrar eden anlamların ve sorunların veriden ortaya çıkmasına izin vermesidir.
İki araştırmacı materyali bağımsız biçimde betimsel kodlara ayırmıştır. İlk kodlama çerçeveleri daha sonra birlikte karşılaştırılmış ve tartışılarak geliştirilmiştir. Anlaşmazlıklar uzlaşmayla çözülmüş; gerektiğinde üçüncü araştırmacı kategori tanımlarını netleştirmek için arabulucu olmuştur.
Kaynak Cohen's kappa veya benzeri sayısal bir kodlayıcılar arası uyum katsayısı raporlamamaktadır. Dolayısıyla kodlama tutarlılığı nicel bir reliability metriğiyle değil, bağımsız kodlama, ortak tartışma, uzlaşma ve gerektiğinde üçüncü araştırmacı aracılığıyla ele alınmıştır.
Üç ana analitik alan
Kodlar zamanla üç üst temada örgütlenmiştir:
- İşyeri kapsayıcılığının sosyal ve örgütsel sorunları.
- Katılımı ve kapsayıcılığı sınırlandıran teknolojik engeller.
- Farklı engellilik bağlamlarındaki kullanıcıların işyeri teknolojileriyle etkileşim gereksinimleri.
Bu üç ana alanın önceden sabitlenmediği, araştırma sorularının yönlendirmesi altında endüktif analizden ortaya çıktığı belirtilmektedir.
Beş tasarım boyutu ne zaman oluşturuldu?
Kullanılabilirlik, erişilebilirlik, sağlamlık, doğruluk ve kişiselleştirme boyutları ham veriyi toplamadan önce katılımcılara dayatılmış kategoriler değildir. Kullanıcı katkıları analiz edildikten sonra, insan–makine etkileşimi ve erişilebilirlik literatüründeki yerleşik kavramlardan yararlanılarak bulguları gruplar arasında karşılaştırmak için analitik araçlar olarak kullanılmıştır.
Kaynak bu boyutların sıralamasının da analizden sonra açıklığı ve karşılaştırmayı kolaylaştırmak amacıyla oluşturulduğunu belirtmektedir.
Zihinsel engellilik bağlamındaki bulgular
Katılımcıların bildirdiği gereksinimler ağırlıklı olarak bilişsel yük, görev sırası, önceliklendirme ve yazılı talimatları anlama çevresinde toplanmıştır. Özellikle prosedürlerin sık değiştiği işyerlerinde hangi işin hangi sırada ve hangi sürede tamamlanacağının açık olmaması hata, belirsizlik ve stres yaratabilmektedir.
Önerilen tasarım yönleri adım adım iş akışları, sadeleştirilmiş arayüzler, hatırlatıcılar, kontrol listeleri, açık geri bildirim, kolay okunabilir bilgi ve kişinin öğrenme hızına göre uyarlanabilir sistemlerdir.
Görme engeli bağlamındaki bulgular
Temel sorun dijital içeriğin yardımcı teknolojiler tarafından erişilebilir biçimde temsil edilmesidir. Ekran okuyucuyla uyumsuz yazılımlar, semantik yapısı zayıf belgeler, açıklamasız görseller ve erişilemeyen PDF yapıları önemli sorunlar olarak bildirilmiştir.
Ekran okuyucu, büyütme, Braille, dokunsal etkileşim ve AI tabanlı görüntü açıklama sistemleri potansiyel araçlardır; ancak bu araçların farklı uygulamalar arasında güvenilir çalışması ve ürettiği bilginin doğru olması gerekmektedir.
Fiziksel engellilik bağlamındaki bulgular
İhtiyaçlar yalnız yazılım arayüzüne değil, cihazların fiziksel konumuna ve çalışma alanının düzenine uzanmaktadır. Tekrarlayan veya hassas motor hareketleri azaltmak; ses kontrolü, anahtar, göz takibi gibi alternatif giriş yöntemleri sunmak; cihazları erişilebilir mesafe ve yüksekliklere yerleştirmek önemlidir.
Hem donanım hem yazılım kullanıcının motor kabiliyetine göre özelleştirilebilmelidir.
İşitme engeli bağlamındaki bulgular
Temel gereksinim, işyerinin yalnız sesli iletişime bağımlı olmamasıdır. Toplantı, eğitim, günlük iletişim ve acil durum uyarıları gerçek zamanlı altyazı, yazılı iletişim, işaret dili, görsel işaret ve haptik bildirim gibi alternatif kanallarla desteklenmelidir.
Altyazının bulunması tek başına yeterli değildir; zamanlaması ve doğruluğu da güvenilir olmalıdır. Yanlış konuşma–metin dönüşümü veya yanlış işaret dili çevirisi anlamayı ve sisteme güveni azaltabilir.
Gruplar arasında ortak bulgular
Farklı etkileşim biçimlerine rağmen bütün gruplarda erişilebilir ve anlaşılır bilgi, güvenilir sistemler, kullanıcıya göre ayarlanabilir teknolojiler ve destekleyici örgütsel uygulamalar tekrar eden ortak temalardır.
Yazarlar özellikle erişilebilirliği en güçlü gruplar-arası gereksinimlerden biri, kişiselleştirmeyi ise gruplar arasındaki heterojenliği yönetmenin birleştirici ilkesi olarak yorumlamaktadır.
Çalışmanın desteklediği sonuçlar
- İşyeri kapsayıcılığında yalnız teknik erişilebilirliği değil örgütsel, kültürel ve operasyonel koşulları birlikte ele almak gerekmektedir.
- Dört engellilik bağlamında farklı etkileşim gereksinimleri vardır; tek standart çözüm bütün kullanıcılar için yeterli değildir.
- Kullanılabilirlik, erişilebilirlik, sağlamlık, doğruluk ve kişiselleştirme gruplar arasında karşılaştırmaya elverişli beş merkezi tasarım boyutudur.
- Erişilebilir bilgi, sistem güvenilirliği, kişiselleştirilebilirlik ve kapsayıcı örgütsel uygulamalar ortak gereksinimlerdir.
- Disability manager, tutor ve job coach gibi yapılandırılmış destek rollerinin bulunması kapsayıcılık açısından önemli olabilir.
- Erişilebilirlik tek cihaz özelliği değil, belge, yazılım, eğitim, süreç ve fiziksel mekânı kapsayan sistem özelliği olarak ele alınmalıdır.
Çalışmanın desteklemediği sonuçlar
- Herhangi bir yardımcı teknolojinin iş performansını belirli bir yüzde artırdığı gösterilmemiştir.
- AI tabanlı kişiselleştirmenin etkili olduğu deneysel olarak test edilmemiştir.
- Gerçek zamanlı altyazı, navigasyon, akıllı baston veya başka bir cihaz bu çalışmada laboratuvar testinden geçirilmemiştir.
- Beş etkileşim boyutu nicel bir puanlama ölçeği veya psikometrik test olarak doğrulanmamıştır.
- 54 katılımcıdan çıkan sonuçlar bütün engelli çalışan nüfusuna genellenemez.
- İtalya'daki örgütsel ve kültürel bulguların diğer ülkelerde aynen ortaya çıkacağı gösterilmemiştir.
- Sosyo-teknik ekosistem çerçevesi nedensel katsayılara sahip matematiksel bir model değildir.
İstatistiksel analiz veya matematiksel formül var mı?
Hayır. Çalışma nitel araştırmadır. Kaynakta regresyon, hipotez testi, p-değeri, güven aralığı, etki büyüklüğü veya matematiksel denklem bulunmamaktadır.
Katılımcı sayıları betimsel örneklem bilgisidir. Kullanıcı gereksinimleri ise nitel kodlama ve tematik sentezle oluşturulmuştur; bir ihtiyacın başka bir ihtiyaçtan “istatistiksel olarak daha önemli” olduğu sonucu çıkarılmamalıdır.
Çalışmanın güçlü yönü
Çalışmanın güçlü yönü, dört farklı engellilik bağlamını aynı araştırma içinde karşılaştırması ve yalnız engelli bireyleri değil, dernekleri, teknoloji uzmanlarını, eğitimcileri, politika aktörlerini, kapsayıcılık görevlilerini ve araştırmacıları aynı tartışma sürecine dahil etmesidir.
Diğer önemli yön, teknolojik gereksinimleri çalışma kültürü ve örgütsel uygulamalardan koparmamasıdır. Böylece “daha iyi cihaz” ile “daha kapsayıcı işyeri” arasındaki fark görünür hale getirilmektedir.
Başlıca sınırlılıklar
Örneklem büyüklüğü ve bileşimi: 54 katılımcı ve paydaş, engellilik durumlarının ve işyeri bağlamlarının geniş heterojenliğini temsil etmek için yeterli olmayabilir.
Coğrafi ve kültürel bağlam: Etkinlikler İtalya'da gerçekleştirilmiştir. Örgütsel uygulamalar, erişilebilirlik kültürü ve destek mekanizmaları başka ülke ve sektörlerde farklı olabilir.
Keşifsel nitel tasarım: Bulgular kullanıcı ve paydaş deneyimlerinden elde edilen nitel temalardır; nüfus düzeyinde yaygınlık oranları veya nedensel etkiler sağlamaz.
Fonksiyonel prototip yoktur: Çalışmanın “prototyping” aşaması analitiktir. Tasarım gereksinimleri gerçek ürünle doğrulanmamıştır.
Veri erişimi: Ham nitel veri gizlilik kısıtları ve devam eden proje faaliyetleri nedeniyle kamuya açık değildir.
Kodlama raporlaması: İki araştırmacının bağımsız açık kodlaması, uzlaşma süreci ve gerektiğinde üçüncü araştırmacı arabuluculuğu açıklanmış olsa da Cohen's kappa gibi sayısal kodlayıcılar arası uyum metriği raporlanmamaktadır.
Gelecek araştırmalar
Yazarlar daha geniş ve çeşitli kullanıcı gruplarıyla başka Avrupa ülkelerinde karşılaştırmalı çalışmalar yapılmasını önermektedir. Böylece gereksinimlerin farklı coğrafi, örgütsel ve engellilik bağlamlarında ne kadar geçerli olduğu değerlendirilebilir.
Teknoloji açısından gelecekte AI destekli kişiselleştirme, platformlar arası yardımcı teknoloji uyumluluğu, adaptif bilişsel destek, multimodal erişilebilirlik özellikleri, ergonomik etkileşim modelleri ve gerçek zamanlı iletişim araçları geliştirilebilir ve gerçek çalışma ortamlarında deneysel olarak doğrulanabilir.
Örgütsel stratejilerin de teknolojiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir; çünkü çalışmanın temel sonucu, teknolojik müdahalenin tek başına kapsayıcı çalışma ortamı oluşturmadığıdır.
Verianla Live / Live Figure uygunluğu
Çalışma Live Process için uygundur. Empati → problem tanımlama → fikir geliştirme → analitik prototipleme → açık kodlama → üç ana tema → beş etkileşim boyutu süreci sabit-parametreli olarak adım adım gösterilebilir.
Katılımcı sayılarının dört etkinlik ve paydaş türüne dağılımı Live Compare olarak gösterilebilir. Ancak çalışma nicel etki modeli veya deneysel zaman serisi sunmadığından teknoloji etkinliğini hesaplayan kullanıcı kontrollü bir simülasyon oluşturmak bilimsel olarak uygun değildir.
Kaynak ve Yöntem Notu
Özgün başlık: Co-Creating Inclusive Work Environments for People with Disabilities
Türkçe yayın başlığı: Engelli Bireyler İçin Kapsayıcı Çalışma Ortamlarının Birlikte Oluşturulması
Yazarlar: Tiziana Guzzo, Carmine Abate, Maria Chiara Caschera.
Yazar sırası: Kaynakta verildiği biçimde korunmuştur.
Eş katkı: Kaynakta eş birinci yazar veya eş katkı beyanı bulunmamaktadır.
Sorumlu yazar: Maria Chiara Caschera.
Afiliasyon: National Research Council, Institute for Research on Population and Social Policies (CNR-IRPPS), Via Palestro 32, 00185 Rome, Italy.
Dergi: Sustainability.
Yayıncı: MDPI.
Cilt / sayı / makale numarası: 18 / 12 / 5884.
DOI: 10.3390/su18125884.
Gönderim tarihi: 28 Nisan 2026.
Revizyon tarihi: 4 Haziran 2026.
Kabul tarihi: 7 Haziran 2026.
Yayın tarihi: 9 Haziran 2026.
Academic Editors: Vasile Gherhes ve Diana Giurea.
Özel sayı: Interdisciplinary Design for Sustainable Well-Being.
Kaynak türü: Article / Original Research. Keşifsel, nitel ve katılımcı araştırmadır.
Hakemlik durumu: Hakemli Sustainability dergi makalesidir.
Lisans: Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY).
Resmî bağlantı: DOI 10.3390/su18125884 üzerinden MDPI resmî makale sayfası.
Araştırma bağlamı: NewWorkTech projesi kapsamında İtalya'da gerçekleştirilen dört co-creation etkinliği.
Etkinlik tarihi: Eylül–Ekim 2025.
Toplam katılımcı ve paydaş: 54.
Engelli birey katılımcı sayısı: Kaynak Tablo 3 değerlerinin toplamına göre 22.
Diğer paydaşlar: Kaynak Tablo 3 değerlerinin toplamına göre 32; dernek temsilcileri, politika yapıcılar, teknoloji uzmanları, eğitimciler, istihdam kapsayıcılığı görevlileri, disability manager rolleri ve araştırmacılardan oluşmaktadır.
Etkinlik süresi: Her etkinlik üç saat.
Engellilik bağlamları: Zihinsel, görsel, fiziksel ve işitme engellilik.
Senaryo sayısı: Sekiz kurmaca fakat gerçekçi işyeri etkileşim senaryosu.
Yöntem: Tasarım Odaklı Düşünme temelli participatory co-creation; Empathize, Define, Ideate ve Prototype aşamaları.
Önemli yöntem sınırı: Prototype aşaması çalışan fiziksel veya dijital prototip üretimi ve testi değildir. Kullanıcı gereksinimleri ve tasarım çıkarımlarının analitik sentezidir.
Veri toplama: Slido Version 1.14.2 aracılığıyla yazılı yanıtlar ve moderatörlü tartışmalar sırasında araştırmacı notları.
Moderasyon: Her etkinlikte iki moderatör.
Nitel analiz: Endüktif açık kodlama; iki araştırmacı bağımsız kodlama yapmış, kodlama çerçeveleri ortak tartışmayla geliştirilmiş, anlaşmazlıklar uzlaşmayla ve gerektiğinde üçüncü araştırmacı arabuluculuğuyla çözülmüştür.
Sayısal kodlayıcı uyumu: Kaynak Cohen's kappa veya başka bir sayısal inter-coder reliability katsayısı raporlamamaktadır.
Ana analiz alanları: Sosyal/örgütsel sorunlar; teknolojik engeller; farklı engellilik bağlamlarında insan–makine etkileşimi ihtiyaçları.
Beş etkileşim boyutu: Usability, accessibility, robustness, accuracy ve personalization.
Formül: Matematiksel formül bulunmamaktadır.
İstatistiksel çıkarım: Regresyon, hipotez testi, p-değeri, güven aralığı veya etki büyüklüğü raporlanmamıştır.
Çalışma içinde şekil: Numaralandırılmış bilimsel figür bulunmamaktadır. Kaynak beş ana tablo kullanmaktadır.
Etik katılım: Yalnız 18 yaş ve üzerindeki gönüllüler katılmıştır. Bütün katılımcılardan veri toplama öncesinde EUSurvey platformu üzerinden yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır.
Sağlık verisi: Klinik, tanısal veya hassas sağlık bilgisi toplanmamış; tıbbi belge veya sağlık durumu değerlendirmesi istenmemiştir.
Veri koruma: Kimlik bilgileri yalnız etkinlik kaydı amacıyla araştırma verisinden ayrı işlenmiştir. Araştırma verileri anonim ve toplulaştırılmıştır.
Etik kurul durumu: Yazarların beyanına göre çalışma klinik müdahale, biyomedikal deney veya hassas sağlık verisi içermediğinden ve anonim, kimliği belirlenemeyen minimal-risk veriler kullandığından ilgili GDPR ve İtalyan mevzuatı altında resmî Ethics Committee/IRB onayı gerekli görülmemiştir. Araştırma CNR'nin sosyal ve beşerî bilimler etik çerçevesine uygun yürütülmüştür.
Veri erişilebilirliği: Veri seti katılımcıların onamlarındaki gizlilik kısıtları ve devam eden proje faaliyetleri nedeniyle kamuya açık değildir.
Finansman: Avrupa Birliği Horizon araştırma ve inovasyon programı, Grant Agreement No. 101177176, NewWorkTech — “From the margins to the masses: Standard practices and innovative uses of technology in augmenting different abilities of people in the world of work”; HORIZON-CL2-2024-TRANSFORMATIONS-01-11 çağrısı.
Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması olmadığını beyan etmiştir.
Yazar katkıları: Conceptualization: Tiziana Guzzo ve Maria Chiara Caschera; methodology: Tiziana Guzzo ve Maria Chiara Caschera; validation: Tiziana Guzzo ve Maria Chiara Caschera; formal analysis: Tiziana Guzzo ve Maria Chiara Caschera; investigation: Tiziana Guzzo ve Maria Chiara Caschera; data curation: Tiziana Guzzo, Maria Chiara Caschera ve Carmine Abate; original draft: Tiziana Guzzo; review and editing: Maria Chiara Caschera; visualization, supervision, project administration ve funding acquisition: Tiziana Guzzo.
Ana sınırlılıklar: Örneklemin büyüklüğü ve bileşimi bütün engellilik koşullarının heterojenliğini temsil etmeyebilir; çalışma belirli İtalyan örgütsel ve kültürel bağlamlarına dayanır; bulgular keşifsel nitel kanıttır; fonksiyonel teknolojiler test edilmemiştir; ham veri gizlilik nedeniyle kamuya açık değildir.
Gelecek doğrulama gereksinimi: Daha büyük ve çeşitli kullanıcı gruplarıyla diğer Avrupa ülkelerinde karşılaştırmalı çalışma; somut teknolojik çözümlerin gerçek çalışma ortamında geliştirilmesi ve değerlendirilmesi; AI tabanlı kişiselleştirme, platformlar arası yardımcı teknoloji uyumu, multimodal erişilebilirlik ve örgütsel destek stratejilerinin birlikte test edilmesi.
Temel yorum sınırı: Çalışma engelli bireylerin ve paydaşların bildirdiği ihtiyaçlardan tasarım gereksinimleri çıkarmaktadır. Belirli bir teknolojinin üretkenliği, özerkliği, kapsayıcılığı veya iyi oluşu belirli büyüklükte artırdığını deneysel olarak göstermemektedir.
Bir yorum bırakın
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir