Akademik araştırmalar, anlaşılır dil

Verianla | Akademik Araştırmalardan Türkçe Ekonomi ve Bilim İçerikleri

03 Kasım 2026, Salı
VERİANLA Bağımsız bilim yayıncılığı
Verianla on Google Play
Menüyü aç veya kapat
...
Home / Sosyal Bilimler / Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları / Ev İçi Şiddet: İşyerinde Güvenlik, Sağlık ve Eşitlik Meselesi
Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları

Ev İçi Şiddet: İşyerinde Güvenlik, Sağlık ve Eşitlik Meselesi

Ev içi şiddet (domestic violence), bu çalışmada yalnız evin sınırları içinde gerçekleşen tekil fiziksel saldırılar olarak değil; mevcut veya eski eş ya da partner ilişkilerinde fiziksel, cinsel, psikolojik, duygusal ve ekonomik şiddet, tehdit, takip, zorlayıcı kontrol, aşağılama, yıldırma ve kişiyi başkalarından yalıtma gibi davranışları kapsayabilen bir güç ve kontrol örüntüsü olarak ele alınmakt

29/10/2026  Veri Anla  243 görüntüleme
Ev İçi Şiddet: İşyerinde Güvenlik, Sağlık ve Eşitlik Meselesi

Ev içi şiddet (domestic violence), bu çalışmada yalnız evin sınırları içinde gerçekleşen tekil fiziksel saldırılar olarak değil; mevcut veya eski eş ya da partner ilişkilerinde fiziksel, cinsel, psikolojik, duygusal ve ekonomik şiddet, tehdit, takip, zorlayıcı kontrol, aşağılama, yıldırma ve kişiyi başkalarından yalıtma gibi davranışları kapsayabilen bir güç ve kontrol örüntüsü olarak ele alınmaktadır. Jane Pillinger'ın ETUI için hazırladığı bu Policy Brief, ev içi şiddetin etkilerinin işe devam, çalışan güvenliği, sağlık, ekonomik bağımsızlık, kariyer sürekliliği ve işyeri güvenliği üzerinden çalışma hayatına taşınabildiğini; bu nedenle konunun yalnız “özel hayat” çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunmaktadır.

Çalışma yeni bir saha deneyi veya yeni bir çalışan anketi yürütmemektedir. Bunun yerine FRA ve EIGE araştırmaları, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) belgeleri, daha önce yapılmış çalışan anketleri, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri, Avrupa ve ulusal mevzuat örnekleri, sendikal rehberler ve toplu sözleşmeleri bir araya getirmektedir. Kaynakta aktarılan FRA/EIGE 2026 verisine göre AB-27'de kadınların %31,8'i yaşamları boyunca fiziksel, cinsel ve/veya psikolojik ev içi şiddet yaşadığını bildirmiştir. Policy Brief ayrıca kadınlara yönelik ev içi şiddetin AB'deki yıllık ekonomik maliyetinin EIGE 2021 tahminine göre €151 milyar olduğunu ve kayıp üretim, devamsızlık ile personel devrinden oluşan ekonomik çıktı kaybının toplam tahminin %14'üne karşılık geldiğini aktarmaktadır.

Çalışmanın merkezi iş sağlığı ve güvenliği yaklaşımı şudur: işveren ev içi şiddetin kendisini yaratan veya özel alanda gerçekleşen istismarı önlemekten otomatik olarak sorumlu değildir; fakat şiddetin etkileri işyerine, uzaktan çalışmaya veya çalışanın güvenliğine taşındığında işverenin etki alanında öngörülebilir bir işyeri riski ortaya çıkabilir. Takip eden kişinin işyerine gelmesi, tehdit edici telefon veya e-postalar, dijital taciz, çalışanın ulaşımının engellenmesi, çalışma araçlarının yok edilmesi veya işyerinde fiziksel güvenliğin tehdit edilmesi bu işyeri bağlantısının örnekleridir.

Policy Brief'in önerdiği işyeri yaklaşımı yalnız güvenlik görevlisi veya insan kaynakları biriminin tek başına yapacağı bir müdahale değildir. Risk değerlendirmesi, gizlilik, ayrımcılık ve misilleme yasağı, ücretli ev içi şiddet izni, geçici esnek çalışma, vardiya veya işyeri değişikliği, gelir desteği, güvenli konuta erişim desteği, uzman kuruluşlara yönlendirme, yöneticilerin ve sendika/İSG temsilcilerinin eğitimi ve kişiye özgü güvenlik planlamasının birlikte ele alınması önerilmektedir.

Çalışmanın önemli sınırı, Policy Brief'te kullanılan nicel değerlerin Pillinger tarafından bu çalışma için yeni üretilmiş ölçümler olmamasıdır. Oranlar ve maliyet tahminleri FRA, EIGE, BKA, Vodafone Foundation ve diğer önceki araştırmalardan aktarılmaktadır. Ulusal yasa ve toplu sözleşme örnekleri de belirli ülke ve sektör uygulamalarını göstermektedir; bunlar bütün ülkelerde aynı hakkın bulunduğu veya aynı modelin her işyerinde doğrudan uygulanabileceği anlamına gelmez.

Ev İçi Şiddet Neden İş Sağlığı ve Güvenliği Sorunudur?

Ev içi şiddet, etkileri işyerine ulaştığında çalışanın fiziksel ve psikososyal güvenliğini, işe devamını, çalışma kapasitesini ve işyerindeki diğer kişilerin güvenliğini etkileyebildiği için iş sağlığı ve güvenliği sorununa dönüşebilir. Policy Brief; takip, tehdit, telefon veya e-posta tacizi, işyerine gelme, uzaktan çalışma sırasında güvenliğin bozulması, yaralanma ve travmanın çalışma üzerindeki etkileri gibi durumları ev içi şiddetin çalışma hayatına taşınabildiği yollar olarak ele almaktadır.

İş sağlığı ve güvenliği (İSG; occupational safety and health, OSH), çalışmayla bağlantılı tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi, önlenmesi veya kontrol altına alınmasıyla ilgilenen alandır. Pillinger'ın temel yeniden çerçevelemesi, ev içi şiddetin failinin çalışanla aynı işyerinde çalışmak zorunda olmadığı gerçeğine dayanır. Bir partner veya eski partner işyerini hedef aldığında, çalışana iş saatlerinde ulaşmaya çalıştığında veya çalışanın güvenliğini iş ortamında bozduğunda özel alandaki şiddetin etkisi çalışma alanına taşınmış olur.

Çalışma bu durumu analitik olarak üçüncü taraf şiddet ve tacizi ile ilişkilendirmektedir. Üçüncü taraf burada işveren ile çalışan arasındaki normal çalışma ilişkisinin dışında bulunan, fakat davranışı işyerindeki kişilerin güvenliğini etkileyen kişiyi ifade eder. Ev içi şiddet faili, işyerine geldiğinde, çalışanı takip ettiğinde veya işyerine yönelik tehdit oluşturduğunda bu çerçevede değerlendirilebilir.

Kaynak Policy Brief'te açıkça açıklanan ilişkilere dayanarak Verianla için hazırlanmış bağımsız kavramsal şema. Kaynakta bu biçimde bir diyagram bulunmamaktadır; şekil herhangi bir nicel risk büyüklüğü veya nedensellik katsayısı göstermemektedir.

İşveren Ev İçi Şiddetin Kendisinden Sorumlu mudur?

Policy Brief'in yaklaşımına göre işveren ev içi şiddetin kendisini önlemekten veya failin özel alandaki davranışından otomatik olarak sorumlu değildir; işveren açısından mesele, şiddetin işyerine veya çalışma ilişkisine taşınan ve kendi etki alanında yönetilebilecek öngörülebilir riskleridir. Bu nedenle kaynak, sorumluluğu failin yerine geçmek olarak değil, işyeri güvenliği, risk değerlendirmesi ve çalışan desteği bağlamında kurmaktadır.

Bu ayrım önemlidir. Örneğin bir çalışanın eski partnerinin işyerine gelerek çalışana ulaşmaya çalışması, iş telefonuna tehdit mesajları göndermesi veya çalışanın işyerindeki güvenliğini tehlikeye atması işverenin kendi güvenlik sistemleri içinde değerlendirebileceği bir risktir. Aynı biçimde uzaktan çalışma, şiddetin “işyeri dışı” olduğuna ilişkin klasik sınırı daha karmaşık hale getirebilir; çünkü ev aynı anda çalışma ortamı haline gelebilir.

“Öngörülebilir risk” ne anlama geliyor?

Çalışmada kullanılan öngörülebilir risk yaklaşımı, işverenin ancak olay meydana geldikten sonra tepki vermesi yerine bilinen veya makul biçimde ortaya çıkabilecek işyeri güvenliği etkilerini önceden risk yönetimi sistemine dahil etmesi gerektiği düşüncesine dayanır. Pillinger, AB Çerçeve Direktifi 89/391/EEC bağlamında işverenlerin öngörülebilir işyeri risklerini belirleyip kontrol ve önleme tedbirleri almaları gerektiğini belirtir ve ev içi şiddetin işyerinde veya tele-çalışma bağlamında somutlaşan etkilerini bu çerçevede değerlendirir.

Bu, her ev içi şiddet vakasının otomatik olarak iş kazası veya işveren kusuru sayıldığı anlamına gelmez. Kaynak, işverenin etki alanına giren çalışma bağlantılı sonuçların yönetilmesinden söz etmektedir.

Psikososyal risk nedir?

Psikososyal risk, çalışma koşulları veya çalışmayla kesişen olayların kişinin psikolojik sağlığını, güvenliğini, işlevselliğini veya sosyal iyilik halini olumsuz etkileyebileceği riskleri ifade eder. Policy Brief, ev içi şiddet kaynaklı travma, korku, takip ve tacizin çalışanın işyerinde güvenlik hissini ve çalışma kapasitesini etkileyebilmesi nedeniyle ev içi şiddetin psikososyal tehlike ve risk değerlendirmesine dahil edilebileceğini savunmaktadır.

Presenteeism nedir?

Presenteeism, kişinin fiziksel olarak işte bulunmasına rağmen sağlık, travma, stres veya başka nedenlerle normal çalışma kapasitesinin düşmesi durumudur. Bu kavram devamsızlıktan farklıdır: devamsızlıkta çalışan işyerinde değildir; presenteeism durumunda çalışan oradadır fakat işlevsellik veya üretkenlik düşebilir. Policy Brief, altı Avrupa ülkesindeki şirketleri kapsayan önceki bir araştırmaya dayanarak hayatta kalanların %55'inin ev içi şiddet nedeniyle geç kalma ve devamsızlık yanında presenteeism etkileri de bildirdiğini aktarmaktadır.

AB-27'de bildirilen yaygınlık

CoğrafyaKadınlar için bildirilen oranKaynağın kapsamı
AB-27%31,8Fiziksel, cinsel ve/veya psikolojik ev içi şiddetin yaşam boyu bildirimi
Macaristan%54,6Policy Brief'te en yüksek bildirilen oranlardan biri
Finlandiya%52,6Policy Brief'te en yüksek bildirilen oranlardan biri
Slovakya%50,8Policy Brief'te en yüksek bildirilen oranlardan biri
Bulgaristan%20,5Policy Brief'te en düşük bildirilen oranlardan biri
Portekiz%22,5Policy Brief'te en düşük bildirilen oranlardan biri
İtalya%25,9Policy Brief'te en düşük bildirilen oranlardan biri

Bu oranlar Pillinger'ın yeni araştırma örneklemi değildir; Policy Brief'in FRA ve EIGE 2026 araştırmasından aktardığı ikincil verilerdir. Kaynak ülkeler arasındaki farklılıkların nedenlerini bu yüzdelerden tek başına çıkarmamaktadır. Bu nedenle yüksek veya düşük oranlardan kültür, mevzuat, bildirim eğilimi ya da başka bir neden hakkında doğrudan nedensellik kurulamaz.

Policy Brief ayrıca Almanya'daki BKA 2023 verisine dayanarak ev içi şiddet mağdurlarının %71,1'inin kadın, %28,9'unun erkek olduğunu aktarmakta ve ev içi şiddetin kadınları orantısız biçimde etkilemesine rağmen erkeklerin de partner şiddetine maruz kalabileceğini vurgulamaktadır.

Ev içi şiddetin ekonomik maliyeti

Policy Brief, EIGE 2021 tahminine dayanarak kadınlara yönelik ev içi şiddetin Avrupa Birliği'ndeki yıllık ekonomik maliyetini €151 milyar olarak aktarmaktadır. Kayıp üretimle bağlantılı üretkenlik azalması, devamsızlık ve personel devri bu toplam tahminin %14'ünü oluşturmaktadır.

Bu €151 milyar, Pillinger'ın Policy Brief için yaptığı yeni bir ekonomik model hesabı değildir. Değer başka bir EIGE çalışmasından aktarılmıştır. Dolayısıyla Verianla makalesinde bu rakam Policy Brief'in aktardığı ikincil ekonomik tahmin olarak korunmaktadır.

Ekonomik İstismar Çalışma Hayatını Nasıl Etkiler?

Ekonomik istismar, failin kişinin gelir, banka hesabı, çalışma imkânı, tasarruf veya mali kararları üzerinde kontrol kurarak ekonomik bağımsızlığını azaltmasıdır. Policy Brief, ekonomik bağımsızlığın şiddet içeren ilişkiden ayrılabilme açısından önemli olduğunu ve zorlayıcı kontrolün kişinin çalışma hayatına müdahale ederek bu bağımsızlığı zayıflatabileceğini savunmaktadır.

Zorlayıcı kontrol (coercive control), tek bir olaydan çok kişinin hareket alanını, mali kaynaklarını, sosyal ilişkilerini veya karar verme gücünü sistematik biçimde sınırlayan davranış örüntüsüdür. Ekonomik istismar bu daha geniş kontrol mekanizmasının bir parçası olabilir.

Policy Brief, Postmus ve arkadaşlarının 2020 çalışmasına dayanarak ekonomik istismarın ev içi şiddetten sağ kalanların yaklaşık üçte birini etkileyebildiğini belirtmektedir. Ayrıca FRA ve EIGE 2026 verilerine dayanarak AB-27'de kadınların %8,3'ünün partner tarafından çalışmasının engellenmesi ve/veya mali kaynaklarının kontrol edilmesi türünden ekonomik istismar yaşadığını aktarmaktadır.

Ekonomik istismar iş yaşamını hangi yollarla sabote edebilir?

Kaynakta verilen örnekler arasında ücretin alınması veya çalınması, banka hesaplarına erişimin engellenmesi, ulaşım kartının veya araç anahtarlarının saklanması, çocuk bakımının kasıtlı olarak yapılmaması, iş kıyafetlerinin veya çalışma araçlarının yok edilmesi ve iş seyahatlerinin engellenmesi bulunmaktadır. Bu davranışlar kişinin işe gidememesine, geç kalmasına, çalışma performansının düşmesine veya işini kaybetmesine yol açabilecek bir çalışma hayatı etkisi yaratabilir.

İş kaybı veya düşük gelir daha fazla ekonomik bağımlılık yaratırken, ekonomik bağımlılık şiddet içeren ilişkiden ayrılmayı zorlaştırabilir. Policy Brief bu karşılıklı ilişkiyi düşük ücret, güvencesiz çalışma ve ev içi şiddet arasında kendini güçlendirebilen bir bağımlılık döngüsü olarak ele almaktadır.

Kesişimsellik neden önemli?

Kesişimsellik (intersectionality), bir kişinin dezavantajının yalnız tek bir özellikle açıklanamayabileceğini; cinsiyet, yoksulluk, engellilik, ırksallaştırılma, azınlık konumu veya sosyal dışlanma gibi birden fazla eşitsizlik biçiminin aynı kişide üst üste gelebileceğini ifade eder.

Policy Brief, Birleşik Krallık'taki 2025 tarihli bir araştırmaya dayanarak genç kadınların yaklaşık onda dördünün önceki yıl ekonomik istismar yaşadığını; ırksallaştırılmış ve azınlıklaştırılmış kadınların beyaz kadınlara göre iki kattan fazla, engelli kadınların ise engelli olmayan kadınlara göre yaklaşık iki kat daha fazla ekonomik istismar bildirdiğini aktarmaktadır. Bunlar Policy Brief'in kendi saha verileri değil, Wilson-Garwood 2025 kaynağından alınan sonuçlardır.

Dokuz ülkeli çalışan araştırması ne gösteriyor?

Policy Brief, Vodafone Foundation'ın 2021 tarihli ve Almanya, Hindistan, İrlanda, İtalya, Kenya, Güney Afrika, İspanya, Türkiye ve Birleşik Krallık'tan 4.000'den fazla kadın ve erkek çalışanı içeren araştırmasına da başvurmaktadır. Bu araştırmada çalışanların yaklaşık üçte birinin ev içi şiddet yaşadığı; bu gruptaki kişilerin %94'ünün şiddetin iş performansı ve kariyer ilerlemesini olumsuz etkilediğini bildirdiği aktarılmaktadır.

Bu sonuç da farklı ülkelerin bütün iş gücünü temsil eden Pillinger örneklemi olarak okunmamalıdır. Policy Brief, daha önce yapılmış bir araştırmayı ev içi şiddetin çalışma yaşamına taşınan sonuçlarını göstermek için kullanmaktadır.

Ev içi şiddet ve ücret farkı arasındaki bağ

Kaynağın argümanı, ekonomik istismar ile yapısal işgücü eşitsizliklerinin birbirini güçlendirebileceğidir. Kadınların düşük ücretli, güvencesiz, yarı zamanlı veya kayıt dışı işlerde daha fazla temsil edilmesi ekonomik bağımsızlığı zaten sınırlandırabilir. Ev içi şiddet işe devamı, iş değiştirme sıklığını, kariyer ilerlemesini, emeklilik birikimini ve uzun dönem gelir güvenliğini ayrıca bozduğunda ekonomik eşitsizlik derinleşebilir.

Bu, Policy Brief'in “ev içi şiddet tek başına bütün cinsiyet ücret farkını açıklar” dediği anlamına gelmez. Çalışma, ev içi şiddeti mevcut yapısal eşitsizliklerle etkileşebilen faktörlerden biri olarak değerlendirmektedir.

ILO Şiddet ve Taciz Sözleşmesi No. 190 ne söylüyor?

ILO Violence and Harassment Convention No. 190 (C190), 2019 yılında kabul edilen ve çalışma dünyasındaki şiddet ile tacize ilişkin uluslararası çalışma standardıdır. Policy Brief yayımlandığı tarihte sözleşmenin 55 ülke tarafından onaylandığını ve bunlardan 22'sinin Avrupa'da bulunduğunu bildirmektedir.

Pillinger'ın aktardığı çerçevede C190, işyeri dışında gerçekleşen şiddetin çalışma dünyası üzerinde doğrudan etkileri olabileceğini tanımaktadır ve onaylayan devletler ile ilgili işverenlerin ev içi şiddetin çalışma hayatındaki etkilerini mümkün olduğu ölçüde azaltması yaklaşımını içermektedir.

ILO Recommendation No. 206 ise daha pratik önlem alanlarını açıklar. Policy Brief'in öne çıkardığı örnekler izin, esnek çalışma düzenlemeleri, geçici işten çıkarma koruması, risk değerlendirmesi ve destek hizmetlerine yönlendirmedir. Kaynak özellikle Recommendation No. 206'nın söz konusu iznin mutlaka ücretli olması gerektiğini belirtmediğini not etmektedir.

AB'nin 2024 kadınlara yönelik şiddet direktifi

Policy Brief, Directive (EU) 2024/1385 on combating violence against women and domestic violence düzenlemesinin 14 Mayıs 2024'te kabul edildiğini ve önleme, mağdur koruması, destek, adalete erişim ve üye devletler arası işbirliği için kapsamlı bir AB çerçevesi kurduğunu anlatmaktadır.

Pillinger'ın eleştirisi, Direktifin ev içi şiddet ile çalışma hayatı, iş sağlığı ve güvenliği veya işyerindeki toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve taciz arasındaki bağlantıyı yeterince açık biçimde kurmamasıdır. Yazar ayrıca işveren yükümlülükleri ve sosyal diyaloğun uygulanmadaki rolünün ILO C190'a kıyasla yeterince açık olmadığını savunmaktadır.

Bu değerlendirme Policy Brief yazarının sosyal politika ve çalışma hukuku perspektifindeki analizidir. Verianla metni bu yorumu bağımsız bir mahkeme kararı veya hukuki danışmanlık olarak sunmamaktadır.

Ulusal mevzuat örnekleri

Ülke / bölgeKaynakta belirtilen düzenlemeÇalışma hayatıyla bağlantılı başlıca koruma
İrlandaOrganisation of Working Time (Domestic Violence Leave) Act 2023Danışmanlık, yer değiştirme veya hukuki destek gibi ihtiyaçlar için beş günlük ücretli izin; kaynak ayrıca haksız işten çıkarılmaya karşı korumayı belirtmektedir.
İtalyaJobs Act 2016Üç aya kadar ücretli izin; yarı zamanlı çalışmaya geçiş ve izni esnek kullanma imkânları.
Kuzey İrlandaDomestic Abuse (Safe Leave) Act 2022Hukuki danışmanlık, güvenli konut, sağlık veya destek hizmetleri ve aile güvenliği için yılda on günlük ücretli izin.
İspanyaOrganic Law 1/2004Ücretli izin, çalışma düzenlemesi, saat değişikliği, transfer ve istihdam koruması; toplu sözleşmeler ek haklar sağlayabilmektedir.
Birleşik KrallıkDomestic Abuse Act 2021Ev içi şiddet koruma emirlerinin işyerini de kapsayabilmesi; işyeri izin hükümlerinin işveren politikası veya toplu sözleşmeyle belirlenebilmesi.

Bu tablo Policy Brief'in 2026 tarihindeki açıklamalarını öğretici biçimde özetlemektedir. Çalışma hukuku zaman içinde değişebileceği ve ulusal uygulamanın ayrıntıları farklı olabileceği için tablo bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Ücretli ev içi şiddet izni neden önem taşıyor?

Ev içi şiddet yaşayan bir çalışanın hukuki yardım, sağlık hizmeti, danışmanlık, güvenli konut bulma, banka ve mali işlemleri düzenleme veya başka bir yere taşınma gibi süreçleri iş saatlerinde yürütmesi gerekebilir. Ücret kaybı riski olduğunda güvenlik için gerekli bu adımlar ekonomik olarak daha zor hale gelebilir.

Bu nedenle Policy Brief, ücretli izin mekanizmasını yalnız “çalışmama hakkı” olarak değil, kişinin işini ve gelirini kaybetmeden güvenlik için gerekli işlemleri gerçekleştirebilmesini sağlayabilecek araçlardan biri olarak değerlendirmektedir.

Kaynak, toplu sözleşmelerde beş ile on günlük ücretli güvenli iznin giderek bir referans düzeyi haline geldiğini belirtmektedir. Bununla birlikte örnekler arasında bundan çok daha uzun haklar da bulunmaktadır; örneğin bazı toplu sözleşmeler on hafta veya 15 gün gibi farklı süreler sağlamaktadır. Dolayısıyla tek bir evrensel izin süresi yoktur.

Toplu pazarlık neden merkezî bir araç olarak görülüyor?

Toplu pazarlık (collective bargaining), çalışanları temsil eden sendikalar ile işverenlerin çalışma koşulları hakkında müzakere ederek toplu sözleşme hükümleri geliştirmesidir. Policy Brief, ev içi şiddete ilişkin yasal çerçevenin genel kaldığı veya ayrıntılı işyeri koruması sağlamadığı durumlarda toplu sözleşmelerin somut hak ve prosedür yaratabileceğini savunmaktadır.

Bu koruma yalnız izin hakkından ibaret değildir. Kaynakta yer alan sözleşme ve rehber örneklerinde vardiya değişikliği, başka işyerine transfer, iletişim bilgilerinin değiştirilmesi, gizli sosyal hizmet desteği, psikolojik ve hukuki yardım, acil konut, maaş avansı, kira ve güvenlik masraflarına mali destek, danışmanlık ve işyeri güvenlik düzenlemeleri gibi önlemler bulunmaktadır.

Kaynakta verilen sosyal taraf ve toplu sözleşme örnekleri

Ülke / düzeySektör / kurum örneğiKaynakta öne çıkan destek
AvusturyaUlaştırma ve sağlık / VIDAKadın sığınakları ve White Ribbon ile işbirliği; toplu pazarlığı destekleyen model şirket sözleşmesi.
FransaTelekom / OrangeGizli sosyal hizmet desteği, psikolojik-hukuki-acil yardım, beş günlük ücretli izin ve acil konut desteği.
FransaUlaştırma / SNCFHukuki veya destek randevuları için üç günlük ücretli izin ve şirket sosyal/sağlık hizmetlerine erişim.
İrlandaPosta / An PostÇalışma saatlerinin değiştirilmesi, yeniden görevlendirme, mali yardım, uzun süreli ücretli izin ve işyeri güvenliği önlemleri.
İrlandaTelekom / EIR ve CWUOn günlük ücretli izin, esnek çalışma saati ve yeri, çalışan için güvenli görüşme ortamı.
İtalyaKamu sektörüEsnek izin, yarı zamanlı çalışma ve daha sonra tam zamanlı çalışmaya dönme hakkı.
İtalyaTelekom / Vodafone15 günlük ücretli izin, azaltılmış saatler, uzaktan çalışma esnekliği, danışmanlık ve güvenlik amacıyla iletişim bilgilerinde değişiklik.
İspanyaKamu yönetimiGizlilik ve veri korumasını gözeten işyeri/iş değişikliği prosedürleri.
İspanyaEnerji / EndesaGüvenlik amacıyla taşınma gereken durumlarda kira ve güvenlik masraflarının belirli bir bölümüne kadar mali destek.
TürkiyeÇok sektörlü / HAK-İŞŞiddet ve tacize ilişkin model sözleşmede ev içi şiddetin de kapsama alınması.
Birleşik KrallıkEğitim / NASUWTEğitim, esnek çalışma, ücretli izin, danışmanlık zamanı, güvenli alan ve belirlenmiş destek kişileri konusunda işyeri temsilcilerine rehberlik.
Birleşik KrallıkKamu sektörü / UNISONEğitim, belirlenmiş HR temas noktası, ücretli izin, maaş avansı, esnek çalışma, yer değişikliği, danışmanlık ve İSG entegrasyonu.
Avrupa düzeyiÇok sektörlü sosyal taraflarİşyeri dışındaki takip, taciz ve dijital istismarın çalışma ortamına taşınabileceğinin tanınması.

Bu tablo kaynak Tablo 1'in görsel veya metinsel kopyası değildir. Yalnız Policy Brief'te verilen olgusal örnekler seçilip yeni sınıflandırma ve bağımsız Türkçe açıklamalarla düzenlenmiştir.

Kaynak Türkiye İçin Ne Söylüyor?

Policy Brief, Türkiye'yi ulusal yasal izin hakkı tablosunda değil, sosyal taraf/toplu sözleşme uygulamaları tablosunda ele almaktadır ve HAK-İŞ'in şiddet ve tacize ilişkin model sözleşmesinde ev içi şiddetin kapsandığını belirtmektedir. Bu nedenle kaynakta geçen Türkiye örneği, tek başına bütün çalışanlar için ulusal düzeyde belirli süreli ücretli ev içi şiddet izni bulunduğu şeklinde yorumlanmamalıdır; çalışmanın gösterdiği şey sendikal/toplu pazarlık düzeyindeki bir model uygulamadır.

Policy Brief'te ayrıca Türkiye, Vodafone Foundation'ın dokuz ülkede 4.000'den fazla çalışanla gerçekleştirdiği 2021 araştırmasının kapsadığı ülkelerden biri olarak yer almaktadır. Ancak kaynak Türkiye'ye özgü ayrı oran vermemektedir; bu nedenle genel dokuz ülke sonucunu Türkiye'nin özel oranı gibi sunmak doğru olmaz.

İspanya neden özellikle öne çıkarılıyor?

Policy Brief, İspanya'da yasal çerçeve ile şirketlerde/toplu sözleşmelerde geliştirilen toplumsal cinsiyet eşitliği planlarının birlikte çalışmasını olumlu bir örnek olarak ele almaktadır. Ücretli izin, istihdam koruması, işyeri değişikliği ve bazı sektörlerde mali yardım gibi mekanizmaların kişinin işgücü piyasasıyla bağını korumaya yardımcı olduğu savunulmaktadır.

Kaynağın vurgusu, çalışmanın kişinin ekonomik özerkliği için yalnız gelir kaynağı olmadığı; aynı zamanda güvenli bir yere erişim ve uzun vadeli bağımsızlık açısından “köprü” işlevi görebileceğidir.

Hakların kâğıt üzerinde olması neden yeterli olmayabilir?

Policy Brief, uygulamaya erişim koşullarının da önemli olduğunu vurgulamaktadır. İtalya örneğinde mahkeme kararı veya tıbbi belge gibi “resmî kanıt” taleplerinin bazı kişileri haklarını kullanmaktan caydırabileceği belirtilmektedir. Kaynakta aktarılan sendikal değerlendirmeye göre bu koşullar damgalanma, utanç ve mağduru suçlama risklerini güçlendirebilir.

Dolayısıyla etkili bir işyeri politikasında yalnız bir hakkın varlığı değil, çalışanın o hakka güvenli, gizli ve misilleme korkusu olmadan ulaşabilmesi de önem taşımaktadır.

Çalışanın gizliliği neden kritik?

Ev içi şiddet konusunda yardım isteyen çalışanın durumunun gereksiz kişilere açıklanması güvenlik riskini artırabilir ve yardım aramasını engelleyebilir. Bu nedenle Policy Brief'in önerileri gizlilik, ayrımcılık yapmama ve yardım aradığı için çalışana karşı misillemede bulunmama ilkelerini birlikte ele almaktadır.

Kaynak ayrıca belirlenmiş bir insan kaynakları temas kişisi veya gizli destek sorumlusu kullanılmasını önermektedir. Amaç çalışanın her seferinde farklı kişilere yaşadıklarını tekrar anlatmak zorunda kalmasını azaltmak ve yardım sürecinin kurumsal olarak yönetilebilmesidir.

Travmayı dikkate alan yaklaşım ne demektir?

Policy Brief'in önerdiği trauma-informed yaklaşım, şiddet yaşayan kişinin davranışlarını yalnız disiplin veya performans problemi olarak görmeden, travmanın hafıza, dikkat, korku, güven hissi ve günlük işlevsellik üzerindeki etkilerini hesaba katmayı ifade eder. Bunun pratik sonucu, çalışana inanma veya destek sunma sürecinin gereksiz sorgulama, suçlama veya yeniden travmatize etme biçimine dönüşmemesidir.

Toplumsal cinsiyete duyarlı risk değerlendirmesi nedir?

Toplumsal cinsiyete duyarlı risk değerlendirmesi, çalışanların risklere maruz kalma biçimlerinin cinsiyet rolleri, ekonomik eşitsizlikler ve işgücü piyasasındaki farklı konumlar nedeniyle aynı olmayabileceğini hesaba katan risk yaklaşımıdır. Policy Brief, kadınların düşük ücretli, güvencesiz veya yarı zamanlı işlerde daha fazla temsil edilebilmesinin ev içi şiddetin ekonomik etkilerini ağırlaştırabileceğini özellikle vurgulamaktadır.

Policy Brief'in önerdiği işyeri politikası unsurları

  • Açık tanım: Fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet ile zorlayıcı kontrolün ve çalışma yaşamındaki etkilerinin tanımlanması.
  • Gizlilik: Çalışanın durumunun yalnız gerekli kişilerce bilinmesi ve kişisel verilerin korunması.
  • Ayrımcılık ve misilleme yasağı: Yardım isteyen çalışanın cezalandırılmaması, işten çıkarılmaması veya dezavantajlı hale getirilmemesi.
  • Belirlenmiş sorumlular: İnsan kaynaklarında veya kurum içinde güvenli temas kurulabilecek belirli kişi ya da birimlerin bulunması.
  • Eğitim: Yöneticiler, sendika temsilcileri ve İSG görevlilerinin belirtileri tanıma ve doğru destek kuruluşlarına yönlendirme konusunda eğitilmesi.
  • Güvenlik protokolleri: Ofis, müşteriyle yüz yüze çalışma, uzaktan çalışma ve hibrit çalışma dahil farklı çalışma biçimlerinin kapsanması.
  • Ücretli izin: Güvenlik, sağlık, hukuki yardım, danışmanlık veya yer değiştirme için gerekli zamanın sağlanması.
  • Esnek çalışma: Geçici vardiya, saat, görev veya işyeri değişikliği yapılabilmesi.
  • İşyeri uyarlaması: Güvenlik gerektiriyorsa görevlerin geçici azaltılması veya başka bir işyerine geçiş.
  • Mali destek: Maaş avansı, kredi veya güvenli konuta erişim desteği gibi araçların değerlendirilmesi.
  • Risk ve güvenlik planlaması: Standart tek çözüm yerine çalışanla birlikte kişiye özel risk planı geliştirilmesi.
  • Uzman kuruluşlarla ortaklık: Ev içi şiddet konusunda uzman destek kuruluşlarına yönlendirme ve eğitim işbirliği.

Çalışmanın önerdiği AB düzeyi politika yönü

Pillinger, mevcut EU Anti-VAW Directive'in çalışma hayatına özgü boşluklarının daha güçlü işyeri düzenlemeleri ve toplu pazarlıkla giderilebileceğini savunmaktadır. Policy Brief ayrıca ILO C190 ile daha uyumlu, çalışma dünyasındaki bütün şiddet ve taciz biçimlerini daha doğrudan ele alan yeni bir AB düzenleyici çerçevesini tartışmaktadır.

Bu, yürürlükteki AB hukukunun şu anda kesin biçimde hangi yeni düzenlemeyi kabul edeceğini öngören bir sonuç değildir; Policy Brief'in politika önerisidir.

Çalışmanın desteklediği sonuçlar

  • Ev içi şiddetin etkileri işyerine ve çalışma hayatına taşınabilir.
  • Bu etkiler fiziksel güvenlik yanında psikososyal sağlık, işe devam ve ekonomik bağımsızlığı da etkileyebilir.
  • Ekonomik istismar kişinin işe erişimini ve gelir üzerindeki kontrolünü bozabilir.
  • Önceki Avrupa araştırmaları ev içi şiddetin yaygın ve ekonomik açıdan önemli bir sorun olduğunu göstermektedir.
  • ILO C190 ev içi şiddetin çalışma dünyasındaki etkilerini tanıyan uluslararası bir çerçeve sağlamaktadır.
  • Ulusal yasalar ve toplu sözleşmeler ücretli izin, esnek çalışma, iş koruması, güvenlik planı ve mali destek gibi çok farklı müdahaleler geliştirebilmiştir.
  • Sendikalar ile işverenler, şiddetin çalışma yaşamındaki etkilerini azaltabilecek kurumsal politikalar geliştirebilir.

Çalışmanın tek başına desteklemediği sonuçlar

  • Ev içi şiddetin bütün vakalarında işverenin hukuken sorumlu olduğu sonucu.
  • Her ülkede aynı işveren yükümlülüklerinin veya aynı ücretli izin hakkının bulunduğu sonucu.
  • Policy Brief'te verilen ülke oranlarının doğrudan birbirlerinin sosyal politika başarısını ölçtüğü sonucu.
  • Ev içi şiddetin cinsiyet ücret farkının tek nedeni olduğu sonucu.
  • Her işyerinde aynı güvenlik planının etkili olacağı sonucu.
  • Belirli bir toplu sözleşme önleminin şiddeti belirli bir yüzdeyle azalttığını gösteren deneysel sonuç.
  • Kaynakta verilen €151 milyar maliyet tahmininin bu Policy Brief tarafından yeniden hesaplandığı sonucu.
  • Türkiye için tabloda belirtilen HAK-İŞ model sözleşmesinin bütün çalışanlara otomatik ulusal yasal hak verdiği sonucu.

Çalışmanın Yöntemi ve Bulguları

Çalışma tasarımı

Bu belge deneysel araştırma makalesi değil, sosyal politika ve çalışma yaşamı odaklı bir Policy Brieftir. Belge yeni katılımcı toplamamış, yeni anket uygulamamış, klinik veya saha deneyi yürütmemiş ve yeni bir istatistiksel model kurmamıştır.

Çalışmanın yöntemi en doğru biçimde mevzuat, politika, ikincil araştırma sonuçları, sendikal uygulamalar ve toplu sözleşme örneklerinin analitik sentezi olarak tanımlanabilir. Yazarın amacı, ev içi şiddetin neden işyeri güvenliği, sağlık ve eşitlik politikalarının konusu olması gerektiğini göstermek ve mevcut uygulamalardan hareketle işverenler ile sendikalar için pratik politika alanları önermektir.

Başlıca kaynak katmanları

Kaynak katmanıÖrnekÇalışmadaki rolü
AB yaygınlık verileriFRA ve EIGE 2026Ev içi şiddetin kadınlar arasındaki bildirilen yaygınlığını göstermek.
Ekonomik maliyetEIGE 2021Ev içi şiddetin toplumsal ve ekonomik yükünü göstermek.
Çalışan anketleriPillinger ve arkadaşları 2019; Vodafone Foundation 2021Devamsızlık, presenteeism, iş performansı ve kariyer üzerindeki bildirilen etkileri göstermek.
Ekonomik istismar araştırmalarıPostmus ve arkadaşları 2020; Wilson-Garwood 2025Ekonomik kontrol ve bağımlılık mekanizmalarını açıklamak.
Uluslararası çalışma standardıILO Convention No. 190 ve Recommendation No. 206Ev içi şiddetin çalışma dünyasındaki etkilerine ilişkin normatif çerçeve sağlamak.
AB mevzuatıDirective (EU) 2024/1385; Framework Directive 89/391/EECİSG ve kadınlara yönelik şiddet politikaları arasındaki bağlantıyı tartışmak.
Ulusal hukukİrlanda, İtalya, Kuzey İrlanda, İspanya ve Birleşik Krallık örnekleriİşyeri korumasının farklı yasal biçimlerini göstermek.
Toplu sözleşmeler ve sendika politikalarıFransa, İrlanda, İtalya, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Avrupa düzeyiPratik işyeri desteklerinin nasıl operasyonelleştirildiğini göstermek.

Matematiksel ve istatistiksel yöntem var mı?

Hayır. Policy Brief'te matematiksel denklem, regresyon modeli, hipotez testi, p değeri, güven aralığı veya etki büyüklüğü hesaplanmamaktadır. Yüzdeler ve ekonomik değerler önceki kaynaklardan alınmaktadır.

Dolayısıyla bu çalışmada örneğin “%31,8” değeri bir Pillinger örnekleminin 31,8/100 oranı değildir; FRA/EIGE araştırmasının Policy Brief içinde aktarılan sonucudur. Aynı biçimde €151 milyar değeri Pillinger'ın kendi maliyet modelinin çıktısı değildir.

Sistematik derleme protokolü var mı?

Kaynakta PRISMA akışı, veri tabanı arama dizgesi, çalışma dahil etme/dışlama kriterleri veya sistematik kalite değerlendirme protokolü raporlanmamaktadır. Bu nedenle belge “systematic review” olarak sınıflandırılmamalıdır.

Kaynakların seçimi, Policy Brief'in politika sorusunu açıklayan araştırma, mevzuat ve çalışma hayatı örneklerini bir araya getiren uzman sentezi niteliğindedir.

Tablo 1'in yöntemsel rolü

Kaynak 7–8. sayfalardaki Tablo 1'i “author's elaboration” olarak tanımlamaktadır. Tablo, farklı ülke ve sektörlerden sosyal taraf önlemlerini tek yerde karşılaştırmak için kullanılmıştır. Verilen örneklerin amacı bütün Avrupa işyerlerini temsil eden istatistiksel örneklem oluşturmak değil, hangi tür işyeri desteğinin fiilen toplu sözleşme veya sendikal politika içine girebildiğini göstermektir.

Başlıca bulgu ve politika çıkarımları

  1. Ev içi şiddetin özel alan ile çalışma alanı arasında kesin bir sınırı yoktur; etkileri işe ve işyerine taşınabilir.
  2. İşyerine taşınan etkiler fiziksel güvenlik yanında psikososyal sağlık ve ekonomik güvenliği de etkileyebilir.
  3. Çalışma ve bağımsız gelir, şiddetten uzaklaşabilme açısından önemli bir ekonomik kaynak olabilir.
  4. Ekonomik istismar çalışanın işe erişimini ve gelir kontrolünü bozarak bağımlılığı güçlendirebilir.
  5. ILO C190 çalışma dünyasında ev içi şiddetin etkilerinin azaltılmasını açık biçimde gündeme getiren önemli uluslararası çerçevelerden biridir.
  6. AB düzeyinde Pillinger'ın değerlendirmesine göre işyeri bağlantısı hâlâ yeterince açık değildir.
  7. Ulusal yasalar ve toplu sözleşmeler ücretli izin, esnek çalışma, transfer, güvenlik planı ve mali yardım gibi mekanizmalar geliştirmiştir.
  8. İşyeri desteğinin etkili olması için gizlilik, misilleme yasağı ve kişiye özgü güvenlik yaklaşımı önemlidir.
  9. Sendika–işveren sosyal diyaloğu, genel yasal ilkelerin somut işyeri prosedürlerine çevrilmesinde önemli araçlardan biri olabilir.

Yöntemsel sınırlılıklar

Birinci sınırlılık, Policy Brief'in kendi yeni saha verisini üretmemesidir. Kaynaklar farklı yıllarda, farklı ülkelerde ve farklı yöntemlerle elde edilmiş verilerdir. Bunların tamamı tek bir ortak örneklemin parçaları değildir.

İkinci sınırlılık, belge sistematik derleme protokolü raporlamadığı için literatür ve politika örneklerinin bütün mevcut çalışmaları temsil ettiği söylenemez.

Üçüncü sınırlılık, toplu sözleşme örneklerinin seçilmiş uygulama örnekleri olmasıdır. Bunlardan bir önlemin diğerinden daha etkili olduğuna dair karşılaştırmalı etki büyüklüğü çıkarılamaz.

Dördüncü sınırlılık, hukuki düzenlemelerin ülkeye, sektöre, uygulama tarihine ve daha sonraki değişikliklere bağlı olmasıdır. Policy Brief Eylül 2026 tarihindeki politika tartışmasını yansıtmaktadır; bireysel bir çalışanın güncel yasal hakkının belirlenmesi için ilgili ulusal mevzuat ayrıca incelenmelidir.

Çalışmanın güçlü yönü

Policy Brief'in başlıca güçlü yönü, çoğu zaman yalnız “özel hayat” sorunu olarak görülen ev içi şiddeti çalışma hayatı, iş sağlığı ve güvenliği, ekonomik bağımsızlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplu pazarlık arasında bağlantılı bir politika sorunu olarak ele almasıdır. Ayrıca yasal hakların yanında işyerindeki gerçek uygulama araçlarını — ücretli izin, esnek çalışma, mali yardım, güvenli transfer, uzman desteği ve risk planlaması gibi — somut örnekler üzerinden göstermektedir.

Sonuç nasıl yorumlanmalıdır?

Çalışmanın sonucu, işyerinin ev içi şiddeti tek başına çözebileceği değildir. Pillinger'ın yaklaşımı, ev içi şiddetin hane, toplum, hukuk, sosyal hizmet ve çalışma yaşamı arasında kesişen bir problem olduğu; işyerinin bu çok katmanlı yapının yalnız bir parçası fakat çalışan güvenliği ve ekonomik bağımsızlık açısından önemli bir parçası olduğu yönündedir.

Bu nedenle önerilen model, bireysel çalışanın bütün yükü tek başına taşıması yerine işveren, sendika, İSG birimleri, insan kaynakları, güvenlik birimleri ve uzman destek kuruluşlarının kendi görev alanları içinde koordinasyon kurmasıdır.

Kaynak ve Yöntem Notu

Özgün çalışma: Domestic violence: a workplace safety, health and equality issue

Yazar: Dr Jane Pillinger.

Yazarın kaynakta belirtilen konumu: Independent gender expert and senior visiting fellow, Department of Social Policy & Criminology, Open University, UK.

Yayın: ETUI Policy Brief 2026.09 | September.

Alan: European Economic, Employment and Social Policy.

Yayınevi / kurum: ETUI – European Trade Union Institute.

Resmî yayın tarihi: ETUI'nin resmî bibliyografik sayfası 17 Eylül 2026 tarihini göstermektedir.

Kaynak türü: Policy Brief; sosyal politika, iş sağlığı ve güvenliği, toplumsal cinsiyet eşitliği, mevzuat ve toplu pazarlık odaklı uzman politika analizi.

Hakemlik durumu: Kaynak bir ETUI Policy Brief'tir. PDF veya resmî ETUI bibliyografik kaydı bu belgeyi hakemli akademik dergi makalesi olarak sınıflandırmamaktadır. Bu nedenle peer-reviewed journal article statüsü varsayılmamıştır.

DOI: PDF'de ve kontrol edilen resmî ETUI bibliyografik kaydında bu Policy Brief için DOI gösterilmemektedir; DOI uydurulmamıştır.

ISSN: 2031-8782.

Resmî bağlantı: ETUI'nin “Domestic violence: a workplace safety, health and equality issue” başlıklı resmî yayın sayfası.

Lisans / telif: PDF, “© ETUI aisbl, Brussels, September 2026. All rights reserved.” ibaresini taşımaktadır. Açık Creative Commons lisansı varsayılmamıştır.

Finansman: PDF, ETUI'nin Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edildiğini belirtmektedir; aynı zamanda görüş ve değerlendirmelerin yalnız yazara ait olduğunu ve Avrupa Birliği veya ETUI'nin bunlardan sorumlu tutulamayacağını açıklamaktadır.

Çıkar çatışması: Kaynakta ayrı bir conflict-of-interest bildirimi bulunmamaktadır.

Veri erişilebilirliği: Bu Policy Brief yeni veri seti üretmemektedir. Kullanılan nicel sonuçlar önceki araştırma ve kurum raporlarına dayanmaktadır.

Yazar katkısı / CRediT: Kaynak tek yazarlıdır ve ayrı bir CRediT katkı bildirimi bulunmamaktadır.

Yöntem: Mevcut araştırma sonuçları, uluslararası çalışma standartları, AB ve ulusal hukuk, toplu sözleşmeler, sendikal rehberler ve sosyal politika uygulamalarının analitik sentezi.

Yeni deney/örneklem: Yoktur.

Matematiksel formül: Yoktur.

İstatistiksel test: Yoktur. Policy Brief'teki yüzdeler ve maliyet değerleri ikincil kaynaklardan aktarılmaktadır.

Kaynak Tablo 1: Farklı ülkelerde ve Avrupa düzeyinde sendika, işveren ve sosyal taraf önlemlerini örnekleyen yazar derlemesidir. Verianla bu tablonun görsel düzenini veya özgün açıklama cümlelerini kopyalamamış; bilimsel/politika açısından gerekli olguları bağımsız tablo mimarisiyle yeniden düzenlemiştir.

Temel yorum sınırı: Policy Brief, belirli bir işyeri müdahalesinin ev içi şiddeti veya iş kaybını belirli bir yüzdeyle azalttığını gösteren kontrollü etki araştırması değildir. Belgenin temel katkısı ev içi şiddetin çalışma hayatına taşınan sonuçlarını politika ve İSG konusu olarak çerçevelemek ve mevcut uygulama örneklerinden müdahale alanları çıkarmaktır.

Hukuki yorum sınırı: Ulusal yasa ve AB mevzuatı açıklamaları Eylül 2026 tarihli Policy Brief'in politika analizini yansıtmaktadır. Bireysel bir çalışan veya işveren için güncel hukuki danışmanlık olarak kullanılmamalıdır.


Paylaş:

Yorumlar incelendikten sonra yayımlanır. Gönderdiğiniz yorum onay sürecine alınır ve uygun bulunduğunda görünür hâle gelir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir