Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Ekonomi / Ticaret Küreselleşmesi Yeşilleniyor mu? Orta ve Doğu Avrupa AB Üyesi Ülkelerinde Fiilî ve Hukuki Ticaret Entegrasyonundan Kanıtlar
Ekonomi

Ticaret Küreselleşmesi Yeşilleniyor mu? Orta ve Doğu Avrupa AB Üyesi Ülkelerinde Fiilî ve Hukuki Ticaret Entegrasyonundan Kanıtlar

Ticaret küreselleşmesinin yeşillenmesi, bu çalışmada yalnızca daha fazla dış ticaret yapılmasını değil; ticaret entegrasyonunun daha temiz üretim yapıları, daha yüksek yenilenebilir enerji kullanımı, daha düşük enerji kırılganlığı, çevresel malların ticareti ve daha elverişli sera gazı ayak izi profilleriyle birlikte gerçekleşmesini ifade eden çok boyutlu bir değerlendirme çerçevesidir.

18/10/2026  Veri Anla  181 görüntüleme
Ticaret Küreselleşmesi Yeşilleniyor mu? Orta ve Doğu Avrupa AB Üyesi Ülkelerinde Fiilî ve Hukuki Ticaret Entegrasyonundan Kanıtlar

Ticaret küreselleşmesinin yeşillenmesi, bu çalışmada yalnızca daha fazla dış ticaret yapılmasını değil; ticaret entegrasyonunun daha temiz üretim yapıları, daha yüksek yenilenebilir enerji kullanımı, daha düşük enerji kırılganlığı, çevresel malların ticareti ve daha elverişli sera gazı ayak izi profilleriyle birlikte gerçekleşmesini ifade eden çok boyutlu bir değerlendirme çerçevesidir. Araştırma, 2004–2024 döneminde 11 Orta ve Doğu Avrupa (Central and Eastern Europe, CEE) AB üyesinde fiilî (de facto) ve hukuki/formel (de jure) ticaret küreselleşmesinin nasıl farklılaştığını incelemektedir. World Development Indicators, KOF Globalization Index, UNCTAD çevresel mal ticareti, OECD Greenhouse-Gas Footprints ve Eurostat verileri birlikte kullanılmış; sonuçlar 2020–2024 dönemindeki 73 firmalık LSEG Workspace örneklemiyle sektör düzeyinde tamamlayıcı olarak sınanmıştır.

Araştırmanın ana bulgusu, ticaret küreselleşmesinin bölgede tek biçimli biçimde yeşillenmediğidir. Ortak AB kurumsal çerçevesi ve görece yüksek hukuki ticaret entegrasyonu, ülkeler arasında benzer fiilî ticaret yapıları veya benzer çevresel sonuçlar üretmemiştir. Yüksek açıklık veya ticaret liberalizasyonu tek başına daha düşük karbon yoğunluğu anlamına gelmemektedir. Daha sürdürülebilir profiller; temiz üretim yapısı, yenilenebilir enerji yayılımı, düşük enerji ithalat kırılganlığı ve çevresel mal ticaretindeki daha güçlü konumlarla birlikte görülmektedir.

Çalışma nedensellik iddiasında bulunmamaktadır. Kullanılan regularize Graphical Gaussian Model (GGM), diğer göstergeler koşullu tutulduğunda değişkenler arasındaki kısmi korelasyonları gösteren keşfedici bir ağdır. Benzer şekilde yabancı doğrudan yatırım (Foreign Direct Investment, FDI) toplam yabancı sermaye entegrasyonunu temsil eder; kaynaktaki FDI değişkeni yeşil ve karbon yoğun yatırımları birbirinden ayırmadığı için “yeşil FDI” göstergesi olarak yorumlanamaz.

Araştırmanın temel problemi

Uluslararası ticaretin artması genellikle pazar erişimi, üretim ölçeği, yatırım ve ekonomik büyüme açısından olumlu değerlendirilir. Ancak çevresel sürdürülebilirlik açısından ticaret hacminin yüksek olması tek başına yeterli bilgi sağlamaz. Bir ekonomi çok açık olabilir fakat aynı zamanda yüksek karbon yoğunluğuna, fosil yakıt bağımlılığına, çevresel açıdan kirletici üretim yapısına veya yüksek enerji ithalat kırılganlığına sahip olabilir.

Bu nedenle çalışmanın temel problemi “ülkeler ne kadar dış ticaret yapıyor?” sorusundan daha geniştir. Araştırma, ticaretin fiilen ne ölçüde uluslararasılaşmış olduğu, bu entegrasyonun hangi kurumsal çerçeve altında gerçekleştiği ve ticaret yapısının çevresel dönüşümle ne ölçüde uyumlu olduğu sorularını birlikte ele almaktadır.

Fiilî (de facto) ve hukuki (de jure) ticaret küreselleşmesi arasındaki fark nedir?

Fiilî ticaret küreselleşmesi, gerçek ekonomik akımlarda gözlenen ticaret entegrasyonunu ve ticari ilişkilerin coğrafi yayılımını; hukuki ticaret küreselleşmesi ise ticaret düzenlemeleri, ticaret vergileri, tarifeler ve ticaret anlaşmaları gibi kurumsal koşulları temsil eder. Bu nedenle iki ülke benzer hukuki liberalizasyon düzeyine sahip olsa bile gerçek ticaret akımları, üretim yapıları ve çevresel sonuçları farklı olabilir.

İncelenen ülkeler

Makro analiz aşağıdaki 11 AB üyesini kapsamaktadır: Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya.

Bu seçim bilinçlidir. Araştırmacılar, ülkeleri görece ortak bir AB hukuki ve politika çerçevesi içinde karşılaştırarak kurumsal ortamın çok büyük ölçüde farklılaşmasından doğabilecek sorunları azaltmayı amaçlamıştır. Sonuçlar bu nedenle Batı Balkanlar veya AB üyesi olmayan bütün Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine otomatik olarak genellenemez.

Dört araştırma sorusu

Araştırma sorusuİncelenen temel ilişki
RQ1Fiilî ve hukuki ticaret küreselleşmesi CEE AB üyelerinde nasıl birlikte gelişti ve iki boyut arasında nerelerde kalıcı farklılıklar oluştu?
RQ2Çevresel mal ticareti ile üretim ve talep temelli sera gazı ayak izleri ülkelerin yeşil ticaret profilini nasıl farklılaştırdı?
RQ3Yabancı sermaye entegrasyonu, üretim yapısı, yenilenebilir enerji ve enerji ithalat bağımlılığı farklı yeşil ticaret profilleriyle nasıl ilişkiliydi?
RQ4Ülke düzeyindeki makro göstergeler, firma ve sektör düzeyindeki karbon ve enerji heterojenliğini ne ölçüde gizliyordu?

Ticaret açıklığının yüksek olması neden tek başına “yeşil ticaret” anlamına gelmez?

Çünkü toplam ticaret hacmi, ticaretin hangi mallardan oluştuğunu, üretimin ne kadar karbon yoğun olduğunu, ithal enerjiye bağımlılığı, kullanılan enerji kaynaklarını veya emisyonların üretim ve tüketim arasında nasıl dağıldığını göstermez. Çalışma bu nedenle toplam açıklığı çevresel mal ticareti, sera gazı ayak izi, enerji yapısı ve üretim kompozisyonuyla birlikte değerlendirmektedir.

Yeşillenmenin çok boyutlu yapısı

Çalışmada ticaretin çevresel niteliği tek bir “yeşil ticaret endeksi” ile ölçülmemektedir. Bunun yerine birbiriyle bağlantılı birkaç boyut birlikte ele alınmaktadır:

  • fiilî ticaret entegrasyonu,
  • hukuki ticaret entegrasyonu,
  • üretim ve ekonomik yapı,
  • yenilenebilir ve fosil enerji kullanımı,
  • enerji ithalat bağımlılığı,
  • çevresel mal ihracatı ve ithalatı,
  • üretim temelli sera gazı ayak izi,
  • talep temelli sera gazı ayak izi.

Bu yaklaşım, ticaretin çevresel performansını yalnız toplam ihracat veya ithalat üzerinden değerlendirmek yerine, ticaretin gerçekleştiği üretim ve enerji sistemini de analizin içine almaktadır.

Literatürün bibliyometrik konumlandırılması

Ana ampirik analizden önce araştırmacılar Web of Science Core Collection üzerinden yeşil ticaret küreselleşmesiyle ilişkili 2022–2026 döneminden 46 belgelik odaklı bir bibliyometrik korpus oluşturmuştur. Analiz RStudio ve bibliometrix/Biblioshiny kullanılarak yürütülmüştür.

Kaynağın 9. sayfasındaki üç alanlı Şekil 1; sık atıf verilen kaynakları, yazarları ve birleştirilmiş anahtar kelimeleri aynı yapı içinde bağlamaktadır. Yenilenebilir enerji, CO2 emisyonları, ekonomik büyüme, ticaret, çevresel sürdürülebilirlik, enerji dönüşümü, finansal küreselleşme, yeşil büyüme ve ticaret açıklığı belirgin tematik düğümlerdir.

10. sayfadaki Şekil 2 ise bilimsel işbirliği ağının Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Orta Doğu arasında uluslararası bağlantılar içerdiğini göstermektedir. Ancak CEE bölgesi bu literatürün baskın coğrafi odağı değildir. Kaynak bu durumu, kendi CEE odaklı ampirik katkısı için bir araştırma boşluğu olarak değerlendirmektedir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Makro veri mimarisi

Ana veri seti ülke-yıl paneli olarak düzenlenmiştir. Genel analitik pencere 2004–2024'tür; ancak farklı veri kaynakları bütün yıllarda aynı kapsama sahip olmadığı için her analiz yalnız kullanılan değişkenlerin ortak olarak bulunduğu dönem üzerinde gerçekleştirilmiştir.

KaynakBaşlıca değişkenlerAnalizdeki rol
World Development IndicatorsTicaret akımları, FDI, üretim yapısı, karbon yoğunluğu, yenilenebilir enerji, fosil enerji, enerji ithalat bağımlılığıMakro ticaret, yapı ve enerji göstergeleri
KOF Globalization IndexKOF Trade Globalization de facto ve de jure indeksleriFiilî ve hukuki ticaret küreselleşmesinin ana sentetik ölçüleri
UNCTADÇevresel mal ihracatı ve ithalatıTicaretin yeşil ürün bileşiminin doğrudan ölçümü
OECD Greenhouse-Gas FootprintsÜretim temelli ve talep temelli sera gazı emisyonlarıÜretim ve tüketim kaynaklı karbon ayak izlerinin ayrıştırılması
EurostatÇevresel mal ve hizmetler sektörüne ilişkin tamamlayıcı göstergelerSınırlı kapsamalı destekleyici çevre ekonomisi kanıtı
LSEG WorkspaceFirma geliri, karbon yoğunluğu, enerji yoğunluğu, yenilenebilir enerji kullanımı ve emisyon göstergeleriMakro sonuçlardaki sektör/firma heterojenliğinin tamamlayıcı doğrulaması

Ana değişken grupları

BoyutBaşlıca göstergelerAnlamı
Fiilî ticaret küreselleşmesiKOFTrGIdf, TRD_GDP, EXP_GS, IMP_GS, MER_TRGerçek ticaret akımları ve dış ticaret yoğunluğu
Hukuki ticaret küreselleşmesiKOFTrGIdj, uygulanan tarifeler, bağlı tarife kapsamı ve oranlarıKurumsal ve hukuki ticaret liberalizasyonu
Ekonomik yapı ve gelişmeFDI_IN, MAN_VA, SRV_VA, GDP_PCYabancı sermaye, imalat, hizmetler ve gelişmişlik düzeyi
Sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüCAR_INT, REN_EN, FOS_EN, EN_IMPKarbon yoğunluğu, yenilenebilir/fosil enerji ve enerji kırılganlığı
Yeşil ticaret ve karbon ayak iziENVG_EXP, ENVG_IMP, GHG_PBE, GHG_DBE, tamamlayıcı EGSS_EXPÇevresel malların ticareti ve üretim/talep temelli sera gazı baskısı

Analiz sırası

Araştırma tek bir regresyon modeline dayanmamaktadır. Farklı analitik araçlar birbirini tamamlayacak biçimde kullanılmıştır:

  1. KOF de facto ve de jure ticaret küreselleşmesi eğilimlerinin ülke bazında karşılaştırılması.
  2. Farklı ölçeklerdeki göstergelerin z-skorlarına dönüştürülmesi ve hiyerarşik kümeli standartlaştırılmış ısı haritası.
  3. FDI ile ticaret açıklığının imalat sanayinin GSYH içindeki payına göre altı tabakada karşılaştırılması.
  4. İhracat–ithalat asimetrisinin hesaplanması.
  5. Enerji ithalat bağımlılığı ile yenilenebilir enerji kullanımının birlikte incelenmesi.
  6. Çevresel mal ihracatı ile ithalatının karşılaştırılması.
  7. Üretim ve talep temelli sera gazı ayak izlerinin karşılaştırılması.
  8. Seçilmiş göstergeler arasında regularize GGM ile koşullu ilişki ağının kurulması.
  9. 73 firmalık tamamlayıcı örneklemle firma ve sektör düzeyindeki heterojenliğin değerlendirilmesi.

İhracat–ithalat asimetrisi nasıl hesaplandı?

Çalışma ihracat–ithalat dengesini şu fark üzerinden tanımlar:

\[ \text{Ticaret Asimetrisi} = EXP\_GS - IMP\_GS \]

\(EXP\_GS\), mal ve hizmet ihracatının GSYH'ye oranını; \(IMP\_GS\) ise mal ve hizmet ithalatının GSYH'ye oranını temsil eder. Pozitif değer ihracat ağırlıklı, negatif değer ise daha güçlü ithalat bağımlı bir ticaret yapısına işaret eder. Bu gösterge toplam ticaret açıklığıyla aynı değildir; aynı derecede açık iki ekonomi farklı ihracat–ithalat yapısına sahip olabilir.

Fiilî ve hukuki entegrasyon aynı yönde ilerlemedi

Kaynağın 14. sayfasındaki Şekil 3, 2004–2023 için de facto ve de jure KOF ticaret küreselleşmesi indekslerini ülke bazında karşılaştırmaktadır. Hukuki entegrasyon genel olarak yüksek kalırken fiilî entegrasyon ülkelere özgü daha değişken yörüngeler izlemiştir.

Bu bulgu, ortak AB hukuki çerçevesinin ülkelerin gerçek ticaret entegrasyonunu mekanik olarak aynılaştırmadığını göstermektedir. De facto ve de jure göstergelerin birbirinin yerine kullanılmaması gerektiği de bu nedenle araştırmanın temel yöntemsel kararlarından biridir.

Ülke kümeleri çevresel ve yapısal açıdan farklılaştı

Şekil 4'te ülke ortalamaları farklı ölçüm birimlerinin karşılaştırılabilmesi için z-skorlarına dönüştürülmüş ve hiyerarşik kümeleme uygulanmıştır. Üretim ve talep temelli sera gazı göstergeleri gösterge dendrogramında birbirine yakın görünürken çevresel mal ihracatı ve ithalatı daha geniş ticaret–çevre profilinin parçası olmuştur.

Ülke dendrogramı ise ticaret entegrasyonu, karbon maruziyeti, ekonomik gelişme ve enerji yapısının farklı bileşimlerine sahip gruplar oluşturmuştur. Bu gruplar nedensel “ülke tipleri” değil, standartlaştırılmış profillerin benzerlik kümeleridir.

FDI ile ticaret açıklığı arasında tek biçimli bir ilişki bulunmadı

Şekil 5, FDI_IN ile TRD_GDP arasındaki ilişkiyi imalat katma değerinin GSYH içindeki payına göre altı ayrı aralıkta incelemektedir. Bazı imalat gruplarında ilişki neredeyse yatay, bazılarında negatif, bazılarında ise zayıf pozitiftir.

Bu nedenle daha yüksek toplam FDI girişinin her üretim yapısında daha yüksek ticaret açıklığıyla sistematik biçimde birlikte görüldüğü söylenemez. Ayrıca FDI_IN yatırımın çevresel niteliğini ayırmadığı için kaynak, bu grafiğin “yeşil yabancı yatırım” etkisi olarak yorumlanmasını açıkça reddetmektedir.

İhracat–ithalat dengesi ülkeler arasında ayrışıyor

Şekil 6, 2004–2024 dönemindeki ihracat–ithalat asimetrisini göstermektedir. Bulgaristan, Letonya ve Romanya örneklemde ortalama ticaret dengesizliğinin en güçlü olduğu ülkeler olarak öne çıkarılmıştır.

Romanya ve Letonya'da bazı dönemlerde negatif değerlerin kalıcılığı daha ithalata bağımlı bir entegrasyon yapısına işaret ederken Bulgaristan'ın zaman içinde daha dengeli veya pozitif bir konuma doğru hareket ettiği görülmektedir.

Bu bulgunun temel mesajı, toplam ticaret açıklığının iç bileşimini gizleyebilmesidir. Bir ekonomi yüksek oranda açık olabilir; ancak bu açıklık güçlü ihracattan veya yüksek ithalat bağımlılığından kaynaklanabilir.

Enerji ithalat bağımlılığı ve yenilenebilir enerji profilleri

Şekil 7, veri ortaklığı nedeniyle 2004–2021 dönemiyle sınırlandırılmıştır. Grafik net enerji ithalatını enerji kullanımının payı olarak verirken nokta rengi yenilenebilir enerji tüketimini temsil etmektedir.

Kaynakta Litvanya yüksek enerji ithalat bağımlılığıyla; Estonya belirgin azalışla; Letonya görece yüksek yenilenebilir enerji oranı ile birlikte önemli ithalat bağımlılığıyla; Polonya ise gözlenen dönemin büyük bölümünde yükselen enerji ithalat bağımlılığıyla öne çıkmaktadır.

Bu göstergeler doğrudan “yeşil ticaret miktarı” değildir. Ticaret entegrasyonunun gerçekleştiği enerji üretim ve tedarik ortamındaki yapısal maruziyetleri göstermektedir.

Çevresel mal ticareti daha doğrudan bir yeşil ticaret göstergesi sağladı

Şekil 8'in sol paneli ülkelerin ortalama çevresel mal ithalatı ve ihracatını logaritmik eksenlerde karşılaştırmaktadır. 45 derecelik çizgi iki akımın eşit olduğu parite çizgisidir.

Polonya ve Çekya çevresel mal ticaretinin mutlak ölçeğinde dağılımın yüksek hacimli tarafında yer almaktadır. Parite çizgisinin üstündeki veya altındaki konumlar ihracat veya ithalat ağırlıklı çevresel mal profilini gösterir; bu konumlar ülkelerin toplam çevresel başarısının sıralaması değildir.

Üretim temelli ve talep temelli emisyonlar farklı bilgiler veriyor

Şekil 8'in sağ panelinde üretim temelli sera gazı emisyonları ile talep temelli emisyonlar karşılaştırılmıştır. Parite çizgisinin üzerinde kalan ülkelerde ülke içinde üretimden kaynaklanan emisyonlar talep temelli ayak izinden yüksek; çizginin altında kalanlarda ise talep temelli ayak izi daha yüksektir.

Bu ayrım, bir ekonominin yalnız kendi sınırları içindeki üretim emisyonlarına bakmanın uluslararası ticaret yoluyla tüketilen karbonun tamamını göstermeyebileceğini ortaya koymaktadır. Ancak iki ölçü arasındaki fark çalışmada doğrudan “ticaretin neden olduğu emisyon etkisi” olarak yorumlanmamaktadır.

GGM neyi gösteriyor?

2004–2021 ortak veri penceresinde kurulan regularize Graphical Gaussian Model; KOF de facto ve de jure indekslerini, FDI'yı, hizmetler katma değerini, kişi başına GSYH'yi, karbon yoğunluğunu, yenilenebilir enerjiyi, fosil yakıt tüketimini, enerji ithalat bağımlılığını, çevresel mal ihracat ve ithalatını ve iki sera gazı ayak izi göstergesini birlikte ele almaktadır.

GGM'de bir kenar, iki değişken arasındaki ilişkinin ağdaki diğer değişkenler kontrol edildiğinde kalan kısmi korelasyonunu ifade eder. Kaynakta üretim temelli ve talep temelli sera gazı değişkenleri güçlü bir çift oluştururken çevresel mal ihracatı ile ithalatı da güçlü biçimde bağlı görünmektedir.

KOF de facto ve de jure indeksleri ağda farklı konumlara sahiptir. Bu, fiilî ve hukuki ticaret entegrasyonunun aynı küreselleşme kavramının birbirinin yerine kullanılabilecek iki kopyası olmadığını desteklemektedir.

Karbon yoğunluğu, yenilenebilir enerji, fosil enerji ve enerji ithalat bağımlılığı da ekonomik yapı ve ticaret düğümleriyle farklı işaret ve büyüklüklerde koşullu bağlantılar göstermektedir. Ancak hiçbir ağ kenarı bir değişkenin diğerine neden olduğunu göstermez.

Çalışma CEE ülkelerinde ticaret küreselleşmesinin gerçekten yeşillendiğini gösteriyor mu?

Çalışmanın desteklediği en doğru sonuç, tam ve tek biçimli bir yeşillenme değil, kısmi ve koşullu yeşillenmedir. Daha temiz üretim, yenilenebilir enerji yayılımı, daha düşük enerji kırılganlığı ve daha güçlü çevresel mal ticareti profilleriyle birlikte görülen entegrasyon daha sürdürülebilir görünürken yüksek açıklık veya yüksek formel liberalizasyon tek başına olumlu çevresel sonuç için yeterli değildir.

Firma düzeyi doğrulama neden gerekliydi?

Ülke ortalamaları aynı ülkede faaliyet gösteren farklı sektörlerin çevresel özelliklerini gizleyebilir. Bu sorunu sınamak için araştırmacılar LSEG Workspace'ten 2020–2024 dönemine ait 73 firmayı tamamlayıcı olarak incelemiştir.

Her firma mevcut 2020–2024 gözlemlerinin ortalamasıyla bir kez temsil edilmiştir. Firma büyüklüğü için gelir kullanılmış, gelir değişkeninin doğal logaritması türetilmiş; karbon yoğunluğu, enerji yoğunluğu, yenilenebilir enerji kullanımı, toplam emisyon, toplam enerji kullanımı ve Scope 3 emisyonları çevresel performansı tanımlamak için kullanılmıştır.

Bu mikro çalışma bağımsız bir nedensel firma paneli değildir. Sektörel dağılımlar, logaritmik firma büyüklüğü–karbon yoğunluğu saçılımı ve standartlaştırılmış sektör ısı haritası aracılığıyla makro ortalamaların gizleyebileceği heterojenliği doğrulamak için tasarlanmıştır.

Firma büyüklüğü tek başına çevresel performansı açıklamadı

Şekil 10, 73 firmanın gelir ölçeklerinin birkaç büyüklük mertebesine yayıldığını göstermektedir. Bu nedenle grafik logaritmik eksen kullanmaktadır.

Şekil 11'de finans ve teknoloji firmaları genel olarak karbon yoğunluğu dağılımının daha düşük tarafında; enerji, temel malzemeler ve kamu hizmetleri sektörleri ise daha yüksek ve daha geniş dağılımlarla görülmektedir.

Şekil 12, benzer büyüklükteki firmaların farklı sektörlerde çok farklı karbon yoğunluklarına sahip olabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla firma büyüklüğü çevresel maruziyetin yeterli bir açıklayıcısı değildir.

Şekil 13'te firma büyüklüğü, karbon yoğunluğu, enerji yoğunluğu ve yenilenebilir enerji kullanımının sektör medyanları standartlaştırılarak hiyerarşik biçimde kümelenmiştir. Daha karbon ve enerji yoğun sektörler, daha düşük yoğunluklu hizmet sektörlerinden ayrışmaktadır. Yenilenebilir enerji kullanımı ise firma büyüklüğü veya karbon yoğunluğuyla mekanik biçimde aynı yönde sıralanmamaktadır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • CEE AB üyesi ülkelerde fiilî ve hukuki ticaret entegrasyonu farklı yörüngelere sahiptir.
  • Ortak AB kurumsal yapısı ülkeler arasında aynı gerçek ticaret ve çevre profilini üretmemektedir.
  • Yüksek ticaret açıklığı tek başına düşük karbon yoğunluğu veya daha yeşil ticaret anlamına gelmemektedir.
  • FDI ile ticaret açıklığı arasındaki ilişki üretim yapısına göre değişmektedir.
  • Çevresel mal ihracatı ve ithalatı ülkelerin yeşil ticaret bileşimi hakkında toplam ticaret hacminden daha doğrudan bilgi sağlamaktadır.
  • Üretim ve talep temelli sera gazı ayak izleri karbon baskısının farklı yönlerini yakalamaktadır.
  • Enerji ithalat bağımlılığı ve yenilenebilir enerji kullanımı ülkeler arasında önemli ölçüde farklıdır.
  • Ülke ortalamaları sektör ve firma düzeyindeki karbon ve enerji heterojenliğini gizleyebilir.
  • Bölgedeki yeşillenme kısmi, koşullu ve ülke/sektör özelliklerine bağlıdır.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Daha fazla ticaretin otomatik olarak çevresel iyileşmeye neden olduğu gösterilmemiştir.
  • Daha yüksek de jure liberalizasyonun otomatik olarak daha yeşil ekonomi yarattığı kanıtlanmamıştır.
  • FDI değişkeni yeşil yatırımın ölçüsü değildir.
  • GGM ağındaki bağlantılar nedensel etki değildir.
  • Çevresel mal ihracatında güçlü olmak tek başına bir ülkenin genel çevresel performansının daha iyi olduğu anlamına gelmez.
  • Firma düzeyi 73 gözlemlik doğrulama CEE'deki bütün şirketleri temsil etmez.
  • Sonuçlar Batı Balkanlar veya bütün Orta ve Doğu Avrupa ekonomilerine otomatik olarak genellenemez.

Politika çıkarımları

Kaynak tek tip bir CEE politikası önermemektedir. Ampirik heterojenlik nedeniyle dört farklı müdahale önceliği tanımlanmaktadır; bunlar kesin ve birbirini dışlayan ülke sınıfları değildir.

Gözlenen sorun/profilKaynağın önerdiği politika önceliği
Yüksek ve kalıcı enerji ithalat bağımlılığıYenilenebilir enerji yayılımını hızlandırma, imalatta enerji verimliliği, tedarik çeşitlendirmesi ve bölgesel enerji bağlantılarını güçlendirme
Görece güçlü yenilenebilir enerji profiliTemiz enerjiyi sanayi elektrifikasyonu, yeşil teknoloji yatırımı, yüksek katma değerli üretim ve daha temiz FDI ile bağlama
Karbon yoğun imalat yapısıErken sanayisizleşme yerine enerji verimliliği, elektrifikasyon, temiz teknoloji, yeşil Ar-Ge ve düşük karbonlu üretim süreçleriyle sanayi yükseltmesi
Kalıcı ihracat–ithalat asimetrisiYerel tedarikçileri geliştirme, yabancı yatırımcı–yerel firma bağlarını güçlendirme, ihracattaki yerli katma değeri ve yüksek değerli mal/hizmet ihracatını artırma

Litvanya, çalışmada yüksek enerji ithalat bağımlılığı açısından özellikle dikkat çeken bir örnektir. Polonya'da enerji ithalat bağımlılığı gözlenen dönemde artış eğilimi göstermektedir. Letonya ise daha yüksek yenilenebilir enerji payıyla öne çıkmakta; bunun temiz üretim ve ihracat yükseltmesine bağlanması önerilmektedir.

Bulgaristan, Letonya ve Romanya örneklemdeki en güçlü ortalama ticaret dengesizliklerine sahiptir. Kaynak bu ülkeler için dışa açıklığı azaltmayı değil, entegrasyonun bileşimini ve dayanıklılığını geliştirmeyi önermektedir.

Sınırlılıklar

Birinci sınırlılık coğrafi kapsamdır. Araştırma yalnız AB üyesi 11 CEE ekonomisini içermektedir; sonuçlar bütün CEE bölgesine veya Batı Balkanlar'a genişletilemez.

İkinci sınırlılık veri kaynaklarının farklı dönem kapsamlarıdır. Örneğin ana analitik pencere 2004–2024 iken KOF karşılaştırmasının ilgili şekli 2004–2023, enerji profilleri ve GGM ise ortak veri kullanılabilirliği nedeniyle 2004–2021 dönemlerini kullanmaktadır.

Üçüncü sınırlılık firma örneklemidir. 73 firmanın bulunduğu LSEG doğrulaması dokuz ülkeyle sınırlıdır ve bütün CEE şirketlerini temsil eden olasılıklı bir örneklem değildir.

Dördüncü sınırlılık FDI değişkenidir. Toplam FDI, yeşil, nötr ve karbon yoğun yatırımları birbirinden ayırmamaktadır. Bu nedenle yeşil ve kirletici FDI'nın ayrı etkilerini sınamak için yatırım düzeyinde farklı bir veri seti gerekir.

Beşinci sınırlılık nedensellik sorunudur. GGM keşfedici bir koşullu ilişki ağıdır. Ters nedensellik, eşanlılık ve zaman içinde değişen dışlanmış faktörler giderilmemiştir.

Bu sınırlar gelecekteki karşılaştırmalı ülke araştırmaları, sektör düzeyindeki analizler ve yatırım türünü doğrudan ayırabilen firma/yatırım verileri için açık araştırma alanları oluşturmaktadır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Greening Trade Globalization? Evidence from De Facto and De Jure Trade Integration Across CEE EU Member States.

Yazarlar: Alina Ionașcu; Grațiela Georgiana Noja; Denisa-Andrada Oancea (Dragomir); Eduard Ilie Copaci.

Sorumlu yazar: Alina Ionașcu.

Kurum: West University of Timișoara bünyesindeki East-European Center for Research in Economics and Business (ECREB), Doctoral School of Economics and Business Administration ve Faculty of Economics and Business Administration bağlantılı birimler, Timișoara, Romanya.

Dergi: Economies.

Yayınevi: MDPI.

Bibliyografik kayıt: 2026, 14(10), 444.

DOI: 10.3390/economies14100444.

Yayın süreci: Alındı: 10 Ağustos 2026; revize edildi: 11 Eylül 2026; kabul edildi: 14 Eylül 2026; yayımlandı: 2 Ekim 2026.

Kaynak türü: Hakemli, açık erişimli özgün araştırma makalesi.

Lisans: Creative Commons Attribution (CC BY).

Ana makro kapsam: Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya; genel analitik pencere 2004–2024.

Mikro doğrulama: LSEG Workspace, 2020–2024; 73 firma, 10 ekonomik sektör, dokuz ülke. Estonya ve Letonya seçilen veri yeterliliği koşullarını karşılayan firma içermemiştir.

Ana yöntemler: KOF de facto/de jure zaman serisi karşılaştırması; z-skorlu ısı haritası ve hiyerarşik kümeleme; imalat yoğunluğuna göre tabakalanmış FDI–ticaret açıklığı ilişkileri; ihracat–ithalat asimetrisi; enerji maruziyet profilleri; çevresel mal ticareti karşılaştırmaları; üretim ve talep temelli sera gazı ayak izi karşılaştırmaları; regularize Graphical Gaussian Model; tamamlayıcı firma/sektör analizi.

Bibliyometrik alt çalışma: Web of Science Core Collection'dan 2022–2026 dönemindeki 46 belge; kaynakta raporlanan RStudio 2026.07.1+147 “Pacific Dogwood” sürümü ve bibliometrix/Biblioshiny kullanılarak değerlendirilmiştir.

Finansman/destek: Yazarlar West University of Timișoara tarafından sağlanan kurumsal desteği teşekkür bölümünde finansman başlığı altında belirtmektedir. Kaynak belirli bir dış proje veya hibe numarası raporlamamaktadır.

Veri erişilebilirliği: Makro veriler World Development Indicators, KOF Globalization Index, UNCTAD çevresel mal ticareti veri setleri, OECD Greenhouse-Gas Footprints ve Eurostat çevre ekonomisi veri tabanlarından kamuya açık olarak elde edilebilir. Firma düzeyi LSEG Workspace verileri kurumsal erişimle elde edilmiş olup lisans ve veri kullanım kısıtlarına tabidir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemiştir.

Yazar katkıları: Kavramsallaştırma A.I. ve G.G.N.; yöntem A.I. ve G.G.N.; yazılım A.I. ve E.I.C.; doğrulama G.G.N., D.-A.O. ve E.I.C.; biçimsel analiz A.I. ve E.I.C.; araştırma A.I., D.-A.O. ve E.I.C.; veri düzenleme A.I. ve D.-A.O.; ilk taslak A.I. ve D.-A.O.; gözden geçirme ve düzenleme tüm yazarlar; görselleştirme A.I. ve E.I.C.; gözetim G.G.N.; proje yönetimi A.I. tarafından gerçekleştirilmiştir.

Temel yorum sınırı: Çalışma nedensel etki tahmin etmez. GGM kenarları kısmi korelasyonlardır; FDI toplam yabancı sermaye entegrasyonunu gösterir ve yeşil yatırımın doğrudan ölçüsü değildir; firma örneklemi temsilî değildir; değişkenlerin veri dönemleri tam olarak aynı değildir.

Görsel yeniden yapılandırma notu: Kaynak Şekil 3'ün fiilî–hukuki entegrasyon karşılaştırması, Şekil 6'nın ihracat–ithalat asimetrisi, Şekil 7'nin enerji bağımlılığı–yenilenebilir enerji profili, Şekil 8'in çevresel mal ve sera gazı parite grafikleri, Şekil 9'un GGM ağı ve Şekil 13'ün sektör ısı haritası Verianla için telif açısından özgün fakat bilimsel olarak eşdeğer yapılar halinde yeniden çizilmeye uygundur. Ham sayı bulunmayan grafiklerde görüntüden kesin ara değer üretilmemelidir.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir