Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Hukuk Araştırmaları / Aileleri Psikolojik Şiddetten Korumada Aile İçi Şiddet Hukuku ve Maqāṣid al-Syarī’ah
Hukuk Araştırmaları

Aileleri Psikolojik Şiddetten Korumada Aile İçi Şiddet Hukuku ve Maqāṣid al-Syarī’ah

Maqāṣid al-Syarī’ah, bu çalışmada İslam hukukunun insan yararını korumaya yönelik temel amaçlarını hukukî yorum ve yeniden yapılandırma aracı olarak kullanan normatif bir çerçevedir.

02/11/2026  Veri Anla  73 görüntüleme
Aileleri Psikolojik Şiddetten Korumada Aile İçi Şiddet Hukuku ve Maqāṣid al-Syarī’ah

Maqāṣid al-Syarī’ah, bu çalışmada İslam hukukunun insan yararını korumaya yönelik temel amaçlarını hukukî yorum ve yeniden yapılandırma aracı olarak kullanan normatif bir çerçevedir. Araştırma, Endonezya'nın 2004 tarihli Aile İçi Şiddetin Ortadan Kaldırılması Yasası'nın psikolojik şiddete ilişkin Article 7 hükmünü, Maqāṣid al-Syarī’ah perspektifinden inceleyerek hukukî belirliliği ve mağdur korumasını güçlendirecek daha açık bir model önermektedir. Çalışma normatif/nitel hukuk araştırmasıdır; mevzuat yaklaşımı ve kavramsal yaklaşım kullanılmış, hukukî materyaller betimleyici-analitik ve tümdengelimli biçimde değerlendirilmiştir.

Makalenin temel problemi, Article 7'nin psikolojik şiddeti korku, özgüven kaybı ve ağır psikolojik acı gibi sonuçlarla ilişkilendirmesine rağmen, yazarların değerlendirmesine göre bu kavramların uygulamada yeterince açık, ölçülebilir ve tutarlı göstergelere dönüştürülememiş olmasıdır. Araştırmacılar bu belirsizliğin delillendirme ve hukuk uygulamasında farklı yorumlara yol açabileceğini savunmaktadır.

Çalışmanın geliştirdiği model psikolojik şiddetin etkilerini üç Maqāṣid düzeyinde ele almaktadır. Ḍarūriyyāt, insan yaşamının ve temel varlığının korunması için zorunlu görülen temel ihtiyaçları; ḥājiyyāt, hayatı aşırı güçlük ve sıkıntıdan koruyan tamamlayıcı ihtiyaçları; taḥsīniyyāt ise ahlak, nezaket, insan onuru ve ilişkilerin niteliğini geliştiren tamamlayıcı değerleri ifade etmektedir.

Ḍarūriyyāt düzeyinde çalışma özellikle dinî/manevi hayatın korunması (ḥifẓ al-dīn), ruh ve yaşam bütünlüğünün korunması (ḥifẓ al-nafs), aklın korunması (ḥifẓ al-ʿaql), neslin/gelecek kuşağın korunması (ḥifẓ al-nasl), insan onuru ve özsaygının korunması (ḥifẓ al-ʿirḍ) ve mal/ekonomik varlığın korunması (ḥifẓ al-māl) üzerinden bir koruma matrisi kurmaktadır.

Kaynak, psikolojik şiddetin ruh sağlığı, bilişsel işlev, çocukların gelişimi, insan onuru, sosyal ilişkiler ve ekonomik işlevsellik üzerinde olumsuz etkilerle ilişkili olduğuna dair önceki akademik literatürü bu hukukî çerçeveye bağlamaktadır. Ancak bu etkiler mevcut araştırmada yeni katılımcılar üzerinde ölçülmemiştir. Çalışmanın kendi katkısı, önceki literatürdeki bulguları ve hukukî kaynakları Maqāṣid çerçevesinde normatif bir koruma modeline dönüştürmesidir.

Yazarlar sonuçta psikolojik şiddete karşı korumanın yalnız ceza veya yaptırım mantığında kalmaması gerektiğini; önleyici, hukukî/bastırıcı ve onarıcı boyutların birlikte ele alınmasını önermektedir. Ayrıca Article 7 için daha açık davranış göstergeleri, psikolojik etkilerin süre ve yoğunluğuna göre değerlendirilmesi ve birden fazla kanıt türünün birlikte kullanılmasına yönelik bir yeniden formülasyon önermektedir. Bu öneriler mevcut yasanın bugünkü lafzı veya hâlihazırda uygulanması zorunlu yeni hukuk kuralları değildir.

Araştırmanın temel hukuk problemi

Çalışmanın başlangıç noktası, psikolojik şiddetin fiziksel şiddet kadar görünür iz bırakmamasına rağmen mağdurun ruhsal bütünlüğü, güven duygusu, karar verme kapasitesi, sosyal işlevleri ve aile ilişkileri üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilmesidir. Yazarlar Endonezya'daki Law Number 23 of 2004 concerning the Elimination of Domestic Violence, yani PKDRT Law kapsamındaki Article 7'nin bu şiddet biçimini hukukî olarak tanıdığını, ancak uygulamada bazı kavramların somutlaştırılmasının güç olduğunu savunmaktadır.

Kaynak Article 7'nin psikolojik şiddeti korku, özgüven kaybı ve ağır psikolojik acı gibi sonuçlar üzerinden sınırlandırdığını aktarmaktadır. Araştırmacıların eleştirisi psikolojik şiddetin hukukta hiç bulunmaması değildir. Sorun, “özgüven kaybı” veya “ağır psikolojik acı” gibi sonuçların hangi davranış, süre, yoğunluk ve delil koşullarında hukukî eşiği aşacağının daha açık hale getirilmesine ihtiyaç bulunduğu yönündedir.

Kaynağın kullandığı 2025 boşanma verisi nasıl okunmalı?

Makale giriş bölümünde Endonezya için 2025 yılında yaklaşık 438.168 boşanma vakası bulunduğunu ve 282.326 vakanın, yani yaklaşık %64,4'ünün sürekli uyuşmazlık, kavga ve eşler arasındaki uyumsuzluk kategorileriyle ilişkilendirildiğini aktarmaktadır. Bu sayılar araştırmanın oluşturduğu yeni veri değildir; kaynakta Badan Pusat Statistik Indonesia verisine atıfla verilen arka plan bilgisidir.

Yazarlar bu yüksek uyuşmazlık oranını uzun süreli psikolojik çatışmaların önemine işaret eden bir bağlam olarak yorumlamaktadır. Ancak söz konusu 282.326 vakanın tamamının hukukî olarak kanıtlanmış “psikolojik şiddet vakası” olduğu sonucu bu istatistikten çıkarılamaz. Uyuşmazlık veya boşanma nedeni ile Article 7 kapsamında ispatlanmış psikolojik şiddet aynı hukukî kategori değildir.

Araştırma boşluğu nedir?

Kaynağa göre aile içi şiddet literatürünün bir bölümü şiddetin biçimleri, vaka sayıları ve mağdurlar üzerindeki psikolojik-sosyal sonuçlarla ilgilenirken; Maqāṣid al-Syarī’ah literatürü çoğunlukla ḍarūriyyāt, ḥājiyyāt ve taḥsīniyyāt gibi teorik düzeyleri veya al-Shāṭibī, Ibn ʿĀshūr ve Jasser Auda gibi düşünürlerin yaklaşımlarını incelemektedir.

Araştırmacılar bu iki alanın, Endonezya pozitif hukukundaki psikolojik şiddet normunun operasyonel hale getirilmesi amacıyla yeterince bütünleştirilmediğini savunmaktadır. Çalışmanın özgünlük iddiası Article 7 ile Maqāṣid al-Syarī’ah arasında yalnız teorik değil, uygulamaya dönük bir hukukî model kurmaya çalışmasıdır.

Maqāṣid al-Syarī’ah Bu Çalışmada Ne Anlama Geliyor?

Maqāṣid al-Syarī’ah, çalışmada hukuk kurallarının yalnız biçimsel olarak var olmasını değil, insanın temel yararlarını korumasını ve zararı önlemesini esas alan normatif İslami hukuk teorisi çerçevesidir; araştırmacılar bu çerçeveyi Article 7'yi dinî bir ceza normuna dönüştürmek için değil, psikolojik şiddet mağdurlarının korunmasında daha açık hukukî göstergeler geliştirmek için kullanmaktadır.

Maṣlaḥah ve mafsadah nedir?

Maṣlaḥah, çalışma bağlamında insan için yarar, iyilik ve korunması gereken menfaati ifade eder. Mafsadah ise zarar, bozulma veya insanın korunması gereken temel değerlerini zedeleyen durumu anlatır.

Kaynak, Maqāṣid mantığının iki yönünü özellikle öne çıkarmaktadır: jalb al-maṣāliḥ, yani yararın gerçekleştirilmesi; darʾ al-mafāsid, yani zararın önlenmesi veya uzaklaştırılması. Araştırmacılara göre psikolojik şiddeti önleyen ve mağdurun iyileşmesini destekleyen hukukî düzenleme bu iki hedefi birlikte taşımalıdır.

Ḍarūriyyāt nedir?

Ḍarūriyyāt, insan yaşamının ve toplumsal düzenin temel düzeyde korunması için vazgeçilmez görülen ihtiyaçlar ve değerlerdir. Kaynak bu düzeyi psikolojik şiddetin en ağır ve temel sonuçlarını sınıflandırmak için kullanmaktadır.

Çalışmada klasik beşli koruma alanına ek olarak insan onuru/özsaygı boyutu da ayrıca tartışılmaktadır. Böylece kaynakta psikolojik şiddetin etkileri altı başlık altında görünür hale gelmektedir.

Maqāṣid alanıPsikolojik şiddetle ilişkilendirilen zararPsikolojik korumanın kaynakta önerilen olumlu yönü
Ḥifẓ al-Dīn
Dinî/manevi hayatın korunması
Manevi odakta bozulma, ibadet ve dinî yaşantıda güçlük, ailedeki dinî-manevi ortamın zedelenmesi.İç huzurun desteklenmesi, ibadet ve manevi hayatın daha güvenli bir ortamda sürdürülebilmesi.
Ḥifẓ al-Nafs
Ruh ve yaşam bütünlüğünün korunması
Stres, anksiyete, depresyon ve psikolojik sıkıntıyla ilişkili ruhsal ve bazı psikosomatik sorunlar.Duygusal istikrar, psikolojik iyilik hali, dayanıklılık ve fiziksel-ruhsal bütünlüğün desteklenmesi.
Ḥifẓ al-ʿAql
Aklın korunması
Konsantrasyon ve karar verme güçlükleri, bilişsel çarpıtmalar ve düşünme işlevlerinde bozulma.Daha güvenli psikolojik ortam yoluyla düşünme, karar verme ve entelektüel gelişimin desteklenmesi.
Ḥifẓ al-Nasl
Neslin/gelecek kuşağın korunması
Çocukların psikolojik gelişiminin etkilenmesi, işlevsiz ilişki örüntüleri ve kuşaklar arası travma riski.Çocukların daha güvenli ve destekleyici aile ortamında gelişmesi ve travma döngüsünün azaltılması.
Ḥifẓ al-ʿIrḍ
Onur ve özsaygının korunması
Aşağılama ve değersizleştirme yoluyla özgüven, özkimlik ve insan onurunun zedelenmesi.Onur, özkimlik ve özgüvenin korunması; kişinin sosyal ilişkilerde saygınlığının desteklenmesi.
Ḥifẓ al-Māl
Mal ve ekonomik varlığın korunması
Üretkenlikte azalma, mali karar vermede güçlük, ekonomik kontrol ve aile varlıklarının yönetiminde bozulma riski.Çalışma kapasitesi, ekonomik istikrar ve aile varlıklarının daha sağlıklı yönetiminin desteklenmesi.

Bu tablo deneysel bir “etki tablosu” değildir. Psikolojik şiddetin belirtilen alanlarla ilişkisine dair kaynak literatür ile Maqāṣid hukuk teorisinin yazarlar tarafından yapılan normatif sentezidir.

Ḥifẓ al-Dīn: manevi hayatın korunması

Kaynak, sürekli aşağılanma, tehdit, baskı ve duygusal manipülasyon gibi psikolojik şiddet biçimlerinin kişinin iç huzurunu ve manevi odaklanmasını bozabileceğini savunmaktadır. Bu değerlendirme, Maqāṣid perspektifinde ḥifẓ al-dīn ile ilişkilendirilmiştir.

Burada “psikolojik şiddete uğrayan herkesin inancı mutlaka zayıflar” şeklinde deterministik bir sonuç çıkarılamaz. Makale, psikolojik sıkıntı ve manevi/dinî mücadele arasındaki ilişkiyi önceki literatüre dayanarak hukukî-teorik çerçeveye yerleştirmektedir.

Ḥifẓ al-Nafs: ruhsal ve fiziksel bütünlüğün korunması

Kaynak, aşağılama, yıldırma ve aşırı kontrol gibi davranışları kronik anksiyete, ağır stres ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkilendiren önceki araştırmaları kullanmaktadır. Ayrıca uzun süreli psikolojik stresin uyku sorunları, yorgunluk ve başka psikosomatik sonuçlarla ilişkili olabileceğini tartışmaktadır.

Bu çalışma hiçbir katılımcının kortizol düzeyini, uyku kalitesini, bağışıklık sistemini veya psikiyatrik tanısını ölçmemiştir. Bu nedenle söz konusu sağlık etkileri mevcut makalenin doğrudan klinik bulguları değildir.

Ḥifẓ al-ʿAql: bilişsel işlevlerin korunması

Araştırmacılar uzun süren psikolojik baskının konsantrasyon, bellek, nesnel bilgi işleme ve karar verme kapasitesiyle ilişkili sorunlar oluşturabileceğine ilişkin literatürü ḥifẓ al-ʿaql çerçevesine yerleştirmektedir.

Kaynak ayrıca mağdurun sürekli olumsuz söylemleri içselleştirmesi sonucunda kendisini değersiz veya sürekli suçlu görmesi gibi bilişsel çarpıtmaların ortaya çıkabileceğini tartışmaktadır. Yine bu bölüm, bu makalenin oluşturduğu nöropsikolojik ölçümlerden değil, ikincil literatürün normatif hukuk yorumundan oluşmaktadır.

Ḥifẓ al-Nasl ve Ḥifẓ al-ʿIrḍ: çocuklar, kuşaklar ve insan onuru

Kaynak psikolojik olarak güvensiz bir aile ortamının çocukların duygusal gelişimini, ilişki örüntülerini ve ileriki yaşamlarındaki sosyal davranışlarını etkileyebileceğine ilişkin önceki araştırmaları ḥifẓ al-nasl başlığı altında değerlendirmektedir.

Ḥifẓ al-ʿirḍ ise insan onuru, haysiyet ve özsaygının korunmasıyla ilişkilendirilmiştir. Sürekli aşağılama, hakaret ve değersizleştirici davranışların kişinin kendilik algısını ve sosyal güvenini zedeleyebileceği savunulmaktadır.

Ḥifẓ al-Māl: ekonomik boyut neden modele dahil?

Psikolojik şiddet yalnız duygusal bir problem olarak ele alınmamaktadır. Kaynak uzun süreli psikolojik sıkıntının çalışma motivasyonu, üretkenlik ve mali karar verme üzerinde olumsuz etkilerle ilişkili olabileceğini; ayrıca bazı aile içi şiddet biçimlerinin para erişiminin kısıtlanması veya ekonomik kontrolle birlikte görülebileceğini belirtmektedir.

Böylece ḥifẓ al-māl, mağdurun yalnız mevcut parasının korunması değil, ekonomik bağımsızlığının, üretkenliğinin ve aile varlıklarını yönetebilme kapasitesinin de korunması biçiminde yorumlanmaktadır.

Ḍarūriyyāt, Ḥājiyyāt ve Taḥsīniyyāt Arasındaki Fark Nedir?

Çalışmada ḍarūriyyāt yaşamın ve temel insanî bütünlüğün vazgeçilmez koruma düzeyini, ḥājiyyāt insanı hayatı daraltan ve işlevselliği bozan güçlüklerden koruyan ikinci düzeyi, taḥsīniyyāt ise insan ilişkilerini ahlak, saygı, merhamet ve onur bakımından geliştiren tamamlayıcı düzeyi ifade eder; yazarlar psikolojik şiddetin hafif görünen biçimlerinin dahi ḥājiyyāt ve taḥsīniyyāt düzeyinde sorun oluşturabileceğini, yoğun ve sürekli hale geldiğinde temel ḍarūriyyāt alanlarını da etkileyebileceğini savunmaktadır.

Ḥājiyyāt: hayatı ağırlaştıran baskı ve sıkıntı

Kaynak, ḥājiyyāt düzeyini doğrudan yaşamı ortadan kaldıran tehlikelerden ziyade kişinin hayatını sağlıklı ve işlevsel biçimde sürdürmesini zorlaştıran yükler üzerinden açıklamaktadır. Küçümseyici sözler, dışlanma, duygusal terk edilme veya sürekli huzursuzluk gibi davranışlar ağır fiziksel iz bırakmasa bile kişinin güven, aidiyet ve saygı ihtiyacını zedeleyebilir.

Yazarların modelinde hafif görünen davranışların göz ardı edilmemesi önemlidir; çünkü süreklilik ve yoğunluk arttığında daha ağır psikolojik sonuçlara dönüşebileceği savunulmaktadır.

Taḥsīniyyāt: ilişki etiği ve insan onuru

Taḥsīniyyāt düzeyi doğrudan hayatta kalma sorusundan ziyade ilişkinin ahlaki niteliğine odaklanmaktadır. Kaynak burada merhamet, saygı, empati, nezaket ve insan onurunun korunmasını ön plana çıkarır.

Bu perspektifte psikolojik şiddet yalnız “yasayı ihlal eden davranış” olarak değil, aynı zamanda aile içindeki ilişki kalitesini ve karşılıklı insanî değeri zedeleyen etik problem olarak yorumlanmaktadır.

Maqāṣid al-ʿĀmmah: bireyin ötesinde toplumsal koruma

Maqāṣid al-ʿĀmmah, Maqāṣid'in bireysel yararın ötesinde genel toplum yararı, adalet, insan onuru ve toplumsal düzen boyutunu ifade eden çerçevesidir. Kaynak psikolojik şiddetin yalnız mağdurla sınırlı kalmayabileceğini; aile, topluluk ve sosyal ilişkiler üzerinde daha geniş sonuçlar doğurabileceğini savunmaktadır.

Bu nedenle yazarlar hukukî düzenleme yanında hukuk okuryazarlığı, eşit ilişki eğitimi, şiddetsiz ilişki değerlerinin içselleştirilmesi, erken fark etme, danışmanlık ve kamu eğitimi gibi önleyici araçları da modelin parçası olarak tartışmaktadır.

Maqāṣid düzeyiTemel odakPsikolojik şiddetle ilişkilendirilen sorunYazarların hukukî uygulama önerisi
ḤājiyyātHayatın aşırı güçlük ve sıkıntıdan korunmasıDuygusal baskı, huzursuzluk, yaşam kalitesinde düşüş ve daha ağır psikolojik bozukluklara ilerleme riskiHafif ve orta düzeydeki psikolojik şiddet biçimlerini de yakalayabilecek açık göstergeler geliştirmek
TaḥsīniyyātAhlak, nezaket ve sosyal ilişkilerin niteliğiEmpati, saygı ve medeni ilişki etiğinin bozulmasıYalnız cezalandırıcı değil, şiddet karşıtı ilişki kültürünü geliştiren eğitsel düzenlemeler oluşturmak
Maqāṣid al-ʿĀmmahKamu yararı, sosyal adalet ve toplumsal düzenPsikolojik şiddetin aile ve toplum ilişkilerine yayılan sosyal işlev bozukluğuGüçlü hukuk sistemi, destek hizmetleri ve kamu eğitimiyle kapsamlı önleme ve müdahale

Maqāṣid al-Usrah nedir?

Maqāṣid al-Usrah, aile kurumunun amaçlarını ve aile içindeki insanî ilişkilerin korunmasını Maqāṣid perspektifinden değerlendiren bir çerçevedir. Kaynak aileyi huzur (sakīnah), sevgi (mawaddah) ve merhamet (raḥmah) üzerine kurulması amaçlanan bir ilişki alanı olarak ele almaktadır.

Araştırmacılar Article 7'nin psikolojik koruma işlevini bu aile amaçlarıyla ilişkilendirerek, hukukî korumanın yalnız cezalandırma değil güvenli aile ortamının sürdürülmesi açısından da okunabileceğini savunmaktadır.

İḥsān, amānah ve raḥmah modelde nasıl kullanılıyor?

İḥsān, yalnız minimum hukukî yükümlülüğü yerine getirmek yerine ilişkide iyiliği ve iyi davranışı güçlendiren etik ilke olarak kullanılmaktadır. Kaynak bunu aile üyelerinin birbirini aşağılamaması, zarar vermemesi ve karşılıklı olarak değerli hissettiren bir ortam oluşturmasıyla ilişkilendirmektedir.

Amānah, aile ilişkilerinin sorumluluk ve güven taşıdığı fikrini temsil etmektedir. Araştırmacılar eş ve çocukların psikolojik güvenliğinin korunmasını da bu sorumluluğun bir parçası olarak görmektedir.

Raḥmah, merhamet ve şefkat boyutudur. Kaynak bu değeri aşırı kontrol, tahakküm ve psikolojik baskının karşısında empati ve duygusal hassasiyetle ilişkilendirmektedir.

Lā ḍarar wa lā ḍirār ve al-ḍarar yuzāl ne ifade ediyor?

Kaynak psikolojik şiddete karşı korumayı, zarar vermeme ve oluşan zararı ortadan kaldırma ilkeleriyle de ilişkilendirmektedir. Lā ḍarar wa lā ḍirār zarar verme ve zarara zararla karşılık verme mantığından kaçınmayı; al-ḍarar yuzāl ise meydana gelen zararın giderilmesi gerektiği yönündeki hukukî-etik ilkeyi temsil etmektedir.

Yazarların geliştirdiği önleyici, hukukî müdahale ve onarıcı koruma modeli bu zarar önleme ve giderme mantığıyla ilişkilendirilmektedir.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Araştırma tasarımı

Çalışma hukuku normlar, ilkeler ve doktrinler bütünü olarak ele alan nitel normatif hukuk araştırmasıdır. Araştırmacılar saha görüşmesi veya deney yapmak yerine bağlayıcı hukuk kurallarını ve ilgili akademik literatürü analiz etmektedir.

Yöntem öğesiKaynakta bildirilen yaklaşım
Araştırma türüNitel normatif hukuk araştırması
Birinci yaklaşımStatute approach / mevzuat yaklaşımı
İkinci yaklaşımConceptual approach / kavramsal yaklaşım
Birincil hukuk kaynağıLaw Number 23 of 2004 concerning the Elimination of Domestic Violence ve ilgili düzenlemeler
İkincil materyallerAkademik literatür, hukuk kitapları, araştırma çalışmaları ve çağdaş hukukçuların bilimsel eserleri
Kaynak toplamaYoğun dokümantasyon çalışması / library research
AnalizDescriptive-analytical / betimleyici-analitik analiz
Mantıksal çerçeveTümdengelimli akıl yürütme
Ampirik saha uygulamasıYok
İstatistiksel testYok
Matematiksel formülYok

Statute approach ne yapıyor?

Statute approach, araştırma sorusuyla ilgili mevcut kanun ve düzenlemelerin sistematik biçimde incelenmesidir. Çalışmada Article 7 ve ilişkili düzenlemeler normlar hiyerarşisi, düzenlemeler arasındaki yatay-dikey uyum ve normların tutarlılığı bakımından değerlendirilmiştir.

Conceptual approach ne yapıyor?

Conceptual approach, hukuk metninin yalnız lafzına bağlı kalmayıp hukuk teorileri, ilkeler ve doktriner kavramlar aracılığıyla yorumlanmasıdır. Bu çalışmada Maqāṣid al-Syarī’ah, mevcut Article 7'nin mağdur koruma amacını daha açık ve operasyonel hale getirmek için kullanılan kavramsal çerçevedir.

Das Sein ve Das Sollen ayrımı

Kaynak yöntem bölümünde araştırmanın yalnız mevcut hukukun ne olduğunu açıklamakla kalmadığını, hukukun nasıl olması gerektiğine ilişkin öneri de geliştirdiğini belirtmektedir. Hukuk teorisindeki das Sein, mevcut olanı; das Sollen ise olması gereken normatif düzeni ifade eder.

Bu ayrım makalenin tamamını anlamak için önemlidir. Article 7'nin mevcut düzenlemesi das Sein tarafındadır; yazarların daha açık davranış göstergeleri, ağırlık sınıflaması ve kanıt kombinasyonu önerisi ise das Sollen, yani normatif reform önerisidir.

Yazarlar Article 7 İçin Tam Olarak Ne Öneriyor?

Yazarlar Article 7'nin psikolojik şiddeti kasıtlı, tekrarlanan veya sistematik söz, davranış ya da ihmal biçimleri; bunların oluşturduğu nesnel olarak belirlenebilir psikolojik sonuçlar; sıkıntının süre, yoğunluk ve işlev kaybına göre değerlendirilmesi ve birden fazla delil türünün birlikte ele alınması yoluyla daha açık hale getirilmesini önermektedir; bu çerçeve çalışmanın hukuk reformu önerisidir ve mevcut Article 7'nin aynen yürürlükteki lafzı olarak okunmamalıdır.

Önerilen davranış göstergeleri

Kaynak sonuçtan hemen önceki yeniden formülasyon bölümünde şu davranış türlerini örneklemektedir:

  • sözlü aşağılama veya küçük düşürme,
  • tehdit ve yıldırma,
  • sosyal izolasyon veya özgürlüğü kısıtlama gibi aşırı kontrol,
  • duygusal manipülasyon,
  • psikolojik/duygusal ihmal.

Bu listenin yazarların reform önerisinin bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Makale bu maddelerin tamamının mevcut Article 7'de aynen bu biçimde yazılı olduğunu söylememektedir.

Önerilen sonuç göstergeleri

Yazarlar psikolojik şiddetin hukukî olarak değerlendirilmesinde yalnız davranışa değil, mağdur üzerindeki objektif olarak belirlenebilir etkilere de bakılmasını önermektedir. Kaynakta örneklenen etkiler anksiyete, korku ve depresyon gibi duygusal bozukluklar; düşünme ve karar verme becerisinde azalma; özgüven kaybı; psikolojik bağımlılık ve çaresizliktir.

Bu öneri “bu belirtilerden biri olan herkes aile içi psikolojik şiddet mağdurudur” şeklinde tıbbi veya hukukî otomatik teşhis kuralı değildir. Yazarların amacı, hukuk uygulamasında soyut kavramların daha somut değerlendirme parametrelerine dönüştürülmesidir.

Hafif, orta ve ağır sınıflaması

Çalışma psikolojik sıkıntının hafif, orta ve ağır düzeylerde değerlendirilmesini ve sınıflamanın olayın süresi, yoğunluğu ve mağdurun zihinsel/sosyal işlevleri üzerindeki etkisiyle ilişkilendirilmesini önermektedir.

Kaynak bu üç düzey için doğrulanmış klinik puan eşikleri veya standart bir ölçek vermemektedir. Bu nedenle Verianla tarafından “hafif = şu puan, orta = şu puan” biçiminde yeni eşikler üretilmemektedir.

Önerilen delil yaklaşımı

Araştırmacılar ispatın tek bir kanıta bağlanmaması gerektiğini savunmaktadır. Önerilen yapı mağdur anlatısı, tanıklar, iletişim kayıtları ve psikolog veya psikiyatrist değerlendirmelerinin hâkim tarafından bütüncül biçimde incelenmesini içermektedir.

Bu, “bu dört delilin tamamı mevcut hukukta her davada zorunludur” anlamına gelmez. Kaynak burada hukuk uygulamasını güçlendirmeye yönelik normatif bir kanıtlama modeli önermektedir.

Kaynakta açıklanan önleyici, hukukî/bastırıcı ve onarıcı koruma yaklaşımından Verianla için hazırlanmış source-derived, ölçeksiz kavramsal şemadır. Kaynakta bulunan bir figürün görsel kompozisyonunu kopyalamaz ve modelin ampirik olarak test edildiği anlamına gelmez.

Önleyici, Bastırıcı/Hukukî ve Onarıcı Koruma Arasındaki Fark Nedir?

Çalışmada önleyici koruma psikolojik şiddet ortaya çıkmadan farkındalık ve sağlıklı ilişki ortamı kurmayı, bastırıcı/hukukî koruma gerçekleşen ihlale açık ve orantılı hukukî cevap vermeyi, onarıcı koruma ise mağdurun psikolojik ve sosyal iyileşmesini desteklemeyi ifade eder; yazarlar etkin mağdur koruması için bu üç boyutun birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olması gerektiğini savunmaktadır.

Önleyici boyut

Önleyici yaklaşımın temel amacı şiddet ortaya çıktıktan sonra yalnız cezalandırmak değil, psikolojik şiddetin oluşma olasılığını azaltacak sosyal ve hukukî ortamı kurmaktır. Kaynak hukuk okuryazarlığı, eşit ilişki eğitimi, şiddetsiz değerlerin benimsenmesi, erken fark etme, evlilik öncesi ve sonrası rehberlik, topluluk liderlerinin katkısı ve kamu eğitimini bu bağlamda tartışmaktadır.

Bastırıcı / hukukî müdahale boyutu

Kaynakta darʾ al-mafāsid, ortaya çıkan zarara karşı hukukî müdahaleyi destekleyen ilke olarak yorumlanmaktadır. Yazarlar davranışın sınırlarının daha açık tanımlanmasını, yaptırımın orantılı ve uygulanabilir olmasını ve mağdurun hukukî korumaya erişebilmesini savunmaktadır.

“Bastırıcı” burada mağduru veya toplumu baskılamak anlamına gelmez; İngilizce kaynakta kullanılan repressive teriminin, meydana gelen ihlale karşı hukukî yaptırım ve sorumluluk mekanizmasını ifade eden karşılığıdır.

Onarıcı / iṣlāḥ boyutu

Iṣlāḥ, çalışma bağlamında yalnız uyuşmazlığı kapatmak değil, adaletle birlikte zararın giderilmesi ve mağdurun durumunun iyileştirilmesini amaçlayan onarıcı yaklaşımı ifade etmektedir.

Kaynak psikolojik danışmanlık, profesyonel destek ve sosyal desteği mağdurun güven duygusunu, duygusal dayanıklılığını ve yaşam işlevselliğini yeniden kurmaya yönelik araçlar olarak tartışmaktadır.

Bu modelin psikolojik iyileşme bakımından ne kadar etkili olduğu bu çalışmada ölçülmemiştir. Çalışmanın sonuç bölümü de mahkeme uygulaması ve mağdur iyileştirme hizmetlerinde ampirik doğrulamanın gelecek araştırmada yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Retributive justice ile restorative justice nasıl birleştiriliyor?

Kaynak bir tarafta failin sorumluluğunu ve hukukî yaptırımı vurgulayan retributive justice yaklaşımını, diğer tarafta mağdurun iyileştirilmesini vurgulayan restorative justice yaklaşımıyla dengelemeye çalışmaktadır.

Yazarların normatif modeli “ya cezalandır ya iyileştir” şeklinde ikili bir seçim yapmaz. Fail açısından hukukî sorumluluk, mağdur açısından güvenlik ve iyileşme aynı koruma sisteminin farklı görevleri olarak ele alınır.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Article 7 psikolojik şiddeti hukukî olarak tanımaktadır; araştırmacılar uygulamada kullanılan bazı göstergelerin daha açık ve ölçülebilir hale getirilmesini gerekli görmektedir.
  • Maqāṣid al-Syarī’ah, çalışmada psikolojik şiddeti din, ruh/yaşam, akıl, nesil, onur ve ekonomik varlık gibi çoklu koruma alanları üzerinden analiz etmek için kullanılmaktadır.
  • Kaynak literatür psikolojik şiddeti ruh sağlığı, bilişsel işlev, sosyal ilişkiler, çocukların gelişimi, insan onuru ve ekonomik işlevsellikle ilişkili olumsuz sonuçlarla bağlamaktadır.
  • Ḥājiyyāt düzeyi hafif ve orta düzey psikolojik baskıların hayatın işleyişini zorlaştırmasını; taḥsīniyyāt düzeyi ise ilişki etiği, saygı ve merhametin zedelenmesini açıklamak için kullanılmıştır.
  • Yazarlar mağdur korumasının önleyici, hukukî/bastırıcı ve onarıcı boyutları birlikte içermesi gerektiğini savunmaktadır.
  • Yazarlar Article 7 için daha açık davranış ve sonuç göstergeleri geliştirilmesini önermektedir.
  • Yazarlar psikolojik sıkıntının süre, yoğunluk ve sosyal/mental işlev üzerindeki etkisine göre değerlendirilmesini önermektedir.
  • Yazarlar delillendirmenin mağdur anlatısı, tanık, iletişim kayıtları ve uzman değerlendirmesi gibi birden fazla bilgi kaynağıyla desteklenmesini önermektedir.

Çalışmanın desteklemediği sonuçlar

  • Önerilen Maqāṣid-temelli modelin mahkemelerde daha başarılı olduğu ampirik olarak test edilmemiştir.
  • Önerilen modelin mağdurların ruh sağlığını ne kadar iyileştirdiğine ilişkin klinik etki ölçümü yoktur.
  • Hafif, orta ve ağır psikolojik şiddet için doğrulanmış sayısal eşik veya psikometrik puan üretilmemiştir.
  • 2025 boşanma vakalarının tamamının psikolojik şiddet sonucu olduğu gösterilmemiştir.
  • Psikolojik şiddet yaşayan her kişide depresyon, bilişsel bozukluk, ekonomik kayıp veya manevi kriz oluşacağı kanıtlanmamaktadır.
  • Kaynakta ele alınan sağlık etkileri bu araştırmanın kendi klinik veya epidemiyolojik ölçümleri değildir.
  • Çalışma Endonezya dışındaki hukuk sistemlerine otomatik olarak uygulanabilir bir model doğrulamamıştır.
  • Yazarların reform önerisi mevcut Article 7'nin yürürlükteki metniyle aynı şey değildir.

Çalışmanın temel sınırlılığı

Kaynak sonuç bölümünde araştırmanın normatif yaklaşımla sınırlı olduğunu açıkça belirtmektedir. Başka bir deyişle araştırmacılar önerdikleri modelin gerçek mahkeme kararlarında, kolluk uygulamasında, mağdur destek merkezlerinde veya psikolojik iyileştirme hizmetlerinde nasıl çalıştığını ölçmemiştir.

Bu nedenle hukukî model teorik olarak kapsamlı olsa da uygulama etkinliği ayrıca ampirik araştırma gerektirmektedir. Kaynağın gelecek araştırma önerisi de Maqāṣid-temelli psikolojik korumanın yargısal uygulama ve mağdur iyileştirme hizmetlerindeki etkinliğinin incelenmesidir.

Bu çalışmada formül neden bulunmuyor?

Araştırma matematiksel, deneysel veya istatistiksel bir model değildir. Hukuk normları, teorik kavramlar ve akademik literatür arasında doktriner ilişki kuran normatif hukuk çalışmasıdır. Bu nedenle p değeri, güven aralığı, etki büyüklüğü, regresyon denklemi veya klinik skor formülü raporlanmamıştır.

Kaynakta olmayan bir denklem eklemek, hukukî kavramları yapay biçimde nicelleştirmek anlamına geleceği için Verianla tarafından herhangi bir formül üretilmemiştir.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün başlık: Domestic Violence Law and Maqāṣid al-Syarī’ah in Protecting Families from Psychological Violence

Yazarlar: Iffaty Nasyi’ah, Muhammad Nasrulloh, Zummy Humairoh, Fakhruddin Fakhruddin, Rafeah Saidon.

Yazar sırası: Kaynaktaki sıra aynen korunmuştur.

Sorumlu yazar: PDF corresponding email olarak iffaty.nasyiah@syariah.uin-malang.ac.id adresini vermektedir; bu adres Iffaty Nasyi’ah'a aittir.

Afiliyasyonlar: Iffaty Nasyi’ah, Muhammad Nasrulloh ve Fakhruddin Fakhruddin — Universitas Islam Negeri Maulana Malik Ibrahim Malang, Indonesia; Zummy Humairoh — Ma’had Aly Al-Zamachsyari Malang, Indonesia; Rafeah Saidon — Universiti Teknologi MARA, Shah Alam, Malaysia.

Dergi: Unnes Law Journal.

Yayıncı: Faculty of Law, Universitas Negeri Semarang.

Cilt / sayı: Vol. 12 Issue 1 (2026).

Sayfalar: 119–164.

DOI: 10.15294/ulj.v12i1.48249.

Resmî DOI bağlantısı: https://doi.org/10.15294/ulj.v12i1.48249

Resmî makale sayfası: https://journal.unnes.ac.id/journals/ulj/article/view/48249

Çevrimiçi yayın tarihi: 17 Mayıs 2026.

Makale türü: Research Article; nitel/normatif hukuk araştırması.

Hakemlik: Hakemli dergi makalesidir. Unnes Law Journal double-blind peer review sistemi kullandığını bildirmektedir.

Lisans: Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 4.0 International (CC BY-NC-SA 4.0).

Ana hukuk kaynağı: Law Number 23 of 2004 concerning the Elimination of Domestic Violence, özellikle psikolojik şiddete ilişkin Article 7 ve ilişkili düzenlemeler.

Araştırma yaklaşımı: Statute approach ve conceptual approach.

Hukukî materyaller: Birincil olarak bağlayıcı kanun ve düzenlemeler; ikincil olarak akademik literatür, hukuk kitapları, araştırma metinleri ve ilgili bilimsel çalışmalar.

Kaynak toplama: Dokümantasyon / library research.

Analiz: Betimleyici-analitik inceleme ve tümdengelimli mantık.

İnsan katılımcı: Yok.

Deney veya saha araştırması: Yok.

Örneklem: Yok; araştırma ampirik katılımcı örneklemi kullanmamaktadır.

İstatistiksel analiz: Yok.

Matematiksel formül: Yok.

Kaynak Tablo 1: Psikolojik şiddetin ḥifẓ al-dīn, ḥifẓ al-nafs, ḥifẓ al-ʿaql, ḥifẓ al-nasl, ḥifẓ al-ʿirḍ ve ḥifẓ al-māl üzerindeki olumsuz etkileri ile psikolojik korumanın kaynakta önerilen olumlu değerlerini karşılaştırmaktadır.

Kaynak Tablo 2: ḥājiyyāt, taḥsīniyyāt ve Maqāṣid al-ʿĀmmah düzeylerini; psikolojik şiddetin etkileri, koruma değerleri ve hukukî uygulama sonuçlarıyla ilişkilendirmektedir.

Temel normatif öneri: Article 7'nin psikolojik şiddete ilişkin davranış, sonuç, ağırlık ve delillendirme göstergelerini daha açık hale getirecek biçimde yeniden yapılandırılması.

Önerilen davranış örnekleri: Sözlü aşağılama, tehdit ve yıldırma, sosyal izolasyon veya özgürlüğü sınırlayan aşırı kontrol, duygusal manipülasyon ve psikolojik ihmal.

Önerilen etki örnekleri: Anksiyete, korku ve depresyon gibi duygusal bozukluklar; düşünme/karar verme kapasitesinde azalma; özgüven kaybı; psikolojik bağımlılık ve çaresizlik.

Önerilen ağırlık yaklaşımı: Hafif, orta ve ağır düzeylerin süre, yoğunluk ve mental/sosyal işlev üzerindeki etkiyle değerlendirilmesi. Kaynak bu düzeyler için sayısal klinik eşik vermemektedir.

Önerilen delil yaklaşımı: Mağdur anlatısı, tanıklar, iletişim kayıtları ve psikolog/psikiyatrist görüşlerinin bütüncül değerlendirilmesi. Bu yapı çalışmanın reform önerisidir.

Temel bilimsel yorum sınırı: Çalışma hukukî ve teorik sentez yapmaktadır. Makalede aktarılan psikolojik, bilişsel, sosyal ve ekonomik etkilerin çoğu önceki bilimsel literatürden alınmış ilişkiler olup mevcut araştırmanın yeni ampirik ölçümleri değildir.

2025 boşanma verisi sınırı: Kaynak 438.168 boşanma ve 282.326 sürekli uyuşmazlık/kavga/uyumsuzluk vakasını arka plan olarak kullanmaktadır. Bu ikinci sayı hukukî olarak kanıtlanmış psikolojik şiddet vakalarının sayısı değildir.

Sınırlılık: Normatif yaklaşım nedeniyle modelin sahadaki, yargıdaki veya mağdur iyileştirme hizmetlerindeki etkinliği ampirik olarak incelenmemiştir.

Gelecek araştırma: Maqāṣid-temelli psikolojik koruma yaklaşımının yargı uygulaması ve mağdur iyileştirme hizmetlerindeki gerçek etkinliğinin ampirik olarak araştırılması önerilmektedir.

Finansman: Araştırmanın haricî finansman almadığı bildirilmiştir.

Çıkar çatışması: Yazarlar çıkar çatışması olmadığını bildirmiştir.

Generative AI beyanı: Yazarlar OpenAI ChatGPT'yi yalnız dil iyileştirme ve metnin okunabilirliğini geliştirme amacıyla kullandıklarını; AI aracının araştırma tasarımı, veri analizi, bulguların yorumlanması veya yazarlığa katkıda bulunmadığını; üretilen çıktıları kendilerinin gözden geçirip doğruladığını belirtmiştir.

Veri erişilebilirliği: Kaynakta ayrı bir Data Availability Statement raporlanmamaktadır; çalışma yeni ampirik veri seti üretmeyen normatif hukuk araştırmasıdır.

Etik kurul: Kaynakta ayrı bir insan araştırması etik kurul/IRB onayı raporlanmamaktadır; çalışma insan katılımcı üzerinde veri toplama yapmamaktadır.

Yazar katkıları: Kaynakta ayrı bir CRediT/yazar katkıları tablosu raporlanmamaktadır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir